Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kıyaslama Öğrenmeyi Geliştirir

Kalite denince ilk akla gelen belli standartlara uyan, güzel, gelişmiş, gibi sıfatlardır. Oysa bunların ötesidir, “kalite”. Kalite, kısaca, beklentileri aşmak demektir. Bu tanımıyla da insanlığın, sürekli gelişmenin bir ifadesini içerir. Dinamik bir kavramdır. Çünkü, insanların beklentileri her karşılandığında yükselme eğilimi gösterir.

Bir kaç sene önce “kaliteli “olarak nitelendirilen bir ürün bugün “sıradan”, yarın ise “kabul edilemez” olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla, kaliteli ürün ve hizmet sunabilmek için her zaman kendini aşabilme yeteneğine kavuşmak gerekiyor. Bu nedenle, sürekli olarak öğrenmeyi temel hedef edinmeliyiz. Öğrenmeyi geliştiren en önemli araçlardan birisi de “kıyaslama” çalışmalarıdır.

Ölçülmeyen performans geliştirilemez. En azından geliştirildiği tespit edilemez. Ancak, ölçüm sadece tek başına değerlendirilebilecek bir bilgi değildir. Bir verinin bilgiye dönüşebilmesi için tanımlanması ve karşılaştırılması gerekir. Örneğin, 3. iyi bir not mudur? Dört üzerinden yapılan bir değerlendirmede iyi olabilir, ama on üzerinden yapılan değerlendirmede pek de iyi sayılmaz. Değerlendirmenin kaç üzerinden yapıldığına bakılmaksızın sınıfın en yüksek notu 3. ise, 3’ü iyi olarak değerlendirebiliriz. Daha önceki notları çok daha düşük olan bir öğrencinin 3 alması ise bir gelişme olarak kaydedilebilinir. Daha önceki notlarının hepsi tam olan süper bir öğrencinin 3 alması ise o sınavın geçerliliğiyle ilgili soru işaretleri doğurabilir. Özetle, sadece 3 rakamını bilmek o notun nasıl değerlendirilmesi gerektiğini tek başına açıklayamaz. Bir notun hangi standartlarda, hangi ortamda, hangi kapsamda verildiği; başkalarının benzer standartlarda, ortam ve kapsamda nasıl sonuçlar elde ettiği; ve daha önceki sonuçlarla karşılaştırılmasını bilmeden herhangi bir ölçümü değerlendirmek mümkün olmaz. Bu nedenle, kıyaslama herhangi bir ölçümü anlamlandırmak ve o ölçümden çıkarımlar yaparak öğrenmek adına gerekli bir adımdır.

Kıyaslama çalışmalarında ilk adım kıyaslama konusunun, bir başka ifade ile hangi konudaki performansın iyileştirilmek istendiğinin, belirlenmesidir. Kıyaslama konusu hem ölçüm, hem de kıyaslama ortağının belirlenmesini etkiler.

İyi bir kıyaslama çalışması için öncelikle belirlenen konuda iyi bir ölçüm sistematiği geliştirmek gerekir. Bu nedenle, gelişim için öğrenme sağlanması için yapılacak bir kıyaslama çalışması ölçümlemede beş önemli adıma dikkat etmelidir: (i) ölçümleme yapılacak süreç tanımlanmış mıdır?, (ii) yapılan tanımın kapsamı yeterli midir?, (ii) uygulama tanımlanan alan ve kapsamın tamamında gerçekleşmekte midir?, (iv) uygulamada zaman içerisinde bir gelişme izlenmekte midir?, (v) gelişmeyi sürekli kılacak yaklaşım sergilenmekte midir?, ve bu yaklaşımın sürdürülebilirliği için yeterli kaynak tahsis edilmekte midir? (BaSICS ölçüm metodolojisinin detayları için bknz: www.arge.com  sitesinde Yayınlarımız/ARGE Kurumsal Yönetişim Modeli)

Kıyaslama çalışmalarında ikinci önemli konu ise kıyaslama ortağı bulmaktır. Genellikle şirketler kendi sektörlerindeki diğer şirketlerin performanslarıyla kıyaslama yapmak isterler. Ancak, özellikle rakipler farklılığı iç süreçleriyle sağladıklarından bu süreçlerle ilgili bilgileri paylaşmak istemezler. Oysa, kıyaslanacak süreç konusunda farklı sektörde olan ancak daha iyi performansa sahip şirketlerle kıyaslama yapmak daha etkin öğrenme sağlayabilir. Bir örnek vermek gerekirse, II Dünya savaşı sırasında dünyanın en hızlı ilerleyen ordusu konumuna gelen Alman ordusu bir ülkeyi işgal ettikten sonra asayişi korumak için ihtiyacı olan süvarilerin atlarını aynı hızda işgal ettiği ülkelere taşıyamayınca, kıyaslama çalışması için başka orduları değil, sirkleri kullanarak bu sorununu çözme yoluna gitmişti. Benzer şekilde, müşterelerine kredi verme sürecini kıyaslamak isteyen bir süpermarket bu süreci diğer süpermarketlerle değil, en çok kredi veren bankalarla kıyasladığında daha iyi öğrenme sağlayabilir. En iyilerle kıyaslama, en iyi öğrenmeyi sağlar. Üstelik farklı sektörlerde kıyaslama ortağı bulabilmek de daha kolay olur.

Kıyaslama çalışmasında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da farklı ortamlarda yapılan ölçümlemelerin normalize edilmesidir. Farklı ortamlarda aynı süreçler farklı çalışabilir. Bu nedenle, ölçümlemenin aynı şartlarda nasıl gerçekleşebileceğinin tespiti ve şartları farklılılaştıran unsurların belirlenmesi hem karşılaştırmaların daha doğru yapılmasını sağlar, hem de öğrenmeyi tetikler. Bu adımda farklı kurumlardaki performans farklılıklarının nedenlerini anlamayı, bahane üretmek için değil, öğrenerek gelişme için kullanılması önemlidir.

Son olarak, öğrenimlerin uygulanması aşaması gelir. Bu nedenle, kıyaslama çalışmalarının sonucunda mutlaka gelişim hedefleri, atılacak adımların fizibilitesi ve sorumlulularının belirlendiği bir iş planı ortaya konmalıdır. Uygulanmayan öğrenim, değer yaratmaz.

İyi bir kıyaslama çalışması şirketlerin performanslarını geliştirmelerini, maliyetlerini azaltmalarını, hatalarını düzeltmelerini ve yenilikçiliklerini geliştirmelerini sağlar. Ancak, bu faydalardan sadece bir tanesine odaklanmak kıyaslama çalışmasından stratejiyle uyumlu olmayan anlamlar çıkartılmasına neden olabilir. Bu nedenle, kıyaslama çalışması için seçilecek alanın kurum stratejisini destekleyecek şekilde seçilmesi, kıyaslama ortaklarının en iyiler arasından seçilmesi, ölçümlemelerin kapsam ve karşılaştırılabilirlik olarak uygun ve dengeli olması ve öğrenimlerin sonuç odaklı iş planlarına dönüştürülmesine özen gösterilmelidir.