Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Fikrin Finansmanı

Günümüzde fikirler ve kavramlar zenginlik üretmekte tarlanın, fabrikanın, makinanın önüne geçiyor. Projeler ilk önce bir fikir olarak ortaya çıkıyor, daha sonra bu fikir bir proje haline getiriliyor ve uygulanmaya başlıyor, uygulama başırılı olduğunda da projenin boyutu büyütülerek piyasa payının artması sağlanıyor. Değer yaratacak projelerin hayata geçebilmesi için projelerin her aşamada finans kaynağına ihtiyaçları oluyor.

Günümüzde ekonomik üstünlüğün en önemli aracı, kaynakların fikirlerin ve kavramların gelişmesine yönlendirilmesini sağlayan anlayış ve sistemler. Henüz fiziksel bir varlığı olmayan, yalnızca fikir ve yetenekli insan kaynağına sahip şirketlere yatırım yapılmasını sağlayan risk sermayesi kurumları gibi yapılar ekonomik büyümenin, teknolojik gelişmenin ve daha yüksek yaşam kalitesine ulaşmanın aracı olarak ortaya çıkıyor.

Bu konuda en gelişmiş sistemlere sahip olan ABD’de bir fikrin projelendirilerek risk sermayesi kurumlarına sunulmasına kadar süre içindeki finansmanına “angel capital” (fikrin finansmanı) deniyor. Daha sonra, projenin ilk uygulamalarını hayata geçirmek için sağlanan finansmana ise “venture capital” (risk sermayesi) deniyor. Başarısı belirlendikten sonra projenin büyütülmesi aşamasında ise ister “private equity” (özel yatırımcılar), isterse “initial public offering” (halka arz) yoluyla projeler yeterli kaynağa kavuşabiliyor. Yatırımcılar bu aşamalarda ne kadar erken devreye girerse, o kadar da yüksek getiri bekliyor.

Bir projeye ne kadar erken kaynak verilirse, o projeyi ve fikri şekillendirebilmek de o kadar kolay oluyor. Bu nedenle, en az kaynakla en üst düzeyde etki yaratabilmenin yollarından birisi de fikrin finansmanı aşamasında devreye girmektir. Örneğin, ABD’nin Trade Development Agency (TDA) aracılığı ile büyük projelerin geliştirilmesine bağış şeklinde destek olmasının altında yatan en önemli neden projenin tasarım aşamasında yatırım için Amerikan şirketlerine avantaj sağlayacak şekilde yönlendirilmesidir.

Fikrin finansmanı az kaynak ile çok kaynağı yönlendirebilmeinin de bir aracıdır. Bu nedenle sadece büyük sermayedarların değil, çok farklı kurumların da bu anlayış ile iş geliştirmeleri mümkündür. Konuyu bir süre önce Türk Amerikan İş Konseyi (TAİK)’in gündemine gelen bir proje ile ele alalım. Dünyanın en ünlü eğlence mekanlarından olan Disney World’deki Epcot Center her sene milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. Burada Almanya, Çin, Fas, Fransa, İtalya, Japonya, Meksika ve Norveç gibi çeşitli ülkelerin kalıcı pavyonları var ve bunlar o ülkenin tanıtımında önemli bir rol oynuyorlar. Senelerdir Türkiye’nin Epcot Center’da hiçbir etkinliği yok. Bu sene Epcot Food and Wine Festivaline Türkiye’nin de katılması söz konusu olduğunda sponsorlar arasında yer alması için başvurulan TAİK, konuyu sadece bir kaynak aktarımı olarak değil, projenin kaliteli bir şekilde geliştirilmesine destek olmak üzere fikrin finansmanını sağlayacak (angel capital) kurum olmak üzere ele aldı. Elindeki sınırlı kaynağı projenin geliştirilmesi için nitelikli bir kadro oluşturulması ve Disney World yöneticileri ile görüşmelerle projenin şekillendirilmesi için kullanmayı hedefledi.

Bu yaklaşım, projenin profesyonel bir şekilde hazırlanmasını sağladığı gibi bir sonraki aşamada projenin uygulanması için gerekli çok daha büyük kaynak aranırken sponsor bulunmasına da yardımcı oldu. Vizyonu geniş bir firma da Türkiye’nin ABD turizm pazarından daha yüksek pay almasına yardımcı olacağına inandığı bu projeye sponsor olarak (risk sermayesi) bu seneki uygulamanın gerçekleşmesini sağlıyor. Bu projenin bu sene başarılı olması ise, ümid ediyoruz ki gelecek sene Türkiye’nin kalıcı bir pavyona sahip olabilmesi için başka firmaları da kapsayan (özel yatırımcılar) bir finansman modelinin hayata geçmesini sağlayacaktır.

Bu örnekten de görüldüğü gibi az kaynak ile çok ve etkili iş yapabilmek için öncü konumunda bulunmak ve fikrin finansmanını sağlamak sadece yatırımcılar açısından değil, sivil toplum kuruluşları tarafından da benimsenebilecek bir yöntemdir. Proje geliştirmenin kalitesini artırmak, projeye finansman bulabilmenin ve başarılı uygulamaların ilk ve en önemli adımıdır.