Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Gönüllülüğün Şirketlere Faydaları

Geçen hafta İnsan Kaynakları Kongresi’nde üçüncü kez şirketlere “Gönüllülük Ödülleri” verildi. Özel Sektör Gönüllüler Derneği (ÖSGD) gönüllülük ödülleriyle özel sektörün nitelikli insan kaynağını, bilgi ve birikimini gönüllü olarak harekete geçirerek toplumsal sorunların çözümüne katkıda bulunmalarını teşvik edebilmeyi hedefliyor.

Bir ülkenin refah düzeyini geliştirmek için öncelikle o ülkenin kurumlarının yönetim kalitesini geliştirmek gerekir. Bu hedefe yönelik yeni yönetim anlayışı ise yöneten ile yönetilenin karşılıklı etkileşimini ifade eden yönetişim kavramı ile özetleniyor. Geniş kitlelerin ülkenin yönetimine katılımı ise ancak etkin sivil toplum kuruluşları (STK) aracılığıyla sağlanabiliyor. ÖSGD, ülkemizdeki STK’ların gelişmesi için yetişmiş insan kaynağının STK’lara yönlendirilmesini hedefliyor.

Böylelikle, ÖSGD toplum ile özel sektör arasında dinamik bir ilişki yaratabilmeyi; özel sektörde gönüllülüğün yayılmasına önderlik edebilmeyi; toplumsal sorunlara etkin çözümler üretilebilmesini desteklemeyi; ve STK’lar ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde iyi yönetişim anlayışının ülkemizde yaygınlaşmasına destek olmayı amacı ile çalışıyor.

Şirketler genellikle kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını işlerinin dışında topluma bir fayda sağlamak üzere yan bir faaliyet olarak algılıyorlar. Oysa, şirketlerin çalışanlarını toplumsal konulara çözüm üretmek üzere gönüllü çalışmaya teşvik etmelerinin kendilerine birçok faydası var. Bu nedenle, kurumsal sosyal sorumluluk projelerindeki katkıyı ölçmek için şu boyutlara dikkat etmek gerekiyor: (i) Şirketin büyümesine sağlanan katkı, (ii) Verimlilik artışlarına sağlanan katkı, (iii) Risk yönetimine sağlanan katkı, (iv) Yönetim kalitesinin artışına sağlanan katkı.

Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) projeleri çalışanların toplumun farklı kesimleriyle, farklı sorunlarıyla tanışması ve onları daha iyi tanımasını sağlayarak şirketin büyümesine de katkı sağlayabiliyor. Ayrıca, sadece yeni pazarlar aracılığıyla değil, aynı zamanda yeni ürünlerle de büyümeyi destekleyebiliyor. KSS projesi sırasında potansiyel müşterilerle kurulan samimi ortam, onları ve ihtiyaçlarını daha iyi tanımaya yardımcı olabiliyor. Önemli bir katkı da şirketi bu kesimler nezdinde ayrıcalıklı kılacak bir tanıtım fırsatı yaratılmış olması.

Örneğin, çevre konularıyla ilgilenen bir şirket, toplumun bu konudaki duyarlılıkları ve olası çözümleri daha yakından tanıyarak, bu bilgi ve deneyimi işlerine de daha kolay yansıtabiliyor. Çalışanların toplumsal katkılar nedeniyle işlerini daha mânalı olarak görmeleri motivasyonlarının artmasına yardımcı olarak, çalışma verimini de geliştiriyor.

Toplum için yapılan gönüllü çalışmalar şirketlerin sosyal lisans almalarını sağlayarak aşırı bürokrasi getirebilecek düzenlemeler için oluşabilecek talebi de azaltabiliyor. Örneğin, toplumsal katkıları yüksek olan madencilik şirketleri toplumsal tepki çekmeyerek işlerini daha etkin olarak yürütebiliyorlar. Gönüllü çalışmalarda tedarik zinciri ile birlikte çalışmak şirket değerlerinin tüm değer zincirinde yaygınlaşmasına da yardımcı oluyor.

KSS projelerinin önemli katkılarından bir tanesi de çalışanların yetkinliklerini geliştirmeye, onları topluma karşı daha duyarlı olmaya yönlendirmesi.

Ölçülmeyen performans geliştirilmez. Ölçülen ve ödüllendirilen davranışlar ise yaygınlaşır. İşte bu nedenle, “Gönüllülük Ödülleri” toplumda gönüllüğün teşvik edilmesi için önemli bir araç olarak ortaya çıkıyor. Ancak, herhangi bir ödül sürecinin adil ve güvenilir olması ve doğru davranışları teşvik edebilmesi için sağlam bir modele dayandırılması gerekir. ÖSGD gönüllülük ödülleri için hem farklı kategorileri belirlerken, hem de bu kategorilerde ödüllendirilecek davranışları ölçmek üzere soruları belirlerken üç temel prensip üzerine odaklandı: (i) Gönüllülük çalışmalarının sürdürülebilir olması, (ii) Gönüllülük çalışmalarının toplumsal bir konuda gerçekten olumlu bir etki ve fark yaratması, ve (iii) gönüllülük çalışmalarının kaynakların etkin kullanılmasını sağlayacak yaratıcılık, yenilikçilik içermesi.

Bu nedenle, gönüllülük ödülleri üç ayrı kategoride veriliyor: En Başarılı Gönüllülük Programı Ödülü; Gönüllülük Programı’nı kurumsal bir şekilde ve etkin olarak yürüten ve gönüllülüğü yaygınlaştırmada başarılı olan şirketin ödüllendirilmesi. En Başarılı Gönüllülük Projesi Ödülü; Toplumun bir ihtiyacını karşılamada başarılı olan ve/veya ilgili konuda önemli derecede katma değer ve pozitif etki yaratan Gönüllülük Projesi’nin ödüllendirilmesi. En Yaratıcı Gönüllülük Projesi Ödülü; Bir toplumsal ihtiyacı belirleyerek buna yaratıcı ve kalıcı çözüm geliştiren Gönüllülük Projesi’nin ödüllendirilmesi

En başarılı gönüllülük programını belirlemek için gönüllülük programının şirket içerisinde nasıl bir organizasyon yapısı ile desteklendiği, bu konuda şirket içi iletişim faaliyetlerinin yaygınlığı, üst yönetimin programa verdiği destek, gönüllülük anlayışının şirketin diğer paydaşlarına yaygınlaştırılmasına yönelik faaliyetler, gönüllü katkıların sonuç etkinliğinin takibine ilişkin yaklaşımlar, şirketin farklı bölümlerinin uzmanlıklarını bu programa destek vermek için nasıl kullandıkları, programın şirket içinde yaygınlaşmasını ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere ne gibi ölçümlemeler, iyileştirmeler ve yaklaşımlar sergilendiği gibi konular üzerinde duruluyor.

En başarılı gönüllülük projesini belirlemek için projenin başında hedeflerin nasıl belirlendiği ve ulaşılan sonuçlarla nasıl karşılaştırıldığı, gönüllülük projesi ile destek olunan hedef kitlenin kapsamı, proje ile hedef kite üzerinde yaratılan değişim, ve ortya konan yaklaşımların ve değişimlerin sürdürülebilir olmasına ilişkin yapılan faaliyetler değerlendiriliyor.

En yaratıcı gönüllülük projesini belirlemek için ise projede ihtiyaç belirleme aşamasında ne gibi yenilikçilik kullanıldığı, belirlenen ihtiyacın karşılanmasında ne gibi yaratıcı çözümlerin üretildiği, hedeflenen değişimler için gerekli kaynakların geliştirilmesinde izlenen yenilikçi yaklaşımlar, projelerde ne gibi yaratıcı işbirliklerinin oluşturulduğu, gerçekleştirilen farklılık, ve sonuçların kalıcılığı için kurulan teşvik mekanizmalarının hangi yenilikçi yaklaşımlar içerdiği gibi konular değerlendiriliyor.

Bu soruların sorulması bile başlı başına şirketlerin gönüllülük programlarının gelişmesine katkıda bulunuyor. Ayrıca, bu ödüllere başvuran şirketlere sunulan değerlendirme raporları ve en iyi uygulamalarla kendi uygulamalarını karşılaştırma fırsatları bularak kendi programlarının etkinliğini de artırabilecek ipuçları yakalayabiliyorlar.

Gönüllülük çalışmaları şirketler için kendi başlarına birer ödüldürBu nedenle, gönüllülük çalışmalarını teşvik eden tüm şirketler kutlanmalı. Ancak, bu sene en başarılı gönüllülük programı ödülünü kazanan Bilim İlaç’ı ve en başarılı gönüllülük projesi ödülünü kazanan Koç Holding’in ‘Meslek Lisesi, Memeleket Meselesi’ projesini iyi örnek oluşturduları için ayrıca kutluyor, ülkemizin yönetim kalitesini artırmak üzere gönüllü olarak toplumsal katkılarda bulananların artmasını diliyorum. Özellikle şirketlerimzde gönüllülüğün kurumsallaşması konusunda iyi örnek oluşturan başarılı gönüllülük programı ödülünü bu sene kazanan Bilim İlaç ve daha önceki yıllarda kazanan Boyner Holding ve Citibank uygulamalarının diğer şirketlerimiz tarafından da örnek alınması ülkemizdeki KSS uygulamalarını daha etkin hale getirecektir.

Gönüllülük, zenginliği paylaşabilmeyi ifade eden hayırseverliğin ötesinde insanın zamanını, bilgisini ve gönlünü paylaşabilmesidir. Önemli olan sadece bağış yapmak değil, kaynakların etkin kullanımını sağlayarak çözüm üretebilmektir. Bu nedenle zamanını gönülden verebilenler, gönülleri kazanırlar.