Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Düzenleyici Etki Analizleri

Devlet birçok konuda aldığı kararlarla toplumsal yaşamın kalitesini etkiliyor. Toplumsal kararlar, gerek karmaşıklıkları nedeniye, gerekse uzmanlık gerektirmesi nedeniyle hep birlikte alınamadığı için kararları almak üzere demokratik seçimlerle işbaşına gelenlerden toplum adına karar almaları bekleniyor. Ancak, bu şekilde belli dönem için toplum adına karar alma yetkisini üstlenenlerin verdikleri kararlar gerçekten toplumsal yaşam kalitemizi geliştiriyor mu? Bu soruya olumlu cevap veremeyen seçmenlerin tek yapabileceği her seferinde seçtiklerini değiştirmek mi?

Kamu kararlarının kalitesini artırmanın en temel yöntemlerinden birisi de kamu politikaları konusunda karar alıcıların bilimsel yöntemlere yönelmelerini sağlamaktır. Bu nedenle, hem karar almadan önce, hem de alınan kararların sonuçlarını tarafsız ve adil bir şekilde değerlendirilmesini sağlayarak öğrenmeyi ve bilgiye dayalı karar alma kültürünü geliştirmek yaşam kalitemizi geliştirir. Ölçülmeyen performans geliştirilemez. Bu nedenle, toplum adına alınan kamu politikası kararlarının kalitesini geliştirmek istiyorsak onların olası ve gerçekleşen etkilerini ölçmeli, bu ölçümlerden ders almalı ve kamu sektöründe sürekli öğrenme kültürünü geçerli kılmalıyız.

ABD’de 1975, AB’de 1995 ve Türkiye’de 2007 yılından bu yana kamu politikalarının etkilerinin ölçülmesi konusu kanun olarak benimsenen bir yaklaşım. Ancak, bu konuda ülkemizde gerek kamu sektöründe, gerekse toplumda yeterli duyarlılığa ulaştığımız söylenemez. Örneğin, ülkemizin önde gelen STK’larından TOBB, TÜSİAD, TESEV gibi kurumlar henüz düzenleyici etki analizleri yaparak bunların sonuçlarını karar vericiler ve toplumla paylaşma konusunda yaygın bir faaliyet göstermiyorlar.

Kamu politikaları konusundaki kararlar verilirken farklı yöntemler kullanılıyor: (i) Uzmanların karar vermesi, (ii) ilgili aktörlerin uzlaşısı, (iii) siyasilerin karar vermesi, (iv) diğer ülkelerden en iyi uygulamaların alınması, ve (v) daha önceki kararlardan elde edilen sonuçlardan faydalanılması. Kamu politikası kararlarının sonuçlarının çok boyutlu olması, farklı kesimleri farklı şekilde etkilemesi, verimlilik ve etkinlik ölçümlerinin güç olması nedeniyle düzenleyici etki analizleri hem önemli, hem de güçtür. Ancak, düzenleyici etki analizleri kamu kararlarının (i) fayda-maliyet dengesinin anlaşılması, (ii) çeşitli kamu politikası kararları arasındaki etkileşimin ve koordinasyonun yönetilmesi, (iii) halkın, ve özellikle bilgiyle donatılmış STK’ların karar süreçlerine katılımının artırılması, ve (iv) hesap verilebilirliğin geliştirilmesi açılarından önemli fayda sağlarlar.

Kamu politika kararlarının alınmasında şu aşamaların kullanılması fayda sağlıyor. (i) Sorunun tanımlanması ve kamuoyu ile paylaşılması, (ii) politika hedeflerinin belirlenmesi, (iii) politikadan etkilenmesi muhtemel kesimlerin belirlenmesi, (iv) alternatif politikaların belirlenmesi, (v) alternatif politikaların olası etki analizlerinin gerçekleştirilmesi, (vi) etki analizleri sonuçlarının ilgili kesimlerle paylaşılması ve geri bildirim alınması, (vii) politika seçiminin yapılması ve nasıl uygulanacağının ve yaptırımların belirlenmesi, (viii) uygulamanın izlenmesi için etkilerinin nasıl ölçüleceğine ilişkin göstergelerin belirlenmesi ve ölçülmesi, (ix) politikanın gerçekleşen etkilerinin değerlendirilmesi ve gerekirse yeni politika düzenlemelerine gidilmesi.

Kamu politikası karar süreçlerine katılanlar şu sorular üzerinde odaklanıyorlar: (i) Sorun doğru tanımlanmış mı?, (ii) Sorunun çözümü için devlet müdahalesi gerekli mi?, (iii) En etkili müdahale yöntemi yeni bir kural veya regülasyon koymak mı?, (iv) Bu konuda karar alıcı makamın hukuki yetkisi var mı?, (v) Düzenlemenin ve uygulamanın izlenmesinin maliyet-getiri dengesi makul düzeyde mi?, (vi) Düzenlemenin etkileri toplumun ilgili kesimleri tarafından anlaşılmış mı?, (vii) İlgili kesimlerin görüş ve önerileri değerlendirilmiş mi?, (viii) Düzenlemeye herkesin uyumunun sağlanmasında adalet nasıl sağlanacak?

Özetle, genel bir yönetim kuralı olan ‘ölçülmeyen performans geliştirilemez’ ilkesi, kamu politikaları için de geçerlidir. Bu nedenle, kamu politika kararlarının kalitesini artırmak, katılımcı demokrasiyi hayata geçirmek ve sürekli gelişim ve öğrenme sağlayabilmek için düzenleyici etki analizleri faydalı ve gerekli bir yönetim aracıdır.