Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Yönetişim / Sürdürülebilirlik

  • Kurumsal Yönetişim yaklaşımının kurumlarda hayata geçirilmesi,
  • Yönetim Kurulu Performans Değerlendirmesi ile yönetim kurulu etkinliğinin artırılması,
  • Bütünsel bir bakış açısı ile Sürdürülebilirlik Stratejileri hazırlanması ve hayata geçirilmesi,
  • Entegre Raporlama yaklaşımının kurumlarda uygulanması konusunda uluslararası deneyim.

Türkiye’de en fazla Yönetim Kurulu Değerlendirmesi yapmış kurumuz

Kurumsal Yönetişim konusunda uluslararası literatüre katkı sağlıyoruz

Dünyada Bir İlk

ARGE Danışmanlık olarak Dünyanın ilk Belediye Entegre Raporu olan Kadıköy Belediyesi Entegre Raporu’nun hazırlanması sürecini gerçekleştirdik.

B20 Yönetişim ve Sürdürülebilirlik Bilgi Ortağı

Yönetişim ve Sürdürülebilirlik konularında deneyimlerimiz dolayısıyla 2015 B20 sürecinde “Yönetişim ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu”nun bilgi ortağı olduk. B20 süreçlerinde bugüne kadar bilgi ortağı olarak yer almış tek yerel danışmanlık şirketiyiz.

Güven Yönetişimin Temelidir

Yönetişim, karar alma ve alınan kararların doğru uygulanması için gözetim süreçlerini tanımlar.

Yönetişimin temel ilkeleri

Etkililik: Kurumun hedeflerine ulaşmak için kaynaklarını etkili bir şekilde kullanmasını belirtir.

Tutarlılık: Kurumlar kendi kaynaklarının yanında başkalarının kaynaklarına da ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden kurumların politikalarının ve davranışlarının tutarlı olması ve zaman içinde bu tutarlılığın gösterilmesi gerekir. Bu yaklaşım tüm değer zincirinde hem kurumun hem de değer zincirinin tüm halkalarının gücünü artırır.

Şeffaflık: Kurumların finansal ve finansal olmayan konulardaki karar süreçlerinden başlayarak, uygulama ve performansları hakkında paydaşlarını açık bir şekilde bilgilendirmeleri şeffaflık olarak tanımlanır. Şeffaflık kuruma duyulan güveni artırır.

Adillik: Tüm paydaşlara karşı eşit yaklaşım sergilenmesi anlamını taşır.

Sorumluluk: Kararların tüm ilgili paydaşları nasıl etkileyeceğini düşünerek sorumlu bir şekilde alınmasını ifade eder.

Hesap Verebilirlik: Alınan kararların uygulanması ile ortaya çıkan sonuçlar ve nedenleri hakkında paydaşların aydınlatılmasını ifade eder.

Katılımcılık ve Yayılım: Kurumların başarılarını sürdürmeleri için gelişime ihtiyaçları vardır. Gelişim kurumun her seviyesinde çalışanların yenilikçi fikirlerini katılımcı bir şekilde ortaya koyması ile sağlanır. Katılımcı yönetişim kurumun odaklanmasına ve sürekli gelişimine imkan sağlıyor. Yayılım ise tüm bu ilkelerin kurum içinde benimsenerek tüm karar süreçlerine uygulanması olarak tanımlanıyor.

Yönetim Kurulu kurumun en önemli karar organıdır. Yönetim Kurulunun temel görevleri kurumun stratejisini onaylamak ve onaylanan stratejinin alınan kararlara ve kurumun değerleri ile misyon ve vizyonuna uygun olarak hayata geçirilmesini denetlemektir.

Yönetim Kurullarının etkin çalışması doğru insanlardan oluşmasına, üyelerin farklı deneyim, bakış açısı, cinsiyet gibi çeşitliliğe sahip olmasına ve birlikte birtakım olarak çalışmalarına bağlıdır. Yönetim Kurulunun etkin kararlar alabilmesi ancak doğru şekilde bilgilendirilmesi, doğru karar alma süreçlerine sahip olması, güçlü bir kültüre sahip olması ile sağlanabilir. Yönetim Kurulun etkinliğinin artırılması karar kalitesini artırır.

Yönetim Kurulunun performansı kurumların başarılarını doğrudan etkiler. Bu yüzden performansın ölçülmesi ve iyileştirilmesi gerekir. Yönetim Kurulu Değerlendirme çalışmaları söz konusu performansın bir öz değerlendirme yaklaşımı ile belirlenmesini ve gelişim alanlarının ortaya konulmasına imkan sağlar.

Sürdürülebilirlik, dünyanın yaşanabilirliğinin korunması, tüm paydaşlar için değer yaratılması, katılımcı ve kapsayıcı karar süreçlerine sahip olmak gibi kavramlardan oluşuyor. Sürdürülebilirlik yaşamın devamlılığı için çevrenin korunmasını, kurumların toplumları bir parçası olarak faaliyet göstermeleri için toplumlara değer yaratmalarını ve faaliyetlerinin sürdürebilmek için karlılıklarını sürdürmesini ifade etmektedir. Yukarıdaki sürdürülebilirlik tanımı yönetişim ve sürdürülebilirlik arasındaki bağın oldukça güçlü olduğunu gösteriyor.

Kurumların başarılı bir sürdürülebilirlik performansı sergilemeleri ancak konuyu entegre bir bakış açısı ile ele almaları ile mümkün olur. Entegre düşünce yaklaşımı bir kuruluşun:

  • Tüm kaynaklarının birbirleriyle,
  • Kurum içi yapıların faaliyetleri ve operasyonlarıyla,
  • Dış paydaşların beklentileri ve dış paydaşlar üzerlerinde yaratılan etkiler de dikkate alınarak kısa, orta ve uzun vadede değer yaratmak için bütünsel bir bakış açısı ile konuları değerlendirmektir.

Entegre düşünce kurumların strateji ve faaliyetlerini, önemli konularını paydaş katılımı ile belirlemelerini ve bu yaklaşımı devamlı olarak kullanmalarını önerir. Sonuçların raporlanması yöntemi olarak da finansal ve finansal olmayan sonuçların birbirleri ile etkileşimlerini ortaya koyan kısa ve öz iletişim aracı olarak Entegre Raporlama’yı önerir.

2015 Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Toplantısında, 200’e yakın dünya liderinin desteği ile Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ilan edildi. Bu hedefler dünyanın 2030 yılına kadar çözüm bulmak istediği sorun alanlarını ortaya koyuyor. Söz konusu sorunların tek başına kamu kaynakları ile çözülmesi imkanı bulunmuyor. Bu yüzden kamu, özel ve sivil toplumun birlikte çalışmaya ihtiyaçları var. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri aynı zamanda kurumlar için stratejik bir fırsat penceresi yaratıyor. Çünkü sorunlara çözüm bulmak karlı iş fırsatlarını da beraberinde getiriyor.