Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Beyin Gücü

Türkiye önemli bir reform sürecinden geçiyor. Kamunun rolü yeniden tasarlanıyor, finansal sistem yeniden yapılandırılıyor ve hatta siyaset yapma anlayışı populizmden tutarlı politika üretme anlayışına dönüşüyor. Küresel pazarlarda rekabet gücümüzü ve refah düzeyimizi artırmak için bütün bu yapılanlar gerekli, ancak yeterli değil.

Toplumsal refah düzeyini artırmak için küresel pazarlar için yüksek katma değer yaratabilmeliyiz. Bunun için herkesin yapabildiğini daha iyi yapabilmenin yanısıra, yaratıcılık düzeyimizi artırarak henüz herkesin yapamadığı yeni değer yaratma alanlarında da faaliyette bulunmak gerekiyor.

Toplumsal yaratıcılık düzeyimizi geliştirebilmek için eğitim ve ar-ge yatırımlarını artırmalıyız. Bu süreci hızlandırmak ve beyin gücümüzü artırmak için ülkemize yönelik beyin göçünü teşvik etmeliyiz.

Türk ekonomisi dünyanın ilk yirmi ekonomisinden biri. Ancak, 21. yüzyılın yükselen teknolojilerinden hiçbirinde %5 paya bile sahip değiliz. Bırakın, gelişmiş ülkeleri, Küba gibi fakir ve 10 milyonluk bir ülkede bile 30.000 genetik mühendisi çeşitli buluşlara imza atarken, acaba Türkiye genetik devrimin neresinde?

Yapay zeka çalışmalarında, yazılım sanayinde, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde, lazer ve robot teknolojilerinde minyatürleştirme konusunda, ileri polimer araştırmalarında, yeni alaşımlar ve bileşik materyaller konusunda, yeni enerji teknolojilerinde, yeni tedavi metodları geliştirmede dünyanın neresindeyiz?

Tasarım ödüllerinde, en çok okunan kitaplar listelerinde, en beğenilen filmler sıralamasında ve Nobel ödüllerinde neredeyiz?

İşte, bu gibi konularda dünyadaki gelişmelere katkıda bulunacak düzeyde çalışmalar yapamazsak, toplumsal refah düzeyimizi geliştirmek mümkün olamayacak.

Dünyadaki gelişme ve yaratıcılık yarışında bir adım öne geçebilmek için en gelişmiş ülkeler bile değerli beyinleri kendi ülkelerine cezbetmeye çalışyorlar. Örneğin, ABD’nin son iki yılda yabancı bilgi teknolojisi (BT) uzmanlarına verdiği çalışma ve vatandaşlık izinleri ikiye katlanmış. Almanya’nın BT’de geri kalmamak için 1970’lerden bu yana en büyük yabancı cezbetme faaliyetine hazırlandığı belirtiliyor.

Dolayısıyla, sadece yabancı sermayeyi cezbetmek için değil, aynı zamanda yaratıcı beyinleri cezbetmek için de planlı bir yaklaşım gerekiyor.

Ülkemizin tarihi, kültürel ve insani zenginlikleri bize bu konuda rekabet avantajı getirebilir. 500 yıl önce İspanya’dan kaçan Yahudiler’e ev sahipliği yapmış olmamız, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un alınışından sonra farklı din ve kültürlere sahip olanlara tanıdığı haklar ve dünyada ünlenmiş misafirperverliğimiz, ülkemiz insanının farklılıklarla bir arada yaşama tecrübesine güzel örnekler oluşturuyor. Bazı Avrupa ülkelerinde yükselen yabancı düşmanlığı göz önüne alındığında, Türkiye yabancılar için cazip bir yaşam merkezi özelliğini kazanıyor. Çekici Akdeniz iklimi ve doğal zenginliklerimiz, yalnızca turiizm için değil, aynı zamanda ülkemizdeki yaşam kalitesi için de avantaj sağlıyor. İstanbul, Avrupa’nın en zengin eğlence yaşamına sahip kentlerinden biri konumuna geldi. Nitekim, birçok uluslararası şirketin bölge merkezlerini İstanbul’a taşımaları ve çalışanlarının İstanbul’da yaşamayı sevmesi, ülkemizin güçlü bir yönüne işaret ediyor.

Bilim ve teknoloji konusunda çalışmalar belli merkezlerde yoğunlaşmayı, paylaşımla gelişmek açısından tercih ediyorlar. İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler rejiminden kaçan Alman bilimadamları, Türkiye’de üniversite sisteminin ve bilimin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştu. Şimdi, yaratıcı beyinlere gerekli altyapı desteğini ve teşvikleri sunabilirsek, ülkemizin ve insanımızın gelişmesine yardımcı olabiliriz.

Stratejik olarak seçilmiş konularda dünyanın en iyi yüz kişisinden beşinin Türkiye’de yaşamasını ve çalışmasını sağlayabilirsek gelişme hızımızı önemli ölçüde hızlandırabiliriz.

Ekonomik gelişmemizi hızlandırmak için yaratıcılık düzeyimizi artırmalıyız. Bunun için dünyada bilgiye önem ve öncelik veren ülke olarak tanınmalıyız. Gelişmiş beyin gücü için, ülkemize doğru beyin göçünü hızlandıracak politikalara öncelik vermeliyiz.