Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Boyutun Önemi

Ülkemizdeki şirketlere baktığımızda küresel anlamda büyük şirket sayısının çok sınırlı olduğunu görüyoruz. Bu durum ülkemizdeki şirketleri küresel amanda rekabet gücünden de yoksun kılıyor mu? Büyüklük önemli mi?

Şirket büyüklüğünün rekabet avantajı yaratması ağırlıkla ölçek ekonomisi kavramıyla açıklanır. Ölçek ekonomisi özellikle daha büyük üretim tesislerinde elde edilen birim maliyetlerin düştüğü teknoloji ile çalışan sektörlerde önemli bir rekabet avantajı getirir. Örneğin, bilgisayar çiplerinin üretildikleri tesislerde boyut büyüdükçe birim maliyetlerde hızlı düşüşler olması bu tip üretim tesislerinin büyük yatırımlar gerektirmesine ve dolaysıyla da çok sınırlı sayıda üretim tesisinin kurulabilmesine ve bunların (teknoloji hızla değişmedikçe) karlı olmalarına yol açıyor. Oysa, konfeksiyon üretiminde kullanılan teknoloji boyut büyüdükçe maliyet avantajı getirmediğinden dolayı çok daha küçük ve dağınık işletmelerde gerçekleştiriliyor.

Ancak, ölçek ekonomisi değer zincirinin sadece üretim süreci için geçerli olmayabilir. Örneğin Migros, ulaşmış olduğu boyut sayesinde satın alma gücünün getirdiği avantajı pazarlıklarda az da olsa fiyat avantajı elde etmek için kullanabildiği için daha küçük şirketlerle göreceli olarak bir avantaj elde edebiliyor. Kar marjlarının düşük olduğu bu sektörde elde edilen küçük avantajlar bile önemli karlılık getirebiliyor. Bu nedenle Migros, ülkemizdeki en karlı zincir konumuna ulaşıyor.

Günümüzde bir çok alanda gelişen teknolojiler üretim açısından ölçek ekonomisinin önemini azaltıyor. Örneğin eskiden otomobil üretiminde büyük tesislerin maliyet avantajları ekonomik tesislerin 250.000 ve yukarısında üretim yapmasını gerektirirken bugün bu rakamlar 50.000’lere kadar düşüyor. Ancak, bu arada özellikle ar-ge yatırımları, marka yatırımları ve dağıtım kanalları üzerinde ağırlık edinmek gibi konulardaki ölçekler ise artıyor. Örneğin, yeni bir otomobil tasarımını ekonomik açıdan avantajlı kılmak üzere toplam satış miktarının (kaç fabrika da üretilirse üretilsin) artması gerekiyor. İlaç firmalarının yeni bir ilaç için yaptıkları ar-ge maliyetlerini karşılayabilmek için büyük ölçekli olmaları gerekiyor. Ulusal televizyonlarda reklam veremeyen bir tüketim malzemesi üreticisinin, üretim maliyetlerinde bir avantaj yakalasa bile bir marka oluşturması ve yeterli marjları yakalaması güç olabiliyor.

Şirket boyutunun avantaj getirdiği ikinci bir konu ise kapsam ekonomisi: Bir müşteri için yaratılan değerin farklı boyutlarında faaliyet göstermek bu boyutların sadece birinde faaliyet gösterenlere göre bir avantaj yaratabilir. Örneğin, Koç Grubunun Koç Finans ile tüketici finansmanı da sağlaması dayanıklı tüketim malları pazarlayan Arçelik gibi şirketleri için kapsam ekonomisi sağlamaktadır. Beymen’in kendi markalarının yanı sıra uluslararası prestij markalarının dağıtım haklarını da almış olması kapsam ekonomisi sağlayarak daha cazip mağaza yatırımları yapmasına ve rakiplerine göre avantaj sağlamasına yardımcı olmaktadır.

Ancak, kapsam ekonomisi elde etmeye çalışırken, artan iş karmaşıklığının ve işbirliği yapılabilecek diğer şirketlerin iyi niyetini yitirmenin getirebileceği önemli maliyetler olabileceği de göz ardı edilmemelidir. Kapsam ekonomisi yakalamak uğruna yetkinliği olmayan alanlara girerek büyük zararlara uğrayan birçok firma vardır.

Şirketlerin boyut ile rekabet avantajı sağlayabilecekleri bir diğer kavram da ağ ekonomisidir. Örneğin, Microsoft’un işletme sistemlerinde bir standart oluşturması, bazı alanlarda teknolojik ve kullanım avantajları olan rakiplerine karşı bile bir rekabet avantajı elde etmesine yardımcı olmaktadır. Örneğin, Apple’ın işletim sistemindeki özelliklerin daha zengin olmasına rağmen Microsoft çok daha karlı bir şirket konumundadır. Benzer şekilde elektronik müzayede şirketi E-Bay’in öncü olması nedeniyle sağladığı katılımcı ve ürün çeşitliliği teknolojik altyapısında çok daha önemli bir rekabet avantajı getirmektedir. Ülkemizde de cep telefonlarında Turkcell’in elde ettiği konum (aynı güçte olmasa da) kendisine bir avantaj getirmektedir.

Dolayısıyla, şirket boyutu anlamlı bir şekilde kullanıldığında stratejik avantajlar yaratabilmektedir. Ancak, stratejik bir bakış oluşturmadan elde edilmeye çalışılan boyut bir avantajdan çok dezavantaj getirebilir. Ülkemiz şirketlerinin küresel pazarlarda stratejik avantaj yaratacak birleşmeleri gerçekleştirmeleri rekabet güçlerini artıracaktır.