Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kamusal Nitelikli Hizmetler

Bazı hizmetler sadece o hizmetin ücretini ödeyenlere değil, aynı zamanda toplumun daha geniş kesimlerine de fayda sağlıyor. Faydalanmanın sınırlandırılamadığı bu hizmetler “kamusal nitelikli hizmetler” olarak nitelendiriliyor. Örneğin güvenlik hizmeti, bu niteliği taşıyan hizmetler için güzel bir örnek. Bir mahallenin güvenliğini sağlamak üzere o mahallede bir polis karakolu inşa edilmesi durumunda bu yatırıma katılsın veya katılmasın tüm mahalle sakinleri bu hizmetten yararlanıyorlar. Benzer şekilde güçlü bir orduya sahip bir ülkenin tüm vatandaşları bu ordunun sağladığı güvenlik hizmetinden faydalanıyor. Kamusal nitelikli hizmetlerin bu özelliği küresel bir boyut da kazanabiliyor. Nitekim, ABD’nin güçlü silahlı kuvvetleri uzun yıllar boyunca maliyetlerine katkıda bulunmamalrına rağmen Avrupa ve Japonya’ya da güvenlik sağladı.

Çevrenin korunması da kamusal nitelikli bir hizmet. Çünkü bir şehirde karunan çevre sadece o şehir halkının yaşam kalitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel ısınmanın önlenmesine de olumlu katkıda bulunarak dünyanın dört bir köşesindeki insanlara da fayda sağlamış oluyor. Örneğin, Brezilya’daki yağmur ormanlarının korunması, dünyanın diğer bölgelerindeki olumsuz iklim değişikliklerini önleyerek küresel bir kamu nitelikli hizmet özelliği kazanıyor.

Benzer şekilde bir ülkede sağlık konusuna yapılan yatırımlar hastalıkların önlenmesine ve küresel yayılımına fırsat tanınmamasına yol açıyor. Örneğin, Afrika’da AIDS hastalığı ile zamanında mücadele edilememiş olması bugün birçok ülkedeki önemli bir sorunun da başlangıcı oldu. Çin’in SARS hastalığı ile başa çıkabilmesi bu hastalığın dünyanın diğer köşelerine yayılmasını da önlemekte yardımcı oluyor.

Eğitim ve bilginin de kamusal nitelik taşıdığı söylenebilir. Çünkü eğitimli toplumlar hem daha güvenli, hem de refah düzeyi daha yüksek olmaları nedeniyle sadece kendi ülkeleri için değil, dünya için de birer değer ifade ediyorlar. Yönetim kalitesi ve iyi yönetişim de kamusal nitelik taşıyor. Çünkü güven veren bir yönetim sistemine sahip olmayan toplumlar diğerleri için de bir risk oluşturuyor.

Kamusal nitelik taşıyan hizmetlerle ilgili en önemli sorun, bu hizmetlerin üretilmesi için yeterli yatırım yapılamaması. Çünkü diğerlerinin finansmanı ile sağlanan faydalardan bu hizmetin üretilmesine yeterli katkıyı yapmayanlarca da paylaşılabiliyor. Bu nedenle kamusal nitelikteki hizmetlerin üretilmesi piyasa mekanizmasına bırakılmıyor ve devlet gücüyle toplanan vergilerle finanse ediliyor.

Bir ülke için geçerli olan bu uygulama, küresel anlamda yaptırım gücü olan bir yapı olmadığı için dünya açısından optimal sonuca ulaşmak güç oluyor. İnsanların karşılıklı bağımlılığının ve birlikte gelişmenin öneminin arttığı bir yüzyılda insanlık olarak bu kamusal nitelik arzeden hizmetlere yaptığımız yatırımı artırmanın yollarını bulmalıyız. Bu nedenle güven veren bir küresel yönetişim sistemini nasıl oluşturabileceğimiz konusunda fikir üretmemiz gerekiyor.

Böyle bir sistemin temelindeki felsefe insanların kendi geleceklerini biçimlendirmede söz sahibi olması, küresel karar alma süreçlerine katılabilmesi olmalıdır. Modern çağın insan hakları ve demokrasi kavramlarının içeriği budur. Yönetim kavramından, katılımı ve karşılıklığı ifade eden “yönetişim” (governance) kavramına geçişin temelinde de bu dönüşüm var.
Sürdürülebilir bir gelişme ve dünya barışı için aldığımız kararların başkalarını nasıl etkilediğini iyi anlamalı ve kendimizi bencillikten arındıracak bilgelik düzeyine erişmeliyiz. Bu yöndeki girişimlerde ve çalışmalarda bireylere, sivil toplum örgütlerine, iş dünyasına, devlet adamlarına ve uluslararası kurumların yöneticilerine önemli görevler düşüyor.