Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kızlarını Eğiten Yaşam Kalitesini Geliştirir

Bir toplumun gelişmesi, yaşam kalitesinin artması, o toplumun insan kaynaklarını ne kadar etkin kullandığı ile belirleniyor. İnsan kaynağının verimli ve etkin kullanımı ise eğitim ile belirleniyor. Nitekim, ülkelerinde ciddi bir eğitim reformu gerçekleştiren ülkelerin, bu reform başladıktan sonra 10-15 sene içinde ekonomik gelişmelerinde zıplama yaşadıkları biliniyor. Ülkelerin nüfus yapılarında bazı farklılıklar olsa da, ortalamada toplumların yarısını kadınlar oluşturuyor. Böylesine önemli bir kaynak için eğitimde fırsat eşitliği sağlayan ve kızlarını da iyi eğiten toplumların refah düzeyleri ve yaşam kaliteleri artıyor. Çünkü eğitim, sadece eğitim alan kişiyi değil, çevresini de etkliyor.

İyi eğitim alanlar öncelikle kendilerine fayda sağlarlar. Çünkü verimlilikleri ve etkinlikleri artar. Bu nedenle, eğitim seviyesi tek belirleyici olmasa da genelde gelir düzeyini olumlu olarak etkileyor. Bu nedenle eğitim kadın-erkek arasındaki gelir eşitsizliğini gidermenin en temel araçlarından biridir.

Eğitimin yaşam kalitesini olumlu etkilediği bir diğer alan da aile içi ilişkilerde kendisini göstermektedir. Örneğin, iyi eğitim eşlerin gelir düzeyleri arasındaki farklar azalır ve ilişkinin daha dengeli olmasına yardımcı olur.

Bunun yanısıra, genellikle iyi eğitim alanların çalıştıkları iş kollarında çalışma ortamı da daha caziptir. Dolayısıyla, hayatlarının önemli bir kısmını geçirdikleri ortamın kalitesi yaşam kalitesini etkiler. İş stresinin, aile ilişkilerine yansıması azalır.

Eğitim seviyesinin nüfus planlamasıyla doğru bir korelasyonu olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, eğitim fakirliğin de panzehiri sayılabilir.

Anneleri iyi eğitilmiş bir toplumun çocukları da daha iyi eğitim görürler. Dolayısıyla, iyi eğitimin kendini artırıcı ve nesiller arası gelişimi motive edici bir yönü vardır. Yine iyi eğitm görmüş annelerin çocukları sağlık açısından da daha iyi bir konumdadır. Daha iyi beslenip, daha iyi bakılmaları fiziksel ve ruhsal gelişimlerine katkıda bulunur.

Eğitim görmüş kadınların kendi sağlıklarına daha iyi baktıkları stresten daha az etkilendikleri ve sorunlara daha kolay çözümler ürettikleri gözlenmektedir.

İstatistikler, hane halkının satın alma kararlarında kadınların ön planda olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, eğitim görmüş kadınlar daha bilinçli seçimler yapabilmeleri nedeniyle, piyasaların daha verimli çalışmasını ve rekabet gücünün artmasını da sağlar.

Eğitim seviyesinin gönüllülük ve bağışçılık ile de olumlu bir ilişkisi vardır. Dolayısıyla, kadınları iyi eğitilmiş bir toplumda toplumsal barış, ve toplumsal sorunların çözümüne gönüllü katkıda bulunma motivasyonu da yüksek olur.

Yapılan araştırmalar, kadınların eğitim seviyesi arttıkça ailelerin kendi gelecekleri için hazırlık yapmaya olan eğilimlerinin arttığını göstermektedir. Dolayısıyla, eğitim yaş grupları arasındaki gelir dengesinin de daha sağlıklı olarak kurulmasına yardımcı olur.

Eğitim seviyesi arttıkça toplumda yeniliklerin ve teknolojinin benimsenme hızı da artar. Dolayısıyla, eğitim seviyesi, gelişme ve katma değer için gerekli olan Ar-Ge yatırımlarının da artmasına yardımcı olur.

Eğitimin toplumsal aşırılıkları ve suç oranlarını da azalttığı tespit edilmiştir. Eğitimli bir toplum aynı zamanda daha da güvenli bir yaşam demektir.

Özetle, toplum olarak kızlarımızın eğitimine ayırdığımız kaynakları artırmak, yaşam kalitesimizin kalıcı olarak artırılmasını sağlayacaktır.

Toplumda “Kızını dövmeyen, başını döver” sözünün yerini “Kızını okutmayan, ailesinin yaşam kalitesini köstekler” sözü aldığında, yaşam kalitesi yüksek bir ülke olma yolunda önemli bir adım atmış oluruz.