Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Değer Yaratmak

Şirketlerin ana hedefi uzun vadeli olarak artı değer yaratmaktır. Bir başka ifade ile kullandıkları sermayeye iyi bir getiri sağlamaktır. Artı değer yaratan ve yaratmaya devam eden şirketlerin de piyasa değeri artar ve hissedarları mutlu olur.

Şirketlerin kullandıkları sermaye sadece şirkete verilen nakit olarak algılanmamalı.

Şirketlerin kullandıkları sermaye konusunda bilginin sağlandığı araç bilançolardır. Bilançoda belirtilen sermaye ve şirketin duran varlıkları tarihi değerleri ile belirtildiğinden gerçek durumu göstermekten uzak olabilir.

Ancak, daha da önemli bir eksiklik şirketin maddi olmayan varlıklarının ne bilançoda, ne de başka raporlarda belirtilmemesidir. Oysa, değer yaratmada şirketlerin insan kaynakları, ilişki ağı ve organizayonel sermayesi maddi varlıklarından daha da önemli bir konuma geliyor.
Değer yaratmada başarılı olabilmek için öncelikle şirketin etkin bir stratejik yönetime ihtiyacı var. Strateji belirlenirken üç boyut değerlendirilmeli: (i) Stratejik niyet, (ii) stratejik coğrafya, (iii) stratejik araçlar.

Ünlü strateji gurusu Michael Porter’a göre şirketlerin stratejik niyeti üç ana: (i) en düşük maliyetli üretici olmak, (ii) yarattığı farklılk ile piyasadan daha iyi bir fiyat alabilmek, veya (iii) belli bir niş pazara odaklanmak.

Stratejik coğrafya konusundaki seçimler ise, sadece hangi coğrafi pazarlarda faaliyet gösterileceğini değil, aynı zamanda hangi ürün ve hizmetlerin sunulacağı ve değer zincirinin hangi kesitinde faaliyet gösterileceği konusundaki kararları ifade eder.

Stratejik araçlar ise belirlenen faaliyet düzeyine organik büyümeyle mi; yeniden yapılanmayla mı; stratejik işbirlikleriyle mi; yoksa şirket satın alımlarıyla mı ulaşılacağını belirler.

Şirketlerin artı katma değer yaratabilmeleri için bir taraftan piyasadaki yeni ihtiyaçları belirlemeye, diğer tarftan da bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik sermaye birikimini oluşturmaya gereksinimleri var.

Bu anlamdaki sermayenin beş ana boyutu var. Strateji belirlenirken bu boyutlar arasındaki dengenin ve önceliklerin de belirlenmesi gerekiyor.

Birincisi, klasik anlamdaki nakit sermaye olup, mevcut ve potansiyel hissedarların şirkete duydukları güven karşılığında sağladıkları nakit imkandır. Şirketlerin sermaye piyasaları ile ilgili girişimleri ve iletişimleri bu imkandan nasıl faydalandıklarını ortaya koyar.

İkincisi, şirketlerin zaman içerisinde edindikleri gayri nakdi fiziksel varlıklardır. Bu varlıkları uygun fiyat karşılığı edinmiş olmak, veya bu varlıkların bugünkü piyasa değerlerinin yüksek olması şirket değerini artırabilir. Ancak, önemli olan ucuza elde edilmiş varlıklara sahip olmak değil, onları etkin kullanarak verim elde etmektir. Bazen, bu tip değerlerin elden çıkarılması da etkin kullanım olabilir.

Üçüncüsü, bir şirketin sahip olduğu insan sermayesi olarak adlandırılır. Bu kavram insan kaynaklarının yetkinlikleri, yeni şartlara uyum sağlama kabiliyetleri gibi özelliklerini içerir. Dolayısıyla, şirketlerin bu kaynakları şirkette tutabilme yeteneği ile sınırlıdır.

Dördüncüsü, ilişki ağının değeridir. Bu kavram şirketin geçmişinden kaynaklanan ve başta müşterileri olmak üzere tedarik zincirini oluşturan firmlarla ve diğer sosyal paydaşlarla sağladığı olumlu ilişkilerin yarattığı değeri ifade eder.

Beşincisi ise organizasyonel sermaye olarak adlandırılır. Bu kavram ise şirketin markasının, fikri mülkiyet haklarının, organizasyonel yapısının, süreçlerinin ve sistemlerinin yarattığı değeri ifade eder.

Dolayısıyla, bir şirketin stratejisini belirlerken, bu boyutların önemini belirleyecek göstergelere ihtiyaç vardır. Örneğin, bir danışmanlık firmasında, ortak başına düşen müşteri sayısı, eski müşterilerden elde edilen proje sayısı ve ciro oranı, çalışan bağlılığı ölçümleri, toplam zamanının gelir elde edilen projelerde kulanılan oranı gibi göstergeler bilanço verilerinden daha belirleyici olabilir.

Özetle, değer yaratma gücünü artırmak için hangi (boyutların) kaynakların nasıl kullanıldığını iyi anlamak ve stratejileri buna göre belirlemek gerekir.