Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

E-Eğitim

Kurumların en önemli varlığı insan kaynakları. Bu kaynağı sürekli olarak geliştirebilen ve güncel bilgiyle donatabilen şirketler kendi değerlerinin artması için en etkili yatırımı yapmış oluyorlar. Çalışanlar ise rekabetin getirdiği sürekli verimlilik geliştirme baskısı altında en kıt kaynağın zaman olduğunu hissediyorlar. Diğer taraftan, dünyada uyulması gereken standartlar da sürekli olarak artıyor ve değişiyor. Bu nedenle, hem çalışanların gelişimi, hem de bilgilerinin güncel kalmasını sağlamak üzere şirketler eğitim alanına önemli yatırımlar yapıyorlar.

Her geçen yıl daha önemli bir yatırım olarak gündeme gelen eğitim yatırımlarını da diğer yatırımlar gibi ciddi bir şekilde planlanmak ve verimliliğini yükseltmeye çalışılmak gerekiyor. Eğitim planlamasında en önemli hata, sonuçlarının ölçülmesi güç olan birçok alanda olduğu gibi, sadece girdilerin ölçülmesi. Bir başka ifadeyle yönetim tarafından takip edilen tek ölçütün çalışan başına verilen eğitim-saat olması. Bu ölçüm tekniği sonucunda verilecek kararlar da sadece bu kriterin artırılması veya azaltılması yönünde oluyor. Oysa, güç de olsa alınan eğitimden sağlanan yarara ilişkin ölçümlerin geliştirilmesine gerek var. Böylelikle sadece “ne kadar eğitim?” sorusuna değil, aynı zamanda “ne kadar fayda” ve “kimden, hangi eğitim?” sorularına da cevap verebilecek veriler toplanabilir.

Yeni teknolojiler bu konuda önemli gelişmeleri mümkün kılıyor. En basit şekliyle e-eğitim bilginin elektronik olarak kullanıcıya ulaştırılmasıdır. Internet ve intranet en hızlı bilgi dağıtım kanalı oldu. Eskiden çalışanları yaygın bir coğrafyaya yayılmış bir şirket için en küçük bir bilginin paylaşılması bile büyük maliyetler getiriyordu. Bugün e-posta ile yeni kurallar, en iyi uygulama bilgileri, şirket politikaları dünyanın dört bir köşesinde bile olsalar tüm çalışanlara eş zamanlı olarak duyurulabiliyor.

Ancak, insanlar en kolay interaktif ortamlarda öğrenebiliyorlar. Bu nedenle e-eğitim bir adım daha ileri gidip insanlara paylaşma, soru sorma ve gelişimini takip etme fırsatı verdiğinde çok daha etkili oluyor. Bu nedenle şirketler podcast, weblog gibi teknolojileri eğitim sistemlerinin içine yerleştirmeye başladırlar. Podcast – dijital ses – ile eğitim sağlayarak çalışanların verimsiz olarak geçirmek oldukları zamanları (örneğin yolculuk esnasında) i-pod gibi araçlarla önemli bilgileri edinmek üzere kullanabilmelerine imkan sağlıyorlar. Weblog ise kurumun coğrafi olark birbirinden uzak ancak ilgi alanı olarak birbirine yakın çalışanlarına zaman ve mekan bağımsızlığı sağlıyor. Anlık olmasa da önemli ölçüde interaktif olmayı sağladığından kurumsal öğrenme hızını artırıyor. Weblog şirketin ulaştığı bilgi ağının şirket sınırları ötesine de genişleyebilmesini ve özellikle müşterilerden güncel bilgi girdisi sağlanaması için de kullanılabiliyor. Öğrenmeyi hızlandıran uygulamalar simülasyon (benzetim) modelleriyle ve oyunlarla eğitime ağırlık vererek çalışanların piyasada karşılacakları problemleri çözme yetkinliklerini geliştiriyor.

Toplumsal ve denetimsel baskılar özellikle büyük şirketlerin faaliyet gösterdikleri tüm coğrafyalarda ve tüm çalışanlarıyla birlikte benzer davranışlar göstermeleri yönünde baskılar oluşturuyor. Bu konuda yeterli disiplin sağlayabilmek ise pek de kolay değil. E-eğitim teknolojileri çalışanların sunulan bilgilerin ne kadarını okuduğunu ve özümsediğini izleme imkanı vererek disiplin oluşturma açısından da fayda sağlıyor. Ayrıca, kendi gelişimini izleyebilen çalışanlar da eksik yönlerini giderebilmek için çaba göstermeleri yönünde teşvik edilmiş oluyorlar.

Alınan eğitimin yararı eğitimden sonra yeni bilgilerin kullanılmasıyla sağlanıyor. Dolayısı ile eğitimden sonraki dönemde sağlanan iş ortamının yeni bilgileri kullanmaya uygun olarak hazırlanması ve eğitimin zamanlamasının buna uygun olarak planlanması eğitim yatırımlarının verimini artırıcı unsurlar. Üretimde olduğu gibi eğitimde de “just-in-time” (tam zamanında) kavramı verimliliği artırıyor. Eğitimde teknolojinin yaygın olarak kullanılması birçok noktada tam zamanında eğitim verilmesini de mümkün kılabiliyor. Eğititimde sunulan içeriğin 15-20 dakikalık bölümler halinde paketlenmesinin öğrenmeyi artırıdığı tespit edilmiş. Bu nedenle, insanların ihtiyacı olduğunda, soruları olduğunda bu konuya yönelik kısa eğitim paketlerine bilgisayarlarından ulaşabilmeleri kendilerini geliştirmeleri açısından önemli bir avantaj getiriyor. Bu tip altyapıları olan şirketler aynı zamanda gelişmeye açık insanları kendi şirketlerine çekebilme ve bağlayabilme açısından da bir avantaj elde ediyorlar.

Internet bazlı uygulamalar (wiki uygulamaları) farklı disiplinlerden gelen kişilerin bile kolaylıkla ortak proje dökümanlarını internet üzerinde güncelleyebilmelerini ve böylelikle farklı coğrafyalarda ve zaman dilimlerinde çalışanların aynı bilgi bazı üzerinden çalışabilmesini sağlıyor.

Bilginin kişisel aygıtlara kadar indirilebilmesi ise çalışanların mobil olabilmelerini ve dolayısıyla müşteriyle daha yakın olabilmelerini sağlıyor. Böylelikle çalışanlar tam istedikleri anda müşterileri ile ilgili güncel kurumsal bilgiye ulaşarak daha iyi kararlar verebiliyorlar.

Özetle, yeni teknolojiler bu konuda yatırım yapan ve daha da önemlisi çalışanlarının davranış biçimlerini değiştirebilenler şirketler için daha hızlı, daha etkin ve daha disiplinli bir eğitim ve paylaşım ortamı yaratabiliyor.