Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Belediye Seçimleri

Belediye seçimleri ile ilgili olarak kamuoyunun genellikle odaklandığı konu adayların kişisel özellikleri ve hangi partiye mensup olduklarıdır. Her ne kadar bireysel özellikler önemliyse de esas olan yönetim sistemidir. Dünyanın en iyi yöneticilerini seçme imkanımız bile olsa yönetim sistemimizi iyileştirmeden arzulanan sonuçlara ulaşmak güç olur. Bu nedenle, sadece belediyeyi kimin yöneteceğine değil, aynı zamanda belediyenin nasıl yönetileceğine odaklanmamız gerekir.

Öncelikle, demokrasiyi sadece önümüze gelen adaylar arasında bir seçim yapma sorumluluğuyla sınırlı olarak görmemiz gerekir. Demokrasi aynı zamanda bireylerin içinde bulundukları toplumu ilgilendiren kararları şekillendirilmesine katılabilmeleridir.

Yönetsel kararların stratejik planlara bağlı olarak verilmesi, kamu fonlarının kullanım etkinliğini artırmak üzere bu planların vatandaşların katılımını sağlayacak bir anlayışla gerçekleştirilmesi ve kararlardan etkilenen vatandaşlar tarafından gelişmelerin izlenebilmesi, kamu yöneticilerinin karar kalitesini artırır.

Her vatandaşın doğrudan her karara katılımı çok güç olduğundan, güçlü bir demokrasi için her yerel yönetim biriminde iyi çalışan sivil toplum kuruluşlarının (STK) oluşması ve STK’ların yönetim kapasitelerinin geliştirilmesi önem taşıyor. Ancak, bireyler STK’lar aracılığı ile katılımı sağlayacak olsalar bile katılımcı kararlar için iki önemli gereklilik daha var: (i) Belediye Başkanı gibi kamu görevlilierinin katılıma açık bir yönetim anlayışı sergilemesi, katılımı teşvik etmesi ve (ii) Gerek seçimle, gerekse atamayla kamu kaynaklarının kullanımı konusunda nihai kararları vermekle yetkili yöneticilerle STK temsilcilerinin karar oluşturmaya nasıl katılacakları konusundaki süreçlerin hayata geçirilmesi.

Kararların kalitesini artırabilmek için bilgi ihtiyacı vardır. TESEV’in yerel yönetimlerin karar kalitesini artırmak üzere katılımı teşvik edecek araçlar geliştirmek üzere gerçekleştirdiği bir projede üç temel araç geliştirilmiştir: (i) Gelişmişlik haritaları, (ii) vatandaş memnuniyet araştırmaları ve (iii) kamu harcama analizleri. İlk kez bu araçlar kullanılarak hazırlanan stratejik planların uygulamaya ne kadar yansıdığı ve sene içinde alınan kararların sonuçlarının incelenmesi için etki analizlerinin de düzenli olarak yapılması ve sürekli öğrenme ve gelişmenin sağlanabilmesi için performansın en iyilerle kıyaslanması önemlidir.

Bilgiye dayandırılmayan kararların kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlaması çok az bulunur bir tesadüf olur! Oysa, ülkemizde genellikle yaşlı bakım evi veya dispanser gibi birçok yatırımın yeri ile ilgili kararlar, hizmet kullanıcıların yoğunlukla nerelerde yaşadıklarına ilişkin bilgilere dayandırılmadan veriliyor (Gelişmişlik haritaları kullanılmıyor). Farklı kaynaklardan yapılan kamu harcamaları kullanıcıları gözönüne alınarak konsolide edilmediği için bu kaynakların verimli kullanımı sağlanamıyor (Kamu harcama analizleri yapılmıyor). Vatandaşların kamu kaynaklarının kullanımı için tercih edecekleri öncelikler irdelenmediği için etkin kullanım mümkün olamıyor (Hizmet memnuniyet araştırmaları kullanılmıyor).

Ayrıca, bu bilgiler kıyaslanabilir ve kolayca anlaşılabilir şekilde sunulmadığı için hem sivil toplum kuruluşlarının katılımı, hem de en iyilerden öğrenme gerçekleşemiyor. Bu nedenle, bilgilerin haritalandırılarak paylaşılması, farklı kamu birimlerinin aynı hedef kitle için yaptıkları harcamaları kolayca takip edebilecek bir hesap sisteminin bilgi altyapısının kurulması, bu konulardaki analiz yetkinliklerinin geliştirilmesi ve en iyilerle kıyaslamaların teşvik edilmesi kamu kararlarının kalitesini artırır.

Bu proje kapsamında geliştirilmiş olan bu araçların yaygın kullanımının sağlanması hem yerel yönetim reformunun etkinlik kazanmasına, hem de kamu kaynaklarının vatandaş memnuniyetini en çok artıracak şekilde kullanılmasına yardımcı olacaktır. Elbette ki bu araçlar da gelişmeye açıktır. Ancak, ülkemizde ilk kez birlikte kullanılarak yerel stratejik planlara girdi sağlamış olmaları önemli bir yönetim yenilikçiliği olarak kabul edilebilir. Bu araçların yaygın kullanımıyla, kamu kaynaklarının güç ilişkileri veya yönetimdekilerin taraftarlarının tercihleriyle değil, bilgiye dayalı adil paylaşımı ve gelişimi destekleyici şekilde verilmesiyle kamu hizmetlerine yoksulların da ulaşımının artması ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması sağlanabilecektir.

Bu nedenle, belediye seçimlerine hazırlanan adayların ve bu adayları detaylı şekilde değerlendirmek isteyen vatandaşların TESEV’in bu konuda hazırlamış olduğu İyi Yönetişim El Kitabını okumaları faydalı olacaktır.