Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Entelektüel Sermaye

Türkiye ihracat cirolarındaki büyümeye odaklanmak kadar yaratılan katma değeri artırmaya da odaklanmalı. Çünkü toplumsal refah düzeyini ve dünya kaynaklarından alınan payı ne kadar çok iş yapıldığı değil, ne kadar çok katma değer yaratıldığı belirliyor. Gün geçtikçe katma değer üretmenin yolu bilgi birikimini geliştirebilmeye bağlı oluyor. Düşük katma değerli ürünlerin fiyatı her geçen gün girdi maliyetlerine yaklaşırken, içinde tasarım, teknoloji ve bilgi içeren ürünlerin fiyatları ise yükseliyor. Bu nedenle, şirketlerin oluşturduğu entelektüel sermaye, sahiplendikleri diğer fiziksel varlıklardan daha önemli bir başarı unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bir Microsoft’un, bir Google’ın ne kadar kısa bir sürede kendilerinden çok daha yüksek sabit yatırımlara ve varlıklara sahip şirketlerden daha değerli bir konuma gelmeleri bu konudaki en etkileyici örneklerdir.

Entelektüel sermaye (intellectual capital) latince ilişkileri ifade eden “inter” ile okuma ve bilgi edinmeyi ifade eden “lectio” kelimeleriyle, birikim ve toplamı ifade eden “capital” kelimelerinden oluşmuştur. Kısaca entelektüel sermaye tüm ilişki ağlarının yönetimiyle elde edilen bilgi birikimi manasına gelmektedir.

Mevcut finansal raporlama sistemleri de ticaretin ve şirketlerin gelişmesine çok önemli hizmet etti. Birçok yönetici ve profesyonel bu sistemlerle yetişti. Ancak, bugünün dünyasında hala önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olamıyor. Görünmez varlıkları, entelektüel sermayeyi iyi yönetmeyenler büyük fırsatları da yakalayamıyorlar. Bu nedenle, şirketlerin entelektüel sermayelerini ölçmek ve sürekli geliştirme çabasında olmak şirket değerini artırmak isteyen yöneticilerin önemli odağı olmak zorundadır.

Entelektüel sermayeyi iyi yöneterek karlılığı artırmanın birçok yöntemi var. Örneğin, bilgi birikimi sağlayan şirketler bu bilgiyi satarak kar elde edebilirler (danışmanlık, avukatlık firmaları). Ar-ge yatırımlarıyla elde edilen teknoloji ve patentler başka firmalara lisans satarak karlılık yaratabilir. Üstelik lisans vererek üretimi yaygınlaştırmak aynı zamanda bir standart yaratmaya da yardımcı olacağından bilgiden elde edilen getirinin hızla artmasına da yardımcı olur. Örneğin, dünyada en yaygın olarak kullanılan “VHS” video standardı, teknik olarak daha üstün olan “BETA” standardını tüketici piyasasından sildi. Çünkü, “VHS” standardını geliştirenler lisans yoluyla bu standardın birçok üretici tarafından kullanılmasını sağlayarak, piyasaya yayılım hızını artırmayı başardılar. “BETA” standardını geliştirenler ise bu daha üstün standart ile kendi üretimlerini daha kolay pazarlayacaklarını düşündüklerinden paylaşımcı olmayarak yaptıkları hatayı tüketici piyasasından silinerek ödemek zorunda kaldılar.

Teknoloji konusunda bilgi birikimi sağlayan şirketlerin işbirliği ortağı olmaya hevesli firma sayısı da artar ve ve bu bilgi birikiminin pazara ulaşmasını sağlayacak işbirlikleriyle karlılık artırılabilinir. Örneğin, bioteknoloji, gen bilimleri konusunda buluşlar yapan firmaların büyük ilaç şirketleriyle işbirlikleri yapmaları onlara önemli karlar getirmektedir.

Bilgi birikiminin karlılığı artımasına bir başka örnek de satılan ürünlere katılan bilgi sayesinde daha yüksek fiyat elde edilebilmesidir. Entelektüel sermayesini iyi yönetebilen şirketler pazar paylarını artırmaktan, teknolojik lider imajını geliştirmeye kadar birçok avantaj elde ediyorlar. Örneğin son yıllarda Samsung firmasının ar-ge ve tasarıma yaptığı yatırımlar onun şirket değerinin önemli ölçüde artmasına yardımcı olmuştur.

Entelektüel sermaye insan sermayesi, ilişkiler sermayesi ve yapısal sermaye olarak üç ana kısımdan oluşuyor. Bunlardan insan sermayesi ve ilişkiler sermayesinin temel bir özelliği şirket tarafından sahiplenilememesi, sadece kiralanabilmesidir. Bu nedenle şirketin insan kaynaklarını ve ilişkiler ağını birarada tutan kurum kültürü ve yapısal sermaye kritik öneme sahiptir.

Yaratıcılığı teşvik eden bir kurum kültürü yaratmak isteyen yöneticilerin şirketlerinde entelektüel sermaye yatırımlarına öncelik vermeleri, bu konuya kaynak ayırmaları, çalışanlarının gelişimi için eğitim ve rotasyon programları oluşturmaları, takım çalışmasını teşvik etmeleri, yaratıcılığın kişisel performans değerlendirmelerinde önemli bir parametre olarak ele alınmasını sağlamaları, kurum içindeki girişimcileri teşvik etmeleri ve ödüllendirmeleri faydalı oluyor.

Entelektüel sermayesini ve gelişimini takip etmek isteyen kurumların düzenli olarak ölçümleyerek üzerinde durması gereken konular arasında (i) yeni iş geliştirme, (ii) bilgi sistemleri yatırımları, (iii) müşteri geliştirme yatırımları, (iv) insan kaynakları geliştirme yatırımları, (v) stratejik işbirlikleri için yapılan yatırımlar ve (vi) marka ve patent yatırımları gibi alanlar yer alıyor.

Şirketin entelektüel sermayesini ölçmenin şirkete birçok faydası olabilir: (i) Şirketlerin stratejilerini uygulayabilmeleri için gerekli bilgi birikimine ve ilişki ağına sahip olup olmadığı ve bu konudaki risklerle gelişme potansiyeli konusunda güvenilir veriler elde etmek, (ii) Ar-ge yatırımlarının önceliklerini belirlemeye yardımcı olmak, (iii) Yeniden yapılanma projelerinde dikkat edilmesi gereken risk alanlarını belirlemek, (iv) İnsan kaynaklarını geliştirme programlarını oluşturmak ve öncelikler belirlemek, (v) Şirketin organizasyonel hafızasını ve yapısal sermayesini geliştirmek, (vi) Şirket değerinin tespitine yardımcı olmak. Bu ölçümlerin ortak standartlara göre yapılması aynı zamanda kıyaslama fırsatlarının yaratılmasına ve gelişme potansiyellerinin belirlenmesine yardımcı oluyor.

Özetle, refah düzeyini artırmak isteyen toplumlar ve değerlerini yükseltmek isteyen şirketler entelektüel sermaye düzeylerini ölçmeyi, geliştirmeyi, kaynak kullanımında önceliği bilgi birikimini geliştirmeye vermeyi, bu konudaki girişimleri teşvik etmeyi ve fikri mülkiyet haklarını oluşturarak korumayı öncelik haline getirmelidir.