Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Gücün Sınırı

Her güç, kullanıldığında karşı gücün oluşmasına yardımcı olur. Örneğin, her hangi bir cisim hareket ettiğinde sürtünme onu yavaşlatıcı bir etki yaratır. Ayrıca, güç kullanıldığında enerjisinin azalması nedeniyle zayıflar. Bu durum fiziksel olaylar için geçerli olduğu kadar, devletler arası ilişkilerde de geçerlidir. Bu nedenle, bir sonuç elde etmek için güç kullananlar aslında istedikleri sonucu gücü sonuna kadar kullanarak değil, karşılarındakini korkutup, bezdirip dirençlerini azalatarak istedikleri çizgiye gelmelerini sağlayarak istedikleri sonucu elde etmeyi tercih ederler. Örneğin, ikinci dünya savaşının sonunda ABD’nin Japonya’ya karşı kullandığı atom bombalarının getirdiği ölümler Japonya’nın askeri gücünü azaltarak değil, moral direncini kırarak başarıya ulaşmıştır.

Üstelik devletler arası ilişkilerde kullanılan gücün çok çeşitli boyutları vardır: askeri güç, ekonomik güç, siyasi güç gibi… Örneğin, günümüzde Rusya’nın elindeki en büyük güç askeri gücü değil, Avrupa ülkelerinin kendisine enerji açısından bağımlılığı nedeniyle tek vücut olarak hareket edememesidir. ABD ise Irak savaşını başlatırken çiğnediği ilkeleri nedeniyle dünya üzerindeki moral gücünde önemli bir aşınma yaşamıştır. ABD’nin dünya üzerindeki etkinliği Afganistan ve Irak üzerinde askeri gücünü kullanmaya başlamadan önceki 2000 yılındaki konumuna göre önemli ölçüde azalmıştır. Kullanılan güç, Irak’ta çok önemli zararlara neden olsa da hedeflenen korkutmayı sağlayamadığı için ABD’yi zayıflatmıştır. Bunun istisnası olarak Libya’da sağlanan gelişme gösterilebilinir.

Bugünlerde Rusya’nın Gürcistan’da kullandığı gücün başarı şansı da sadece Gürcistan’ın değil, aynı zamanda Batı’nın vereceği tepkilerle belirlenecektir. Örneğin, Avrupa’nın Rusya’ya olan gaz bağımlılığını azaltmak için nükleer enerji sektöründe atılıma geçmesi beklenebilir. TNK-BP ortaklığında yaşananlar ise yeni yatırımlar açısından Rusya’ya duyulan iştahı azaltabilir, Rus şirketlerinin uluslararası genişlemesini güçleştirebilir.

Çoğu zaman güç kullanılarak elde edilemeyen sonuçlar, güç karşısında gösterilen tepkilerle elde edilir. Güç kullanmaktaki temel hedeflerden birisi de bu tepkileri uyandırmak olabilir. Örneğin, 9/11 terörist saldırılarının ABD ekonomisine verdiği en büyük zarar, bu saldırıda ölenlerin kaybı değil, bu saldırı karşısında tedbir almak adına gerek havaalanlarında ve limanlarda insanların ve ürünlerin hareketlerini sınırlayan veya yavaşlatan uygulamaların maliyetleridir. Bir patlayıcıyı ayakkabı topuğunda taşıyan başarısız terörist girişimi nedeniyle milyonlarca insanın her seyahatte yaşamak zorunda kaldığı zaman kaybı ve stresin maliyeti maalesef hesap bile edilmemektedir. 2001 yılı sonrasında ABD’nin uygulamaya başladığı aşırı sıkılaştırılmış vize uygulamalarının ABD’ye önemli ivme kazandıran yeni bilim adamlarının bu ülke yerine başka ülkelere yönelmesini sağlayarak yeni patentler konusundaki performansının düşmesine neden olmuştur.

En büyük güç, vazgeçebilme gücüdür. Örneğin, kaybedecek bir şeyi olmayan toplumlarda daha sık görülen intihar komandoları, aslında kaybedecek bir şeyi olmayanların yaşamlarından da vazgeçebilmeleridir. Yaşamından vazgeçemeyenlerin, yaşamından vazgeçebilmeyi göze alanlar karşısında başarı elde edebilmesi de çok zordur.

Benzer şekilde şirketlerde de üst düzey yöneticiler veya patronlar elde etmek istediklerini çalışanları üzerindeki güçlerini kullanarak değil, onları ikna ve motive ederek daha kolay ve kalıcı olarak elde edebilirler. Çünkü kullanılan güç güven ortamını zedeler ve zaman içinde gücün etkisini azaltır. Maaşından vazgeçebilecek bir çalışana karşı patronun gücü de sıfıra iner.

Özetle, en etkili güç kullanılmak durumunda kalınmayan güçtür. Güç kullanıldıkça sınırları daralır.