Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Geleceği Hazırlamak

“Geçmisi degistiremeyiz, ama gelecegi kazanabilir veya kaybedebiliriz.” Lyndon B. Johnson

Strateji çalismalarinin belki de en önemli faydasi çalismanin sonuçlarindan çok çalismaya katilan yöneticilerin fikri hazirligina yaptigi katki oluyor. Fikri hazirligi olanlar olaylari takip etmek yerine yönlendirme firsatini yakalayabiliyorlar.

Ekonomik etki alanini büyütemeyenlerin yok olmaya mahkum oldugu bir dünyada özellikle kültürel ve yapisal olarak yakin oldugumuz pazarlarda yerimizi almak için çok yönlü çalismalar gerekiyor. Bir taraftan devlet bu pazarlarin açilmasini saglamayi önemli bir hedef olarak benimsemeli, diger taraftan da özel sektör bu pazarlarda yatirima ve isbirligine giderek önemli oyuncular arasinda yer almali.

Gelecege hazirlanmak için çevremizdeki gelismeler ile ilgili senaryolari iyi degerlendirmeliyiz. Örnegin, Israil ile Filistin arasindaki baris süreci basariya ulasirsa bir sonraki adimda bu sürece Suriye de katilabilir. Böyle bir senaryonun gerçeklesmesi durumunda bir kazanç elde edebilmek için cevaplandirilmasi gereken kritik soru “Ne alabilirim?” degil, “Ne verebilirim?” olmali.

Bölgede ekonomik hayatta gelisme ve istikrar saglanmasi baris sürecinin kaliciligi için vazgeçilmez bir kosuldur. Ekonomik gelisme için önemli olan, dis yardimlardan çok dis ticaret hacminin gelismesidir. Bu nedenle Türkiye’nin askeri ve ekonomik gücü, baris sürecinin olusmasinin yani sira, barisin kaliciliginin saglanmasi için de gerekli olacaktir.

Türk ekonomisi bölgenin kalbi olabilecek altyapiya sahip. Üstelik, baris süreci ile birlikte Körfez savasindan bu yana rekabetçi avantajimizi kaybettigimiz Orta Dogu pazarlarina karayolu ile ulasimdaki engeller de ortadan kalkabilir. Böylelikle tekrardan bu pazarlarda rekabet avantaji yakalayabiliriz. Ancak, bu dönemde sadece kaybettigimiz bulmakla yetinmek yerine bakis açimizi genisletmekte fayda var. Hedefimizi girisimcilerimize daha büyük pazarlari da açmak olarak koymaliyiz.

Örnegin, bölgede istikrar isteyen Amerika’nin yapabilecegi katkilarin belki de en önemlisi Israil ile olan serbest ticaret anlasmasinin sinirlarini tüm bölgeyi kapsayacak sekilde genisletmek olacaktir. Böyle bir olasi gelismeden Türkiye’nin de faydalanmasi için simdiden hazirlik yapmali ve konuyu gündemde tutmaliyiz. Bölgesel istikrardan faydalanacak olan ülkelerle birlikte çalismak bu konunun gerçeklesme olasiligini artiracaktir.

Baris süreci yeni pazarlarin açilmasini, ekonomik gelismeyi ve bölgesel istikrari da beraberinde getirebilecek bir süreç. Bu süreçten yeterince faydalanabilmek için hem ona katkida bulunmali, hem de gerekli yönlendirmelerle gelecegi hazirlamaliyiz.
Çünkü, gelecegi hazirlamayanlar, gelecegi karsilarinda bulurlar.