Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Düzenleyici Etki Analizleri

Kamu kaynaklarını doğru ve verimli bir şekilde kullanmak bir ülkenin gelişimi için en önemli konulardan birisidir. Siyaset, kamu kaynaklarının kullanımında karar verici konumda olma hak ve sorumluğunu üstlenmek üzere yapılır. Neyin “doğru” olduğu konusunda farklı toplum kesimlerinin farklı öncelikleri olsa da, kamu kaynaklarının doğru kullanımının önündeki temel engel bu öncelik farkları değil, kamu sektöründe yönetim biliminin yeterince değerlendirilmemesidir. Bu nedenle, siyasetçilerin sadece öncelikler üzerine değil, aynı zamanda süreçleri de içeren iyi yönetişim konusuna eğilmeleri ülke gelişimi açısında kritik önemdedir.

İnsanların yönetim sistemlerinden esas bekledikleri yaşam kalitelerini geliştirebilmektir. Vatandaşların söz sahibi olmadıkları kararların onların çıkarları yerine, temsilcilerinin çıkarlarını korumaya yönelmesi, temsili demokrasinin en temel sorunlarından birisi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, demokrasiler temsili olmaktan, katılımcı olmaya doğru geliştikçe yönetim kalitesi artıyor.

Kamu yönetim kararlarının sonuçlarının analiz edilebilmesinin en doğru yolu düzenleyici etki analizleridir. Çünkü ölçülmeyen performans geliştirilemez. Bu nedenle, benimsenen politikalar ile ilgili olarak dönemsel etki analizlerinin yapılması ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması önem taşımaktadır.

Düzenleyici etki analizi, tasarı halindeki veya yürürlükteki düzenlemelerin olumlu ve olumsuz etkilerinin sistematik bir şekilde değerlendirilmesidir. Devletin düzenleyici ve denetleyici yetkisi çerçevesinde, alınan kararların piyasada nasıl bir sonuç yarattığı önemlidir. Evrensel uygulamaya bakıldığında çeşitli ölçeklerde düzenleyici etki analizleri yapıldığı gözlemlenmektedir. Bazı ülkelerde düzenleyici etki analizinin kalitesini denetleyen ve bundan daha önemlisi etki analizi için kılavuz ilkeleri belirleyen kurumlar bulunmaktadır. Bu kurumlar aynı zamanda danışmanlık ve teknik destek sağlamakta, etki analizinin kalitesini denetlemekte ve etki analizine ne ölçüde riayet edildiğine dair rapor hazırlamaktadır.

Kamu kararlarının kalitesini artırmanın en temel yöntemlerinden birisi de kamu politikaları konusunda karar alıcıların bilimsel yöntemlere yönelmelerini sağlamaktır. Bu nedenle, hem karar almadan önce, hem de alınan kararların sonuçlarını tarafsız ve adil bir şekilde değerlendirilmesini sağlayarak öğrenmeyi ve bilgiye dayalı karar alma kültürünü geliştirmek yaşam kalitemizi geliştirir. Bu nedenle, toplum adına alınan kamu politikası kararlarının kalitesini geliştirmek istiyorsak onların olası ve gerçekleşen etkilerini ölçmeli, bu ölçümlerden ders almalı ve kamu sektöründe sürekli öğrenme kültürünü geçerli kılmalıyız.

ABD’de 1975, AB’de 1995 ve Türkiye’de 2007 yılından bu yana kamu politikalarının etkilerinin ölçülmesi konusu kanun olarak benimsenen bir yaklaşım. Ancak, bu konuda ülkemizde gerek kamu sektöründe, gerekse toplumda yeterli duyarlılığa ulaştığımız söylenemez. Örneğin, ülkemizin önde gelen STK’larından TOBB, TÜSİAD, TESEV gibi kurumlar henüz düzenleyici etki analizleri yaparak bunların sonuçlarını karar vericiler ve toplumla paylaşma konusunda yaygın bir faaliyet göstermiyorlar.

Kamu politikaları konusundaki kararlar verilirken farklı yöntemler kullanılıyor: (i) Uzmanların karar vermesi, (ii) ilgili aktörlerin uzlaşısı, (iii) siyasilerin karar vermesi, (iv) diğer ülkelerden en iyi uygulamaların alınması, ve (v) daha önceki kararlardan elde edilen sonuçlardan faydalanılması. Kamu politikası kararlarının sonuçlarının çok boyutlu olması, farklı kesimleri farklı şekilde etkilemesi, verimlilik ve etkinlik ölçümlerinin güç olması nedeniyle düzenleyici etki analizleri hem önemli, hem de güçtür. Ancak, düzenleyici etki analizleri kamu kararlarının (i) fayda-maliyet dengesinin anlaşılması, (ii) çeşitli kamu politikası kararları arasındaki etkileşimin ve koordinasyonun yönetilmesi, (iii) halkın, ve özellikle bilgiyle donatılmış STK’ların karar süreçlerine katılımının artırılması, ve (iv) hesap verilebilirliğin geliştirilmesi açılarından önemli fayda sağlarlar.

Kamu politika kararlarının alınmasında şu aşamaların kullanılması fayda sağlıyor. (i) Sorunun tanımlanması ve kamuoyu ile paylaşılması, (ii) politika hedeflerinin belirlenmesi, (iii) politikadan etkilenmesi muhtemel kesimlerin belirlenmesi, (iv) alternatif politikaların belirlenmesi, (v) alternatif politikaların olası etki analizlerinin gerçekleştirilmesi, (vi) etki analizleri sonuçlarının ilgili kesimlerle paylaşılması ve geri bildirim alınması, (vii) politika seçiminin yapılması ve nasıl uygulanacağının ve yaptırımların belirlenmesi, (viii) uygulamanın izlenmesi için etkilerinin nasıl ölçüleceğine ilişkin göstergelerin belirlenmesi ve ölçülmesi, (ix) politikanın gerçekleşen etkilerinin değerlendirilmesi ve gerekirse yeni politika düzenlemelerine gidilmesi.

Kamu politikası karar süreçlerine katılanlar şu sorular üzerinde odaklanıyorlar: (i) Sorun doğru tanımlanmış mı?, (ii) Sorunun çözümü için devlet müdahalesi gerekli mi?, (iii) En etkili müdahale yöntemi yeni bir kural veya regülasyon koymak mı?, (iv) Bu konuda karar alıcı makamın hukuki yetkisi var mı?, (v) Düzenlemenin ve uygulamanın izlenmesinin maliyet-getiri dengesi makul düzeyde mi?, (vi) Düzenlemenin etkileri toplumun ilgili kesimleri tarafından anlaşılmış mı?, (vii) İlgili kesimlerin görüş ve önerileri değerlendirilmiş mi?, (viii) Düzenlemeye herkesin uyumunun sağlanmasında adalet nasıl sağlanacak?

Özetle, genel bir yönetim kuralı olan ‘ölçülmeyen performans geliştirilemez’ ilkesi, kamu politikaları için de geçerlidir. Bu nedenle, kamu politika kararlarının kalitesini artırmak, katılımcı demokrasiyi hayata geçirmek ve sürekli gelişim ve öğrenme sağlayabilmek için düzenleyici etki analizleri faydalı ve gerekli bir yönetim aracıdır.