Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Güven Ortamı Yaratmak

“Güven ilişkisinde en zorlu yan, güvenin çok zor kazanılan ama çok kolay kaybedilen bir duygu olduğudur.”
Thomas J. Watson, Sr.

Rekabette kolaylıkla taklit edilemeyen varlıklar özel önem taşır. Parayla alınabilecek varlıklar rakipler arasında nispeten daha az kalıcı farkılıklar yaratırken, kurum kültürü gibi varlıklar kalıcı üstünlük yaratmada önemli rol oynar. Kişilerin olduğu kadar kurumların performansında da güven ortamının oluşturulması performansı önemli ölçüde etkiler.

Kurumsal güven ortamı oluşturmada üç farklı boyuta dikkat etmek getekir: (i) İletişim için güven, çalışanların bilgi paylaşımı ve sorun çözmede açıklık yaklaşımlarını etkiler. (ii) Kişiliğe duyulan güven, çalışanların aralarındaki yazılı veya sözlü anlaşmalara uyumlarını ve kurumun tutarlı olmasını etkiler. (iii) Yeteneğe duyulan güven, çalışanlarını birbirlerinin çalışma yöntemleri ve yetenekleri ile hedefe ulaşabilecekleri konusundaki inançlarını ve dolayısıyla davranışlarını etkiler.
İletişim güveni kurum içinde bilginin kolay paylaşılmasını, dolayısıyla daha hızlı geliştirilmesini; eleştirilerin açık ve yapıcı olmasını; doğruların ortaya çıkarılmasını; hataların kabul edilerek iyileştirilebilmesini; ve gizli bilgilerin üçüncü partilerden korunmasını sağlar. Bilgi çağında yaşadığımız bir dönemde iletişim güvenini sağlayabilen kurumlar önemli bir rekabet avantajı elde etmiş olurlar.

İnsanların karakterine duyulan güven, kurumların tutarlı strateji uygulamaları gerçekleştirebilmelerini; kurumsal değerlerin yaşama geçirilebilmesini; anlaşmalara her zaman sadık kalınabilmesini; ve kazan-kazan ilişkilerinin kurulabilmesini sağlar. Tutarlı kurumsal davranışın temeli olan bu güven unsuru, kurumların marka değerinin geliştirlmesinde de önemli bir fayda sağlar.
Kurum içinde yeteneklere duyulan güvenin artırılması için bu yeteneklerin açıkca tanınması; çalışanların kararlara katkılarının sağlanması; şüreçler bazında farklı kişilerden oluşan takımlarla çalışmalar yapılması; ve yetenekleri geliştirecek eğitim ve deneyim kazanma programları uygulanması gereklidir.

Kurum içinde güven ortamını geliştirmek isteyen yöneticilerin öncelikle kendi güvenme duygularını geliştirmeleri ve birlikte çalıştıkları kişilere serbesti tanıyacak olgunluğu göstermeleri gerekiyor. Güven inşa etmenin en etkin yolu sözlü iletişimle değil, davranışsal iletişimle olur. Başkalarının güvenini zedelemeyecek hassasiyeti göstermek sadece onların güvenin kazanmakla değil, aynı zamanda onların da güvenilir olmalarıyla ödüllendirilir.
Güven ortamını bozan en önemli davranış ihanettir. Maalesef en büyük ihanetler, en güvenilen kişiler tarafından yaşatılır. Dolayısı ile kurumlar bir taraftan güven ortamı yartırken, sistematik olarak denetim ve kontrol mekanizmalarını da kurmakla yükümlüdür. Ancak, kariyerleri boyunca yaşadıkları ihanetleri beraber çalıştıkları herkesden bekleyenlerin, güven ortamı yaratması ve böyle bir ortamı geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla, yaşanan ihanetlerden ders almakla birlikte yaşamda huzurun, kurumda başarının güven ortamı yaratmaya bağlı olduğu gerçeğini de gözardı etmemeliyiz.