Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Hatadan Dönebilmek

Kaynakları etkin kullanabilmek yönetimde başarının sırrıdır. Etkin kaynak kullanımının en önemli adımlarından birisi de kaynakların sonuç getirmeyecek projelere tahsis edilmesinden vazgeçebilmektir. En hızlı kaynak geri dönüşümü onu boşa harcamamaktır. Elbette, kötü niyetli olmadıkça hiçbir yönetici göz göre göre kaynakları boşa harcama kararı almaz. Ancak, başında verimli olarak değerlendirilen kaynak kullanım kararlarından bir kez momentum yakaladığında, projenin istenilen sonuçları veremeyeceği gözüktüğünde bile vazgeçmek çok güç olabiliyor. Bu nedenle de kaynaklar projeleri sonuçlandırmak adına verimsiz şekilde kullanılabiliyor.

Başlatılmış herhangi bir projeyle ilgili şüphe oluştuğunda yönetim ekibinin kendisine şu soruları sormasında fayda var: (i) Projeyi sonuçlandırmadan kapatırsak başkalarının yönetim ekibine duydukları güven zedelenir mi? (ii) Projeyi durdurma kararı yönetim ekibinin kariyerlerini olumsuz etkiler mi? (iii) Bu projeyle ilgili olarak kamuoyuna yapmış olduğumuz açıklamalar nedeniyle mahçup olur muyuz? (iv) Projenin ilerlemesi için paydaşlarımıza verdiğimiz sözlerden dönmek ileride onların bize güvenini zedeler mi? (v) Projenin gelişimi ile ilgili bazı olumlu göstergeleri, herşeyin olumluya döneceği şeklinde algılama riskimiz var mı? (vi) Projeyi durdurmanın maliyeti sonuçlandırmaktan daha yüksek olur korkusu yaşıyor muyuz? (vii) Rakiplerimize bizi kritik edecek bir silah vermiş olur muyuz?

Bu soruların çoğunluğuna olumlu cevap veren bir yönetim ekibinin projeyi tarafsız olarak değerlendirme kapasitesinde zaafiyet olduğu söylenebilir. Bu nedenle, özellikle büyük projelerin değerlendirilmesinde bağımsız, tarafsız, ve farklı bakış açılarına sahip yönetim kurulu üyelerinin varlığı önem kazanır.

Başarılı olmayacağı konusunda ciddi şüpheler beliren projeler hakkında zararın nasıl sınırlandırılabileceğine ilişkin bir plan yapılması doğru kararların verilmesine yardımcı olur. Bu plan projenin durdurulması nedeniyle olumsuz olarak etkilenebilecek tüm paydaşlar için ne gibi olumsuzluklar yaşanabileceği ve bunların en aza indirgenebilmesi için hangi adımların atılabileceğini ve bunların maliyetiyle ilgili tahminleri içermelidir.

Ayrıca, hatalardan ders almak için organizasyonların yapabilecekleri var: (1) Fikirleri test etmek ve deneyler yapmak için elverişli bir ortam yaratmak ve kaynak ayırmak. (2) Hataların bir an önce ortaya çıkarılmasını teşvik etmek. Bazı kuruluşlar hatalarını çalışma arkadaşlarıyla paylaşanlara bu hatalar için ödül bile veriyorlar. (3) Hataların detaylı analizinin yapılmasını, kök nedenlerin bulunmasını teşvik etmek ve kaynak ayırmak. (4) Hataların tekrarını önleyecek sistem yatırımlarını yapmak.

Böyle bir ortam geliştirebilmek için liderlere önemli görevler düşüyor. Liderler hatalara suçlama yerine yapıcı eleştiriyle yanıt verilmesini sağlamalı. Ayrıca, kurumda güven duygusunun gelişebilmesi için öncelikle, kendi hatalarını ve bunlardan çıkardıkları dersleri paylaşmalı, bunu ortak bir öğrenme sürecine dönüştürmeli, buna olanak verecek şeffaf bir ortam yaratmalı. Liderlerin kurumdan başarısızlık korkusunu silmeleri, öğrenme ve gelişmeye büyük bir ivme kazandırıyor.

Özetle, hatadan dönebilmek bazen en verimli yatırım kararı olabilir. Aynı zamanda her hata altın değerinde bir öğrenme fırsatıdır. Kurum kültürünün bu fırsatları değerlendirecek şekilde yapılandırılması ise ceza odaklı bir yaklaşım yerine öğrenme odaklı bir yaklaşımın benimsenmesiyle sağlanabilir.