Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

E-Devlete Doğru

31 yıldır sürdürülen çalışmalar sonunda bu hafta nüfus kayıtlarının elektronik ortamda tutulmasını sağlayan Mernis projesi hayata geçti.

Bu Türkiye’nin birçok konuda yeniliklere başlama konusunda öncüler arasında olmasına rağmen, uygulamada ne kadar verimsiz ve yavaş olduğunun sadece bir göstergesi. Özelleştirme konusundaki performansımız da bu kanuda benzer bir gösterge oluşturuyor.

Oysa, zamanı etkin kullanmak refah düzeyimizi artırmanın en önemli aracı olacaktır. Dolayısıyla, devletin verimini artıracak e-devlet projesinin süratle uygulanmasına özen göstermeliyiz

Dünyada önemli bir devrim gerçekleşiyor: İnsanlar için iletişimde zaman ve mekân bağımlılığını ortadan kaldıran, bilgiye erişim maliyetlerini neredeyse sıfırlayan ve zenginleştirici paylaşımı mümkün kılan İnternet Devrimi…

Sanayi devriminin kitlesel üretimle getirdiği zenginlik artışını, internet bilgi paylaşımı ile sağlayacak. Her devrimde olduğu gibi kazananlar ile kaybedenler olacak ve kazananların çoğu öncüler arasından çıkacak. Bu, kişiler, şirketler, kurumlar için olduğu kadar, ülkeler için de geçerli.

İnternet devriminin dışında kalan ülkeler ve yurttaşlarını bu sürece dahil edemeyen yönetimler, internet devriminin sağladığı olanaklardan yoksun kalmayı ve yarışı geriden izlemeyi göze almış demektir.

Dünyadaki teknolojik gelişmeler sadece özel sektörde rekabeti değil, aynı zamanda kamu sektörünü de etkiliyor. Çünkü aynı insanlar, bir taraftan tüketici olarak piyasalarda rekabet edenlerden diğer taraftan da vatandaş olarak devletten, beklentilerini yükseltiyorlar. Aynı zamanda, bu insanlar girişimci ve/veya çalışan olarak da yükselen beklentileri karşılamak üzere ciddi bir baskı altındalar. Dolayısı ile dijital ekonomi tüm sektörleri derinden etkileyerek değişim sürecine sokarken, devletler de bu gelişmeden etkileniyor.

Nitekim, ABD’de Başkan ve Yardımcısı tarafından yönlendirilen “elektronik devlet” projesi yürütülürken, İngiltere’de de kamu kurumları arasındaki işlemlerin %25’inden fazlası elektronik hale getirilmiş durumda. Bu gelişmeler sadece bu ülkelerle sınırlı değil. Malezya’dan, Singapur’a; Hong Kong’dan Avustralya’ya kadar birçok ülke devlet yapılarını ve ekonomilerini dijital ekonomi kurallarına uygun olarak yapılandırmak üzere ciddi projelere başlamış durumdalar. Bu projeler, yatırım öncelikleri arasında en ön sıraya alıyorlar.

Bu projelerin beş ana hedefi var: (i) Vatandaşların devlet tarafından müşteri olarak görülmesi ve onlara götürülen hizmetlerin (vergi, tapu, askerlik, sağlık, güvenlik gibi) daha ucuza, daha etkin ve zamanında sunulmasını sağlamak; (ii) Siyaseti yalnızca seçimlerle sınırlı olmaktan çıkarıp yeni iletişim araçlarıyla yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin politika oluşturma süreçlerine katılımını sağlamak; (iii) Bilginin paylaşıldıkça artma özelliğinden sağlanan toplumsal yararı artırmak için iletişim altyapı yatırımlarına öncelik vermek ve erişim fiyatlarını en aza (mümkünse sıfıra) indirecek teşvik mekanizmalarını kurmak; (iv) dijital ekonominin gelişmesini destekleyecek hukuki düzenlemeleri yapmak ve (v) her vatandaşın dijital ekonomide verimli olabilecek düzeyde bilgi ve beceri düzeyine getirilmesini sağlayacak bir eğitim seferberliği başlatmak.

Yeni ekonomide süratle değişen ve gelişen sektör, eğitim sektörü. Dijital ekonomi öğrenmenin kişi bazında süratle ve etkin olarak ölçülebilmesini, öğrencilere istedikleri zaman dilimlerinde, istedikleri dersleri alma serbestisinin kazandırılmasını ve kişiye özel eğitimin yaygınlaşmasını mümkün kılıyor. Eğitim anlayışında ve süreçlerinde meydana gelen bu dönüşüm sonucunda öğrencilerin eğitimden anladıkları, mekanik bir şekilde “bilgi yüklemesi” değil, öğrenme, bilgiye erişme, düşünme, katılım ve paylaşma yeteneklerinin gelişmesi olacak.

Dijital ekonomi ve dijital devlet konusunda Avrupa’nın A.B.D.’nin 2-3 yıl gerisinde olduğu, Türkiye’nin ise 4-5 yıl farkla A.B.D’yi izlediği tahmin ediliyor. Ülke olarak biz de, bu yarışta geri kalmamak için e-devlet projesine öncelik vermeliyiz.