Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kamu Sektöründe Fizibilite

Kamu sektörü projeleri toplumsal fayda sağlamak üzere gerçekleştirilen ve vergi gelirleriyle finanse edilen yatırımlardır. Bu nedenle, projeye başlamadan önce dikkatle incelenmesi ve fizibilitesinin detaylı bir şekilde tespit edilmesi gerekir. Bir kamu projesinin sağlıklı bir şekilde fizibilitesinin yapılabilmesi için konuya farklı açılardan yaklaşmak gerekiyor.

Bir proje öncelikle ekonomik olarak artı değer yaratma potansşyeli ile değerlendirilerek ekonomik fizibilitesi test edilmelidir. Bu nedenle, projenin gerçekleşmesi için gerekli tüm maliyetler ve proje sayesinde sağlanabilecek faydaların ekonomik boyutu değerlendirilmelidir. Kamu projelerinin değerlendirilmesinde genellikle ekonomik fizibilite yapılırken maliyetler açısından sadece devletin katlanacağı maliyetler gözönüne alınıyor. Faydalar konusunda ise sadece projenin kamu sektörü için sağlayacağı yeni gelirler değil, toplumsal faydalar değerlendiriliyor. Bu nedenle, hem kamu sektörü aşırı bir yatırım eğilimi içinde oluyor, hem de proje uygulamaları çoğu kez kıt kaynaklar ve yanlış değerlendirmeler nedeniyle çok uzun zamanda gerçekleştiriliyor. Devlet Planlama Teşkilatının yaptığı bir çalışmaya göre kamu projeleri orjinal ekonomik fizibilitelerde öngörülen sürenin yaklaşık üç misli zamanda tamamlanıyor!!

Oysa, öncelikle ekonomik fizibiliteler yapılırken sadece kamu sektörü aşısından değil, aynı zamanda toplum olarak üstlenilecek maliyetler de gözönüne alınmalı. Örneğin, İstanbul’un en işlek caddelerinde yapılan iyileştirme çalışmalarının ekonomik fizibilitesi sadece projenin ihale bedelinin en düşük bedelle gerçekleştirilmesi mantığı ile yapılırsa, o yolu kullanan vatandaşların yapım süresince üstlenmek zorunda kalacakları zaman maliyeti, benzin maliyeti, stres nedeniyle sağlık maliyeti, artan kazalar nedeniyle oluşan maliyetler gözönüne alınmazsa proje aslında en ekonomik şekilde gerçekleştirilmek üzere planlanmamış olur. Bu faktörlerin ekonomik fizibilite içerisinde değerlendirilmesi projenin günde 24 saat çalışılarak uygulanmasının en ekonomik yöntem olacağını gösterir.

Fizibilite çalışmaları ekonomik boyutun yanısıra sosyal, yönetimsel, teknik, finansal, kültürel, çevresel, güvenlik, politik ve piyasa boyutlarını da değerlendirmelidir. Örneğin, bir projenin hangi yönetimsel kaynaklarla yönetileceği, bu konuda yeterli kaynağın olup olmadığı en az ekonomik boyut kadar önemlidir. Birçok projenin ekonomik fizibilitesi yönetimsel fizibilitesindeki sorunlar nedeniyle planlandığı gibi gerçekleşmiyor.

Örneğin, sosyal ve güvenlik boyutları açısından yaptıkları değerlendirmeler nedeniyle bir yörede yaşayanlar, o bölgeye büyük ekonomik fayda sağlayacağıını bilmelerine rağmen örneğin bir otoyol bağlantısı yapılmasını istemeyebiliyorlar. Bazı büyük baraj projelerinin kültürel ve çevresel etkileri nedeniyle fizibilitelerinin ekonomik olmaktan çıktığı biliniyor.

Özellikle Bakü-Ceyhan boru hattı gibi projeler için politik ve finansal boyutlar fizibilte açısından en önemli boyutlar olarak ön plana çıkıyor. Bu projenin gerçekleşmesinde sadece projenin geçtiği ülkelerin değil, aynı zamanda A.B.D.’nin desteğinin de kritik bir rol oynaması bu durumun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Özetle, kamu sektöründeki projeler için fizibilite yapılırken tüm paydaşların belirlenmesi ve projenin tüm paydaşlar açısından ayrı ayrı ve tüm farklı boyutlarıyla değerlendirilmesi önem taşıyor.