Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Küresel İlkeler Sözleşmesi Sektörel Yayılım

Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact) Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından ilk olarak 31 Ocak 1999 tarihinde Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşma sırasında önerilmiş ve 26 Temmuz 2000 tarihinde Birleşmiş Milletler merkezinde başlatılmıştır. Bu sözleşme yasal yaptırımı olmayan gönüllü bir uygulama. İmzalayan kurumları küresel ekonominin dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini sağlamak için gerekli çevresel ve sosyal konularda belli ilkelere uymaya tüm dünya halkları için yatırımlar yapmaya çağırıyor.

Bugüne kadar 8000’e yakın şirket ve sivil toplum kuruluşu tarafından imzalanan Küresel İlkeler Sözleşmesi, imzalayan kuruluşlar için insan hakları, çalışma standartları, çevre duyarlılığı ve yolsuzlukla mücadele gibi konular çerçevesinde 4 alanda 10 temel ilkenin dünyanın her yerinde iş stratejilerinin, operasyonlarının ve kültürünün bir parçası haline gelmesi için çalışmaktadır.

KİS’ni imzalamanın tek zorunluluğu var: Her sene kurumun bu ilkeler çerçevesinde yaptıklarını kamuoyuna açık bir rapor ile duyurması. Bu gerekliliği yerine getirmeyenler için ise tek bir yaptırım var: listeden çıkarılmak. Çok basit gözüken ve etkinliği düşük gözüken bir yaklaşım olmasına rağmen, bu yaklaşım aslında imzalayan şirketlerin bu ilkeler çerçevesindeki faaliyetlerini disiplin altına almalarına, ölçmelerine, her sene kendilerini geliştirecek yeni hedefler belirlemelerine ve kamuoyunun önüne sunmaları nedeniyle aykırı olabilecek davranışlardan daha büyük bir dikkatle kaçınmalarına neden oluyor (daha kolay kritik edilebilecek bilgilerin toplumla şeffaf bir şekilde paylaşılması nedeniyle). Üstelik her şirket kendisini başkalarıyla kıyaslayarak bu konulardaki öğrenme hızını artırabiliyor ve kendi kaynaklarına göre hedefler belirleyebiliyor. Bu nedenle, KİS dünyadaki en yaygın gönüllü sorumluluk projesi haline geliyor.

Dünya’da karşılıklı bağımlılık arttıkça, küreselleşmenin güvenilir bir parçası olmanın önemi de artıyor. Örneğin, artık ihracat için ISO belgesi bir gereklilik haline geldi. Yakında Basel II nedeniyle küçük büyük tüm kurumların finansal risk değerlendirilmesi de zorunlu hale gelecek. Kurumsal sosyal sorumluluk da henüz zorunluluk haline gelmediyse de Birleşmiş Milletlerin “Küresel İlkeler Sözleşmesi” gibi girişimlerle küresel ağların güvenilir bir odağı olmanın bir göstergesi olacak. Bu nedenle bu gibi gelişmeleri Türk şirketleri yakından takip edip, bunların gelişimine katkıda bulunup, zorunluluk haline gelmeden çok once iş süreçlerinin bir parçası haline getirmeli. Nitekim Türkiye’den 200’ü aşkın kurum KİS’e imza koyarak ülkemizin dünyadaki en yaygın 10 ağdan birisi haline getirdi. En büyük 20 grubun 12’si, en çok vergi veren 15 şirketin 6’sı KİS üyesi.

Ancak, dünya’da sadece gelişen trendleri takip eden değil, onların oluşumuna katkıda bulunan ve Türkiye’deki “en iyi uygulamaları” dünyaya tanıtarak bu örneklerin dünya standartlarını oluşturmaya katkı sağlamasına da özen göstermeliyiz. Bu konuya ısrarlı ve düzenli kaynak ayırmak Türkiye imajını geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Kısaca, “Türkiye’deki başarılı uygulamaları dünyanın gündemine taşımak ülke itibarımız açısından çok önemli.”

Türkiye KİS ağının bu nedenle gerçekleştirdiği yenilikçi bir yaklaşım, KİS’in sadece ülkemizdeki yayılımını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyaya da örnek olarak önderlik yapıyor. Global Compact tüm dünyada bugüne kadar genel tanıtım ve çağrılarla gönüllü üye ediniyordu.  Türkiye KİS ağının yenilikçi sektörel bazlı yayılım stratejisi KİS’in beinimsenmesi konusunda önemli bir ivme ve avantajlar sağlıyor.

Odaklanma çalışmalarının sektörel bazda yapılması planındaki amaç,
– KİS’nin 10 ilkesinin sektör genelinde gündeme getirilmesi, sorun ve çözümlerin tartışılması ve uygulamaya geçilmesi.
– Sektör öncülerinin KİS’i imzalayarak örnek olması,
– Sektör genelinde KİS doğrultusunda hareketin tetiklenmesi,
– İyi örneklerden cesaretle sektörde KİS yönünde gelişim sağlanması,
– Ortak sorun ve çözümlerin ortaya konması ile sektör dernek/sendika gibi kuruluşların çözüm ve gelişime destek vererek sinerji yaratılması,
– Sektör bazında alınması gereken karar, kural ve standartların tetiklenmesinde katalizör olunmasıdır.

Bu kapsamda ilk önce çalışan sayısı, ihracat potansiyeli, Türkiye’nin rekabet gücüne etkileri gibi kriterleri baz alarak ilaç sanayi, otomotiv sanayi ve tekstil sektöründe bu yaklaşımın uygulanması kararlaştırıldı. Örneğin, ilaç sektöründe ilk on senede tüm dünyada 84 şirket Global Compact’i imzalamışken, bu yaklaşım sonucunda geçen hafta Türkiye’den 33 ilaç şirketi daha Global Compact’i imzaladı.  Bu girişim, UN Global Compact tarafından da tüm dünyadaki ağlara örnek gösterildi.

Özetle, Türkiye sadece uluslararası barışçı inisiyatifleriyle ve Avrupa’daki kalite ödülleriyle değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk konusundaki yenilikçi yaklaşımlarıyla da dünyaya önderlik ederek en iyi örnekleri oluşturuyor. Karşılıklı bağımlılığın arttığı küçülen dünyamızda her kurum bireysel, toplumsal ve küresel sorumluluklarını yerine getirmek mecburiyetindedir. UN Global Compact’in öncü ülkeleri arasında yer alan Türkiye, başlatılan bu yenilikçi sektörel yaklaşımla dünyadaki en önemli gönüllü girişim olan Global Compact’e yeni bir ivme kazandırıyor.

Ülkemizden çok daha fazla kurum ve liderin küresel konularda öncü ve örnek uygulamalar geliştirmesi ve bunu uluslararası platformlarda etkin bir şekilde tanıtması ülke imajını geliştirmeye önemli katkılar sağlayacaktır.