Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

AB’de Geleceği Tasarlayanlara Yaklaşmalıyız

Kasımdaki Kalite Kongresi’nde geleceği şekillendirmenin prosedürü incelenecek

Alvin Toffler, John Nashbitt… 8 – 10 yıl önce ne kadar da parlaktılar. O dönemde zaten herkes, gelecek bilimcilerin (futurologlar) 2 dudağı arasından çıkacak keramete kilitlenmiş gibiydi. 2000’de dünya borsalarındaki balonun patlamasıyla birlikte, gelecek bilimcilerin yıldızı da sönüverdi. Hatta futurologlara -biraz da alayla- modern falcı denmesine kadar vardı iş!

“Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu tasarlamaktır.” Felsefeci ve matematikçi Wharton’lu Prof. Russell L. Ackoff’un bu sözlerine atıfta bulunan Kalite Derneği KalDer, 13. Ulusal Kalite Kongresi’nin ana temasını “Geleceği Şekillendirmek” olarak belirlemiş.

KalDer eski Başkanı Dr. Yılmaz Argüden ve Yönetim Kurulu üyesi Agah Uğur‘u dinleyince, 24 – 25 kasım tarihlerini defterinize not etmenizde, hatta şimdiden kongre için başvuruda bulunmanızda yarar olabilir diye düşündüm.

Geleceği tasarlamak
Biliyorsunuz günümüzün en belirleyici özelliği, belirsizlik. ABD’nin Irak’ı işgalinden petrol fiyatlarının akıl almaz tırmanışına, 11 Eylül’ün ardından hayatımıza damgasını vuran küresel düzeydeki belirsizlik, geleceği planlamamızı gerçekten zorlaştırıyor. Ama bunun da çaresi var. Yöntemleri bu yılki kongrede enine – boyuna tartışılacak.
Reel faizlerin yüzde 20 olduğu bir yerde, insanların gelecek vizyonunun 3 yılı geçemediğine dikkat çeken Dr. Argüden, yine de o 3 yılın içini doldurmanın mümkün olduğunu belirtiyor ve diyor ki: “Gelecek yıl meyve yemek istiyorsan, toprağa bugünden tohum atman, sulaman, gübrelemen lazım. Bütün bunları yaptığın halde her tohumdan meyve alacaksın diye bir garanti de yok, ama bir kısmından mutlaka meyve alırsın. Önemli olan bir kavram geliştirmek ve o kavramın içini doldurmak.”

Borusan’da strateji
Agah Uğur, bu yılki kalite kongresinde “geleceği şekillendirmenin prosedürünü inceleyeceklerini” özellikle vurguluyor ve tepe yöneticisi olduğu Borusan’da “strateji”yi nasıl rekabet avantajına dönüştürdüklerini kısaca anlatıyor: “Çoğu şirketin, geleceği göremediği için strateji belirlemediğini fark edince, biz Borusan olarak acaba stratejiyi rekabet avantajı olarak kullanabilir miyiz diye düşündük. İlerisi tam olarak görülemese de, o gün için bugünden yapılacak mutlaka pek çok şey var. Üstelik stratejik pozisyonlama çok heyecan verici bir şey. 6 sigma çalışmalarımızı bu bakış açısıyla başlattık.”

Borusan Genel Müdürü Agah Uğur’a göre şirketleri üst yönetimlerinde çoğu kez ya vizyon müthiş, ama altını dolduracak prosedürler zamanında uygulanmıyor, ya da bardağın öbür yarısı dolu, ama şirketi ileri götürecek hayal gücü yok.

Düşünce kalitesi
1992’de kurulan KalDer, işe ürün kalitesiyle başlayıp, daha sonra yönetim kalitesine geçti. 3. aşama olarak da kamudan sivil toplum örgütlerine toplumun farklı kesimlerini Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile tanıştırdı. 4. aşama ulusal kalite seferberliğiydi. Bu süreçte TKY’nin İstanbul’da da Hakkari’de de, Arçelik gibi dev bir kuruluşta da, küçücük bir balıkçı lokantasında da uygulanabileceğini gösterdi.
KalDer son 2 yıldır, düşüncede kaliteyi yakalamak üzerine yoğunlaşmış bulunuyor. Geçen yılki Kalite Kongresi’nin ana teması AB’yi dünya liderliğine taşımaktı. O gün için çok ilerici bir temaydı, bugün de hâlâ öyle.

AB’yi ileri taşımak
Uğur da Argüden de “Bizim AB’yi düşünce boyutunda ileri taşımamız lazım. AB içinde koalisyon kurmamız gereken kişiler de, AB’yi ileri taşıma vizyonu olanlar olmalı. Bugünkü konumunu korumaya çalışan bir Avrupa, kaybetmeye mahkumdur” diyorlar.”

Kalite Kongresi, ürün pazarlaması olmayan nadir kongrelerden biri. Orada kavramlar pazarlanıyor.

Milliyet
06.10. 2004