Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Bilgiye Dayalı Yaratıcılık

Hayattaki en önemli unsurlar var olduklarında değil, yokluklarında dikkatimizi çekerler: Oksijen, su, sağlık, sevgi ve güven gibi. Yakın geçmişte Şişecam firması da bu kavramı kullanarak cam için “ya olmasaydı?” anlayışını başarılı bir reklamda kullanmıştı.

Elektriğin bu vazgeçilmezler arasına girmesi 120 sene önce başlayan bir teknoloji devrimi sayesinde gerçekleşti. Elektrik toplumların sosyolojik yapılarını bile değiştirdi. Örneğin, elektrik olmasaydı dünyanın büyük şehirlerinin vazgeçilmez yapıları arasına giren gökdelenlere işlerlik kazandıran asansör bugünkü işlevini göremezdi. Şimdi de bilgi teknolojileri gerek bilimin ve yaratıcılığın gelişmesine, gerekse toplumsal yaşamın değişimine yol açıyor.

B ilgisayarların işlem gücünün her 18 ayda bir iki misline çıktığını söyleyen Moore kanunu bilgi teknolojisinin gelişim hızını belirtmek için en yaygın olarak kullanılan göstergedir. Ancak, bilgi teknolojilerindeki gelişmeyi iyi anlamak için bilgi depolama ve saklama kapasitelerinin her yıl ve fiber optik kablolardan bilgi gönderme kapasitelerinin de her dokuz ayda bir ikiye katlandığına da dikkat etmeliyiz. Bu teknolojk gelişim birçok konuda yenilikçilik ve yaratıcılığı arttırdığı gibi yeni endüstrilerin de doğmasına yol açıyor.

Örneğin, bilgi işleme gücünün artması eskiden çok farklı bir bilim alanı olan biyolojinin, kimya, matemeatik ve bilgisayar teknolojisiyle birleşmesine yol açıyor.

İnsanın gen yapısının çözülmesi bilgi teknolojileri sayesinde gerçekleşti. Ancak, her buluş bizi daha karmaşık ve üzerinde çalışması gereken yeni alanlarla karşılaştırıyor. Örneğin, insanın 150.000 değişik genden oluştuğu varsayımı sadece 35.000 genden oluştuğu bilgisiyle çürütüldü. Fakat, diğer taraftan genlerin hastalıkları ve tedavileri belirleyici olma düzeylerine ilişkin varsayımlar da çürütüldü.

Bunun sonucu olarak sadece bilgisayarlarla genleri ayıklayarak birçok hastalığın tedavi edilmesi hayali de suya düştü. Şimdilerde genleri hücrelerde bulunan proteinlerin birbirleriyle olan ilişkilerini izlemenin gerekliliğine işaret ediliyor ve bunun için yeni modeller ve testler üretiliyor. Bir yandan bilgi teknolojileriyle aynı anda birçok test gerçekleştirilirken, diğer yandan da matematik bilimi ve farklılıkları tanıma teknolojileri geliştirilerek yapılacak test sayısı azaltılmaya çalışılıyor. Bu yeni bilim alanında faaliyet gösterebilmek için hem biyoloji, hem matematik, hem de bilgi teknolojileri konusunda bilgili olmak gerekiyor.

Teknolojik gelişim iletişim ve bilgi işlem teknolojilerinin de birleşmesine yol açıyor. Bir yandan telefon edebilen bilgisayarlar geliştirilirken, diğer yandan cep telefonları her geçen gün daha çok bilgi işleme kapasitesine kavuşuyor. Bilgi iletişimindeki standart farklılıkları birçok yeni girişime fırsat yaratıyor.

Bilgi işleme ve iletişim için kullanılan aygıtların enerji ihtiyaçlarını azaltmak ve yeni enerji kaynaklarıyla oalnların ömürlerini uzatmak da önemli araştırma alanları arasında sayılabilir.

Bilgi işleme ve saklama teknolojilerindeki gelişimden payını alan bir diğer alan da “akıllı aygıtların” üretilmesi. Kendi kendine odaklanan fotoğraf makinaları, el yazısını tanıyan cep bilgisayarları, suyun ısısını ve yıkama süresini yıkanan çamaşıra göre ayarlayan çamaşır makinaları bu konudaki yaygın örnekler arasında sayılabilir.

Bu konuda güncel çalışmalar aletlerin “duyduğunu” ve “gördüğünü” algılamasını sağlamak için yapılıyor. Böylelikle, örneğin otomobillerde hava yastıklarının koltukta oturan kişinin boyu ve kilosuna göre farklı şekillerde devreye girmesi sağlanacak.

Üzerinde çalışılan bir başka alan da bilgisayarları ağ şeklinde birbirlerine bağlayıp, atıl işlem kapasitelerini kullanabilmek için yapılan araştırmalar. Böylelikle, hem bilgi işleme ekonomisini hem de kapasitesini geliştirmek hedefleniyor.

Bilgi teknolojileri dünyada okuryazarlık, sağlık hizmetlerinden faydalanma gibi çeşitli ülkeler aarsındaki uçurumları da kapatmak için kullanılıyor. Mobil telefonlar dünyanın en fakir bölgelerinde bile insanların iletişim ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmaya başlanıyor. Yakında bu yörelerdeki insanlar internete bilgisayar üzerinden değil, mobil telefonlar üzerinden bağlanma fırsatlarına kavuşacaklar.

Bilgi teknolojileri de elektrik gibi hayatımızın her alanına giriyor ve onu şekillendiriyor. Onu da hayataki en önemli konular gibi yokluğunda çok daha iyi farkedeceğimiz günler yakında.

Bu yeni çağda katma değer yaratmak bilgiyi anlamaktan, onu saklayıp işleme kültürüne kavuşmaktan geçiyor. Dolayısıyla, her alanda faaliyet gösterenler kendilerini kendi konularının dışında bu konuda da geliştrmeye ve işbirlikleri oluşturarak takım halinde gelişmeye önem vermelidir.

Teknoloji gelişiren ülkeler arsına giremeyenler refah yarışında da geri kalmaya mahkumdur. Bu nedenle yeni teknolojileri yakından takip edip, onların gelişmesine katkıda bulunmaya özen göstermeliyiz.