Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

İlk Olabilmek

Herşeyin ilki özeldir. İlk aşk, ilk çocuk, ilk iş. Hepsi özeldir.

Rekabetçi piyaslarda da ilk olmanın getirdiği avantajlar önemlidir. Sakal traşında ilk akla gelenin “Gillette” firmasının adından gelen ‘jilet’ olması, fotokopinin neredeyse bir diğer adının ‘xerox’ olması, kağıt mendil yerine ‘selpak’ isminin kullanılması, bir konuda ilk önce yaygın kullanıma ulaşan firmanın ne kadar önemli bir avantaj elde ettiğinin göstergesidir.

Piyasaya ürünleri ilk sunan şirket olmak hem yaratıcılık, hem de uygulama hızı açısından yüksek performans gerektiriyor. Ancak, ilk olmak her zaman en karlı şirket olmayı sağlayamıyor.

Öncülük, sadece yeni bir ürün yaratmakla sağlanamıyor. Dolayısıyla, bir ürünü piyasaya ilk sunamayan şirketlerin, karlılığı sağlamak için lideri takip etmek yerine, başka alanlarda öncülüğü ele geçirmeleri gerekiyor. Bu konulara dikkat eden takipçiler karlılığı yakalayabiliyorlar.

Piyasada ilk olmak her zaman yeni bir ürün yaratarak değil, bazen eski bir ürünü yeni bir pazara sunmakla da gerçekleştirilebilir. Özellikle Türkiye gibi teknolojik gelişmelerde öncü bir konumda bulunmayan bir ülke de başka coğrafi pazarlarda başarılı olmuş ürünlerden esinlenerek piyasada yer edinmek önemli bir fırsattır.

Özellikle askeri amaçlı araştırma fonlarından faydalanarak üretilen ürünlerin ticari piyasaya uyarlanması önemli fırsatlardan birisidir. Örneğin, internet bu tip fonların yoğun olarak kullanıldığı Rand ile çeşitli araştırma üniversiteleri arasında iletişimi kolaylaştırmak için kurulan “arpanet” adlı yaklaşımın bir sonucu olarak hayatımıza girmiştir.

Öncülüğü ele geçirmek isteyenler, “her şeyi ben bilirim, ben yaparım” yaklaşımından vazgeçmelidir. Başkalarının bilgi ve deneyimlerinden faydalanmadan öncü olmanın gerektirdiği hızı yakalamak güçtür. Özellikle mevcut ve test edilmiş teknolojilerden faydalanmak, çoğu kez ilk olmayı ve piyasada yaygınlaşabilecek üretim kapasitesine ulaşabilmeyi sağlar.

Örneğin, son dönemlerin en önemli bilim yarışını (insanın genetik haritasını çıkarma) kendi araçlarını üreten değil, hazır araçları kullananlar kazanmıştır.

Bir ürünü piyasaya sunarken mühendislere teslim olmamak ve müşteriler için en çok değer yaratacak özellikleri iyi işlemeye başlar başlamaz, ürünü piyasaya sunmak gerekiyor. Bir ürünün ideal hale getirilmesini, bir çok özelliği içermesini beklemek genellikle hem öncü konumu kaybetmeyi, hem de müşteri için asıl değeri algılamayı güçleştirmeyi göze almak demek oluyor. Pazarda öncü olmakk için “mükemmel iyinin düşmanıdır.” kavramını unutmamak gerekiyor.

Ancak, ürünün piyasada kabul görmesini beklemeden yoğun bir pazarlama faaliyetine girmek de tehlikeli olabiliyor. Bu nedenle belli pazarlarda ürnü test etmek ve müşteri beklentileri doğrultusunda uyarlamaları yapmak için zamana ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Aynı şeklide, ürünün yaygın olarak piyasaya sunulması için gerekli üretim ve dağıtım kapasitesine ulaşması da önem taşımaktadır. Örneğin, Marmara 34 birası yoğun bir reklam kampanyasıyla piyasaya sürülürken dağıtım kanallarında bulunabilirliği sağlanamadığından, reklamları daha çok rakiplerine yaramıştır.

Yeni bir teknolojinin getirdiği avantajlardan tek başına faydalanma güdüsü, özellikle ağ ekonomilerinin geçerli olduğu durumlarda bir dezavantaja dönüşebiliyor. Örneğin, Sony’nin Betamax teknolojisini lisans olarak başkalarına vermemesi, VHS’in ise lisans vererek daha hızlı yaygınlaşma sağlaması sonunda VHS standardının kazanmasına yol açmıştır. Benzer bir yaklaşımla Apple kendi işletme sistemini diğer PC üreticilerine lisans etmememekle Microsoft’un güçlenmesini sağlamıştır. Dolayısıyla, “Rab’bena, hep bana” anlayışı yeterli yaygınlaşmaya ulaşmayı geciktirerek, geniş bir kullanım alanı kazanmayı imkansız hale getirmektedir.

Pazarda yaygınlık kazanmak ve tanınmak önemli bir pazarlama yatırımı gerektirir. Dolayısıyla, ya marka değeri yaratmak için gerekli kaynakları ayırmalı, ya da güvenilir marka değerine sahip firmalarla işbirliği projeleri gerçekleştirilmelidir.

Piyasaya ilk girenlerin karlı müşterileri uzun vadeli kontratlara bağlamaları, onları yakından takip etmek isteyen rakiplerinin işini güçleştirir. Aynı zamanda, uzun vadeli kontratlar, öncü firmanın yatırım yapma kapasitesini de geliştirerek aradaki farkı açmasına yardımcı olur.

Benzer şekilde, önemli tedarikçilerle münhasır anlaşmalara gimek, öncü firmaların bu konumlarını korumalarını kolaylaştırıcı bir yaklaşımdır.

Öncü firmaların dikkat etmesi gereken konulardan biri de fiyatları çok yüksek tutarak piyasaya rakip davet etmekten kaçınmaktır. Kazancın, başka faaliyetlere yöneltilmesi yerine, piyasadaki yaygınlığı ve üründeki gelişmeleri finanse etmek üzere kullanılması öncülüğün kalıcılılığını sağlamak için önem taşımaktadır. Başarıda süreklilik için yatırımda devamlılılık gerekir.

Öncülüğün gereklerinden biri de bu konumu sağlama yeteneklerine sahip insan kaynaklarının iyi yönetilmesidir. Liderlik ve yaratıcılık yeteneklerine sahip çalışanların, diğerleri için mıknatıs fonksiyonu gösterdikleri bilinmektedir. Bu niteliklere sahip çalışanların firmaya bağlılıklarının sağlanması sürekli gelişmenin önemli araçlarından birisidir.

Özetle, ilk olmak sadece yaratıcı bir ürün geliştirmekle değil, piyasada yaygınlık kazanacak ve bu konumu sürdürülebilir kılacak bir çok faaliyetin birlikte gerçekleştirilmesiyle sağlanabiliyor. İlk olmanın avantajını karlılığa dönüştürebilmek için bu faaliyetleri ve gerekli kaynakları planlamak ve uygulamak gerekiyor.