Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Elektrik Yaşam Kalitesini Artırır

Bir ülkenin gelişmesini belirleyen en önemli iki unsur entelektüel sermaye birikimi ve enerji kullanımıdır. Özellikle her geçen gün talebi artan elektrik enerjisi kullanımındaki verimlilik ve boyutlar ekonomik gelişmenin göstergesidir.

Türkiye’de elektrik sektöründe değişim ve liberalleşeme adımları Elektrik enerjisi sektöründe kapsamlı mevzuat değişikliği, 1984 yılı sonunda 3096 sayılı kanun ile başladı. 1993 yılında Türkiye Elektrik Kurumu (“TEK”)’in; TEAŞ (üretim, iletim ve toptan satış) ve TEDAŞ (dağıtım) olmak üzere ikiye ayrılması ile başladı. 2001 yılında Elektrik Piyasası Kanunu yürürlüğe girdi. Bu doğrultuda TEAŞ; EÜAŞ (üretim), TETAŞ (toptan satış) ve TEİAŞ (iletim) olmak üzere üçe bölündü.

• Termik Santraller ve Devlet Su İşleri’nin mülkiyetinde bulunan Hidroelektrik Santraller EÜAŞ’a devrolundu. EÜAŞ’a gerektiğinde yeni üretim tesisleri kurma, kiralama ve işletme hakkı da verildi.
• TETAŞ’a, toptan satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi sorumluluğu verildi.
• TEİAŞ’a ise tüm iletim tesislerini devrolundu ve yeni iletim tesislerinin kurulması ve işletilmesi sorumluluğu verildi.

1996 yılına gelindiğinde, 4046 sayılı kanundan alınan yetki ile kamunun elindeki üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirilmesi için ihaleler açıldı. 6 termik santral ile 29 dağıtım bölgesi için şartnameler hazırlandı, teklifler alındı. Ancak, şartnamelerin ve hukuki alt yapının yeterli hazırlanamamış olmasından, ve kamu oyunun bu özelleştirmeye hazır hale getirilmesindeki eksiklik nedeni ile yaklaşık iki yıl süren çalışmalar olumsuz sonuçlandı ve ihaleler iptal edildi. Bu süreçte anlaşma imzalayan yatırımcılar, tahkim yolu ile tazminat aldılar.

Bugün kurulu güç açısından bakıldığında EÜAŞ’ın sektör içindeki payı %57 seviyesindedir. 1993-2007 yıllarında EÜAŞ’ın yıllık kurulu güç artışı sadece %2 seviyesinde olmuştur. Türkiye’nin kurulu gücündeki artış 2001 yılından sonra artmaya başlayan özel sektör yatırımları ile gerçekleşmiştir. Üretilen elektrik miktarında özel sektör şirketlerinin payı kurulu güç içi paya oranla daha fazladır. 2008 yılında toplam elektrik üretimi 198,3 milyar kWh olarak gerçekleşmiştir. Bu miktarın %49’u EÜAŞ tarafından üretilmiştir.

2009 yılna gelindiğinde özelleştirme programı çerçevesinde bazı dağıtım bölgelerinin başarı ile özel sektöre devredildiği ve EÜAŞ’ın elindeki tesislerin de protföyle halinde özelleştirilmesi için çalışmalara başlandığı gözlenmektedir.

Elektrik üretim sektörünün gerek sanayimizin gelişimi, gerekse vatandaşlarımızın refah düzeyi açısından önemi göz önüne alındığında, Elektrik üretim tesisleri özelleştirme projesinin hedefinin sadece varlıkların en yüksek değer elde edilerek özel sektöre satışı olarak değerlendirilmeyeceği açıktır. Elektrik üretim tesisleri özelleştirilmesinde aynı zamanda enerji güvenliğinin sağlanması, çevrenin korunması, sanayiye ve vatandaşa en ekonomik şekilde elektrik sunulmasını sağlayacak rekabet ortamının oluşturulması, sürekli olarak ekonomisi gelişen ülkemizdeki artan talebi rekabetçi şekilde karşılayacak yatırımlarının zamanında yapılmasının sağlanması gibi çeşitli stratejik önceliklerin de gerçekleştirilmesine destek olunması gözetilmelidir.

Diğer taraftan özelleştirmenin başarısı yeterince potansiyel oyuncunun bu süreçte teklif vermesini sağlamakla da bağlantılı olacaktır. Varlıklar için en yüksek değeri elde edebilmek için onların satış sürecinde rekabet oluşturmak önem taşımaktadır. Bu nedenle, çeşitli yatırımcıları sürece katılım için cezbedebilmek üzere bir taraftan varlıkların mevcut durumu, maliyet yapıları ve yatırım gereksinimleri ile ilgili bilgilerin ilgililerle şeffaflıkla paylaşımı gerekirken, diğer taraftan bu sektörün EPDK’nın düzenleme ve denetlemesine tabi olması nedeniyle sektör ile ilgili kural ve kısıtlamalar konusunda güvenilir öngörü yapabilecekleri açıklığın sergilenmesi önem taşımaktadır. EPDK’nın netleştirmediği veya netleştiremediği her şart, özelleştirme sürecinin nasıl işleyeceğine ilişkin her belirsizlik potansiyel yatırımcıların varlıklar için verebilecekleri değerin düşmesine neden olacaktır. Bu nedenle, özelleştirme stratejisi belirlemedeki en önemli unsurlardan birisi de mümkün olduğunca belirsizliklerin ortadan kaldırılması, kural ve kısıtların şeffaf bir şekilde potansiyel yatırımcılarla paylaşılmasıdır.

Özelleştirilecek tesislerin portföy haline getirilmesinde uygulanan kriterler sürece kimlerin katılacağı veya katılabileceğini de etkileyecektir. Örneğin, grupların küçük tutulması potansiyel yatırımcı sayısını artırırken, özelleştirme sonrası sektörde yeniden yapılanma olasılığını da artıracaktır. Grupların büyük tutulması ise sermaye birikimi daha sınırlı olan, (özellikle yerli) yatırımcıların ortaklık kurmadan sürece katılımını sınırlayacak ve sektörün büyük oyuncularca kontrol edilmesi sonucunu getirecektir.

Özelleştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken bir başka unsur da küresel ekonomik ve finansal gelişmelerdir. Elektrik üretim tesislerinin özelleştirilmesinde yer alacak oyuncuların gerek kendi bilançolarındaki güçleri, gerekse finansal piyasalardan uzun vadeli borçlanabilme potansiyelleri elde edilecek değeri etkileyecektir.

Elbette ki sadece özelleştirme stratejisi ile bu hedeflerin hepsine ulaşmak mümkün değildir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Rekabet Kurumu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gibi çeşitli kuruluşların uyumlu ve uzun süreli politikaları bu konudaki stratejik hedeflere ulaşılmasını doğrudan etkiler. Ancak, özelleştirme sonrasında oluşacak piyasa yapısı ve elektrik üretiminde yer alan oyuncuların özellikleri ve göreceli konumları da bu hedeflere ulaşılmasını etkileyecek unsurlardır.

Bu nedenle, özelleştirme stratejisine karar verecek olan Özelleştirme Yüksek Kurulu’na farklı strateji alternatiflerinin farklı ekonomik ortamlarda değişik boyutlarda ne gibi etkileri olabileceğini gösterecek senaryo ve simülasyon analizlerinin sunulabilmesi önem taşımaktadır.