Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Farklı Düşünme Zamanı

Ekonomik kriz tüm dünyayı sarıyor. Bir sene öncesine göre çok farklı şartlar geçerli. Şartlar değiştiğinde yönetim bakış açısımız da değişmeli. Bu adaptasyonu sağlayamayanlar hayatta kalmakta zorlanacaklar. Bu nedenle, tüm varsayımları gözden geçirip yeni alternatifler üretmeliyiz.

Örneğin, birçok üründe dünya çapında yaşanan talep daralması birçok üretim tesisinin kapasitesinin çok altında çalışmasına neden oluyor. Bu ise maliyetleri artıran, kârlılığı kemiren bir çözüm. Bu nedenle, eskiden rakip olanlar günümüzde ortak olmayı düşünmeli. Bir tesisi optimal düzeydeki üretim ile işletmek, iki tesisi yarım kapasite ile çalıştırıp fiyat rekabeti yaşamaktan daha ekonomik olur.

Bugün ülkemizde sermaye birikimi sınırlı olmasına karşın birçok sektörde sermaye kontrolu açısından dağınıklık var. Özellikle tüm pazarlarda talebin daraldığı bir dönemde güçlerini birleştiremeyenler kaybetmeye mahkum olacaklar. Paylaşamayanlar, paylaşılacaklar.

Ancak, paylaşabilmenin temeli karşılıklı güvenin tesis edilmesidir. Bu nedenle, şirket yönetimlerinde ve hesaplarında şeffaflığın artırılması, azınlık haklarının korunmasına yönelik sağlam güvenceler getirilmesi ve halka açıklık oranlarının artırılması gerekli. Kısacası, kurumsallaşma paylaşarak büyümenin ve rekabetçi olabilmenin temelidir.

Paylaşım sadece rakipler arasında değil, aynı değer zincirinin farklı halkaları arasında da olabilir. Örneğin, ürünlerini Avrupa pazarına satan şirketlerimiz, Avrupa’da ürünlerini pazarlayan şirketlerle ortaklığa giderek onların daha maliyetli üreticilerden vazgeçmelerine yardımcı olup, tek üretim merkezi olma yönünde önemli bir adım atabilirler.

Ekonomik krizde en önemli unsurlardan birisi de nakit yönetimi. Bu nedenle, tüm şirketler tahsilatları hızlandırıp, ödemeleri uzatmaya gayret ediyorlar. Herkesin tahsilat konusuna odaklandığı ancak sınırlı başarı yakaladığı bir dönemde farklı bir düşünce de nakit yerine hizmet almaya odaklanmak olabilir. Örneğin, reklam, ürün tanıtımı, promosyon veya raf payı gibi. Özellikle nakit durumu güçlü olan şirketler bu dönemde dağıtım kanallarının güçlüklerini kendileri için avantaja dönüştürebilirler.

Kirizde farklı düşünülmesi gereken bir başka alan da insan kaynakları alanıdır. Çalışanların zamanlarını etkin olarak kullanmanın en iyi yollarından birisi, yetkinlik geliştirme eğitimlerinin işlerin yavaşladığı dönemlere yoğunlaştırılmasıdır.

Genellikle, eğitim maliyetlerini sadece eğitim verenlerin ücreti olarak algılayan şirketler kriz dönemlerinde bu faaliyeti de kısıyorlar! Ancak, bir eğitim programının en önemli maliyeti, o eğitime katılanların zaman maliyetidir. İşlerin yavaşladığı dönemlerde, azalan alternatif kullanım alanları nedeniyle, bu maliyet de en aza indiğinden kriz dönemleri yetkinlik geliştirmek için en ideal zamanı oluşturur.

Yine kriz zamanlarında, yeni dönem için yapılacak altyapı hazırlıkları, şirketlerin gelecekteki hızlı büyüme dönemlerini daha başarılı olarak geçirmelerini sağlar. Örneğin, bu dönemde gerçekleştirilen bilgi teknolojisi altyapısı çalışmaları hem şirket içinden en iyi kaynakların bu konuya yeterince zaman ayırabilmesi, hem de ekipman satan firmaların da krizden etkilenmeleri açısından daha ekonomik çözümler bulunması açısından fayda sağlıyor.

Kriz dönemleri aynı zamanda firma çalışanlarının gerçek katma değer yaratan aktivitelere odaklanmaları açısından da önemli kazanımlar sağlayabilir. Örneğin, şirketler her işi kendi içlerinde yapmak yerine çeşitli hizmetlerin kurum dışındaki uzman kuruluşlardan satın almaları uzmanlaşmayı ve verimliliği artırıcı bir etki yapar.

Özetle, şartların önemli ölçüde değiştiği dönemlerde ezber bozmak ve yönetim anlayışını da değiştirmek gerekiyor.