Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Bilginin Yönetimi

Bilgi çağında değer yaratmanın yolu fiziksel varlılardan çok, bilgi kaynaklarını etkin kullanmaktan geçiyor. Bu nedenle, bilgi yönetimi için birçok yöntem ve araç geliştiriliyor.

Ancak bilginin de ürünler gibi bir yaşam eğrisi olduğunu kavramadan, bu yöntem ve araçların etkin kullanımını sağlamak mümkün değil.

Bilginin yaşam eğrisi dört boyutta incelenebilir: (i) fikir aşaması, (ii) test aşaması, (iii) yayılım aşaması, ve (iv) standart olma aşaması. Bilginin her aşamadaki yönetimi farklı yaklaşımlar gerektiriyor.

Bilginin hayat eğrisini anlatmak için öncelikle Toplam Kalite Yönetimi konusundaki bilginin gelişimini örnek olarak kullanalım.

Toplam kalite yönetimi kavramlarının fikir aşaması 1920-30’larda Deming ve Juran’ın istatistiki kontrol çalışmaları sırasında üst yöetimin aktif katılımı olmaksızın kalitenin iyileştirilmesinin mümkün olmadığını anlamalarıyla gerçekleşmiştir.

Ancak, ABD’de gelişen bu fikir 1940-50’lerde Deming ve Juran’ın Japonya’ya gitmelerine kadar test aşamasına geçemedi.

Japonya’nın toplam kalite yönetimi konusundaki başarıları 1970-80’lerde bilginin yayılım aşamasına gelmesini ve tüm dünyada kullanılmaya başlamasını sağladı.

1990’lardan bu yana ise gerek üniversitelerde mecburi dersler arasına girerek, gerekse ISO 9000 ile bilgi standart haline geldi.

Bilginin fikir aşamasındaki konumu belirsizliklerle doludur. Bu aşamadaki birçok bilgi daha sonraki aşamalara ulaşamaz. Bu aşamadaki bilgiden değer yaratan kuruluşlar (yeni bir program üretmek, yeni bir molekül bulmak gibi) yaratıcılığı teşvik etmek zorundadır. Bu nedenle yaratıcı ancak uç davranış biçimleri sergileyen kişileri barındıracak bir insan kaynakları sistemine ihtiyaçları vardır. İnsanların rahatça deneyler yapabileceği, birbirleriyle hiyerarşik olmayan ortamlarda biraraya gelmelerini sağlayacak ortamlar yaratmak bu aşama için olumlu sonuçlar verir. Bilgi sistemlerinin de çok detaylı bilgi bankalarını değil, insanların iletişimini iyi yönetmeye öncelik vermesi gerekir. Bu aşamada çok sayıda paydaş ile ilişki kurmak yerine, mevcut bilgileri zorlayıcı ve yaratıcı fikirleri test etmeye eğilimi olan az sayıda paydaş ile sıkı bir işbirliği kurmak daha faydalıdır. Çünkü, henüz fikirler hamdır ve test edilmeye muhtaçtır. Üstelik bilginin bu aşamada rakiplerin eline geçmesi tercih edilmez.

Bilginin test aşamasındaki konumu faydasının geniş alanda ispatının gerekmesidir. Bu aşamada bilgi güvenilir, bilgili kişi ve kurumlarla paylaşılır. Ancak, özellikle patent koruması olmayan bilginin bu aşamada rakiplerden özenle korunması gerekmektedir. Bu aşamada sadece yeni bilgi üretenlere değil, aynı zamanda uygulama deneyimi olan ve öncü müşteriler nezdinde saygınlığı olan uygulayıcılara ihtiyaç vardır. Bilgi paylaşım ortamları için aynı konuya ilgi duyan sınırlı sayıdaki bilgili kişinin firmanın neresinde olursa birbirleriyle iletişim kurabilmeleri sağlanmalıdır. Bu aşamada bilginin genel düzeyde paylaşılması öncü benimseyicileri harekete geçirmek için faydalı olur.

Bilgi yayılım aşamasına geldiğinde onu saklamak değil, mümkün olduğunca hızlı bir şekilde paylaşmak gerekiyor. Çünkü, bu aşamada daha çok bilen değil, daha hızlı olan ve marka oluşturabilenler kazanır. Bu aşamadaki bilgiden değer yaratan şirketlerin ağırlıklı olarak uygulayıcılara ihtiyacı vardır. Bu aşamada, bilgi sadece uzmanlara arasında değil, aynı zamanda tüm kullanıcılar arasında da paylaşılmalıdır.

Bilgi standartlaşma aşamasına geldiğinde zaten yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, insan kaynaklarında kontrat bazlı çalışmaya geçilebilir. Veri tabanları, kıyaslama bilgileri, farklı kaynaklarda biriken bilgiye erişim sağlama konuları ön plana çıkar.

Şirketlerin bilginin hayat eğrisinin tamamında değer yaratmaları çok güçtür. Çünkü, her aşama farklı yetkinlikler, farklı sistemler gerektirir. Bu nedenle, bilgi çağının şirketleri de hangi aşamaya odaklanacakları konusunda karar vermek zorundadır.

Bilgi çağında, bilgiyi yöneterek değer yaratmak için bilgili ve odaklı olmak gerekir.