Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Dünyayla Rekabet

“Rekabetin olmadığı bir ortamda büyük işler başarmak çok kolaydır.”

Willian van Home

Bir ülkenin rekabet gücünü belirlemede en etkili performans ölçütü gelişmenin geçmişle değil, diğer ülkelerle karşılaştırmasından elde edilir. Dünya Ekonomik Forumu’nun ortak bir metodoloji ile ülkelerin performanslarını karşılaştıran “2000 yılı Küresel Rekabet Raporu” yayınlandı. Ülkemiz 59 ülke içerisinde rekabet gücü açısından 29. olarak değerlendiriliyor. Bu konum 1998’deki konumla aynı, 1999’un ise iki sıra üzerinde. Ekonomik programın deprem nedeniyle kaybettiğimiz gücü kazanmamıza yardımcı olduğu görünüyor. Ancak, bu yıl ilk kez oluşturulan bir başka endeks var: Rekabet gücünün gelişme hızı. Maalesef, bu endekse göre Türkiye 40. konumda. Yeniden yapılanma hızımızı artırmazsak, mevcut konumumuzu koruyamayacağız.

Çalışmanın detayına girildiğinde Türkiye için ilginç dersler çıkıyor. Sorunumuz öncelikle eğitim alanında. Ortalama okullaşma süresi açısından 52. sıradayız. Okula gidenlerin fen ve matematik konusundaki yetkinlikleri açısından 17., teknoloji kullanımı açısından 30. sıradayız. İlk öğretimi sekiz yıla çıkarmanın önemi ortaya çıkıyor. Ancak, hem teknoloji eğitiminde, hem de eğitimde teknoloji kullanımında hızlı bir gelişmeyi gerçekleştirmeliyiz.
Geliştirmemiz gereken ikinci alan Ar-ge ve teknolojiye verdiğimiz önem ve yatırımlar. Firmalarımızın bu konuya duydukları ilginin yaygınlığı açısından 54., bu konudaki harcamalar açısından ise 42. sıradayız. Yaratıcılığın finansmanını sağlayan girişim sermayesinin bulunabilirliği açısından da sıramız 42. Bu konudaki geri kalmışlığımızı teknoloji transferi açısından 3. olarak kapatıyoruz. Ancak, bu yaklaşımın sürdürülebilirliği tartışmalı. Dolayısıyla, bilim ve teknoloji geliştirmeye verdiğimiz önemi ve yatırımları artırmalıyız.

İstihdamın esnekliği açısından çeşitli göstergelerde konumumuz 14. ile 24. arasında değişiyor. Ancak, ücretlerin verimililikle ilişkilendirilme derecesi açısından 35. sıradayız. İstihdamı geliştirmeyi teşvik etmenin önemli yollarından biri de bu esnekliğin korunmasıdır. Bu konuda düzenlemelere gidilirken dikkatli olmalıyız. Ayrıca, ücretlerin verimlilikle ilişkilendirilmesinde gelişme sağlamalıyız.

Bankaların güvenilirliği açısından 46., finansal piyasaların denetimi açısından 50., finansal piyasaların derinliği açısından 48., finans sektörünün risk düzeyi açısından 57. sırada yer alıyoruz. Finansal sektörün yeniden yapılanması ve derinlik kazanmasının önemi açıkca ortada. Ülkemizin rekabet gücünü artırmak için önceliklerden biri de bu konudaki reformlara hız kazandırmak olmalı.
Siyasi ve hukuki açıdan kurumlarda değişkenlik bakımından sıramız 55.cilik. Bürokraside kaybedilen zaman açısından 49. sırada yer alıyoruz. İş yapmak için resmi olmayan giderlerle karşılaşmaya ilişkin çeşitli göstergelerde konumumuz 33. ile 42. arasında değişiyor. Rekabet gücümüzü geliştirmek istiyorsak, kurumsal istikrarın sağlanmasına, kamu sektörünün verimliliğinin artırılmasına ve haksız çıkar sağlamanın önlenmesine önem vermeliyiz.

Toplam kalite yönetimininin ana ilkelerinden olan verilerle yönetim, kıyaslama yapılması, önceliklere uygun iyileştirme plan ve uygulamalarının yapılması ülkemizin rekabet gücünü artırmak için de bize yol göstermektedir. Toplam kalite yönetiminin bir devlet politikası olarak benimsenmesi ve yukarıda belirlenen öncelikler konusunda hızla iyileştirmelerin sağlanması, dünyayla rekabet edebilme gücümüzü ve refah düzeyimizi artırmanın yoludur.