Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Krizden Fırsat Çıkarabilmek

Krizlerin en önemli faydası sorgulanmayanları sorgulama fırsatı yaratmasıdır. Pazarın büyüdüğü, kârlılıkların tatminkâr olduğu dönemlerde temel odak nasıl daha fazla kaynak yaratılabileceği, büyümeden nasıl daha fazla pay alınacağı gibi konular olur. İş yapış biçimleri, genel gider yapıları, verimlilik gibi konuların sorgulanması ikinci plana kalır. Kriz, beklenmedik bir değişim olarak nitelendiğinden, sürpriz kavramını da içerir. Sürpriz ise insanların alışkanlarını değiştirebilmeleri için önemli bir girdidir.

Sevdiği bir insanı kalp krizi nedeniyle kaybeden bir insanın kendi yaşam alışkanlıklarını gözden geçirip daha sağlıklı alışkanlıklara yönelmesi krizden fırsat çıkarma örneğidir. Bir insanın kendisinde veya ailesinde önemli bir sağlık sorunu ile karşılaştığında sigarıyı bırakma kararı vermesi gibi…

Kriz ile karşılaşıldığında öncelikle yöneticinin kendisinin ve çevresinin moralini yüksek tutması önemlidir. Gelecek ile ilgili umudunu yitirenlerin, bugünkü sorunlara çözüm üretecek yenilikçilik ve kararlılığı sergilemesi güç olur. Dünya üzerinde yaşamlarını en uzun süre sürdürebilen türlerin ortak özelliği güçlü olmaları değil, değişen şartlara uyum sağlayabilme yetkinlikleri olduğu unutulmamalı.

Öncelikle, her şirketin farklı birer genel gider, değişken gider yapısı olduğunu ve değişen piyasa şartlarında mevcut yapının ideal yapı olma olasılığının çok düşük olduğu değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, değişen şartların kendi şirketimizi hem rakiplere göre hangi alanlarda göreceli olarak avantajlı duruma getirdiğini, hem de dezavantajlı olduğumuz konularda hangi hızda ne gibi değişiklikler yapmamız gerektiğini ortaya koyar.

Örneğin, değişken giderleri rakiplerine göre daha düşük olan bir şirket, düşen ulaşım maliyetleri nedeniyle daha geniş bir pazarda rekabetçi hale gelebilir. Ancak, kriz nedeniyle maliyet açısından elde edilen bu rekabetçi avantajı kârlılığa çevirebilmek için bu yeni pazarlardaki pazarlama ve satış faaliyetlerini artırmak gerekir. Bu şirket krizi bu şekilde değerlendirmeyip maliyetleri kısmak üzere küçülmeyi seçerse, yüksek sabit giderleri nedeniyle batabilir.

Kriz, aynı zamanda yüksek fiyatları nedeniyle eskiden elde edilmesi güç varlıkları edinmek için de bir fırsat olabilir. Özellikle, krize yüksek borçlulukla yakalanan şirketler, ellerinde bulunan bazı varlıkları, pazarları satmak durumunda kalabilirler. Bu açıdan proaktif bir yaklaşımla, stratejik olarak kendi şirketiniz için önemli bulduğunuz varlıkları satın almak üzere harekete geçme konusu da kriz dönemlerinde değerlendirilmesi gereken konular arasındadır.

Kriz, aynı zamanda insan kaynakları konusunda da önemli fırsatlar getirebilir. Kriz dönemleri performansı düşük çalışanlardan ayrılmak, zor durumdaki şirketlerden nitelikli personeli kazanmak ve mevcut insan kaynağının yetkinliklerini geliştirmek için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Kriz dönemleri müşteri ilişkilerini geliştirmek için de önemlidir. Zor dönemlerde yanında olduğunuz müşteriler kriz dönemini atlatabilirlerse, uzun dönemli müşteri haline gelirler. Örneğin, Türkiye’de banka satın alan birçok yabancı banka devletleştirildikleri için odaklarını Türkiye’den uzaklaştırdıkları bir ortamda piyasayı ve müşterileri yakından tanıyan Türk bankalarının pazar paylarını kalıcı olarak artırma fırsatları doğmaktadır. Benzer şekilde, nakit durumu güçlü şirketler tedarikçilerinden önemli iskontolar alabilirler. Müşterilerinden tahsilatta zorlanıldığında, o müşteriyi kaybetmek yerine bazı hizmetleri müşteriye yükleyerek daha çok değer yaratmak mümkün olabilir.

Özetle, krizden fırsat yaratabilmek için iş yapış şekillerini baştan ele almak ve değişen şartlarda rekabetçilik düzeyi artan boyutlardan faydalanmak için gerekli yatırımlardan kaçınmamak, rekabetçi zaafiyeti olan alanlardan ise çıkmak gerekir. Bu nedenle, herkese aynı şekilde uygulanan fiyat indirimleri, işten çıkarmalar gibi ortalama çözümlere değil, her tedarikçiye, çalışana, müşteriye özel çözümlere yönelmekte fayda vardır. Bu ise tüm süreçlerin stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmesini gerektirir.