Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Küresel İlkeler Sözleşmesi

On sene önce Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu sırasında, Birlesmis Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan iş dünyası liderlerine “Binyıl Kalkınma Hedefleri” doğrultusunda bir çağrıda bulunmuştur.

Annan, iş dünyası liderlerini özetle: “Yeni küresel ekonominin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli olan çevresel ve sosyal dayanakların oluşturulmasına destek vermeye ve tüm dünya halkları için küresel yatırımlar yapmaya” davet etmiştir.

Küresel İlkeler Sözleşmesi olarak adlandırılan bu çağrının resmi bir nitelik kazanması ise, 26 Temmuz 2000 tarihinde BM merkezinde yapılan bir toplantıyla gerçeklesmiştir. Sözleşme’ye taraf olmak tamamen gönüllülük esasına dayanıyor.

BM Küresel İlkeler Sözleşmesi, sürekli rekabet içindeki iş dünyasına ortak bir kalkınma kültürü oluşturmak üzere evrensel ilkeler öneren yenilikçi bir kurumsal sorumluluk yaklaşımı olarak ortaya konmuştur. Vizyonu, “Sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi” olan Sözleşme’ye taraf olmak tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır.

Dünya’da karşılıklı bağımlılık arttıkça, küreselleşmenin güvenilir bir parçası olmanın önemi de artıyor. Örneğin, artık ihracat için ISO belgesi bir gereklilik haline geldi. Kurumsal sosyal sorumluluk da henüz zorunluluk haline gelmediyse de Birleşmiş Milletlerin “Küresel İlkeler Sözleşmesi” gibi girişimlerle küresel ağların güvenilir bir odağı olmanın bir göstergesi olacak.

Küresel İlkeler Sözleşmesi özel sektör işletmelerini, 10 temel evrensel ilkeye uymaya çağırıyor. Dünyanın her yerinde bu evrensel ilkelerin iş stratejilerinin, operasyonlarının ve kültürünün bir parçası haline gelmesi için çalışıyor.

Küresel ilkeler temeldeki dört konuya odaklanarak farkındalık yaratmak, bilinçlendirmek ve harekete geçirmek amacıyla bir harekettir. (İnsan Hakları, Çalışma Standartları, Çevre, Yolsuzlukla Mücadele)

Bu gönüllü inisiyatif doğru zamanda doğru ihtiyaca yönelik tanımlanmış ve ulaşmak istediği sonucun bireye, ülkelere ve dünyaya katkısı tüm taraflarca tartışmasız kabul görmüştür. Hedef tüm taraflarca kabul görmüş olsa da uygulamaya geçmek, adımları gerçekleştirmek emek isteyen bir yaklaşım gerektirmektedir. Bu inisiyatif ülkeler bazında ulusal ağlarla desteklenmiş, gönüllü katılımın ve ilerleme adımlarının bu ağlarla teşvik edilmesi hedeflenmiştir.

Türkiye, bu inisiyatife başlangıcından beri çok sıcak yaklaşmış ve pek çok ülkeden daha atak davranmıştır. Bugün Türkiye en büyük 10 ulusal ağ’dan biridir. Türkiye Küresel İlkeler Sözleşmesi Yürütme Kurulu dünya’da gelişen trendleri takip eden değil, onların oluşumuna katkıda bulunan ve Türkiye’deki “en iyi uygulamaları” dünyaya tanıtarak bu örneklerin dünya standartlarını oluşturmaya katkı sağlamasını gerçekleştirmek üzere çalışmaktadır.
 
Bu nedenle, Küresel İlkeler Sözleşmesi Türkiye Ulusal Ağı Yürütme Kurulu faaliyetlerin dört ana başlık altında yürütmeyi hedeflemiştir. (İletişim, Raporlama ve Uygulamalarda Gelişim, Bilgi Üretimi, Üye Ağını Genişletmek). 2010 yılı için bu dört başlığa da hizmet edebilecek yenilikçi bir çalışma planlanmıştır: Sektörel Odaklanma.

Sektörel Odaklanma çalışmasının amacı Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamındaki 10 ilkenin anlaşılması, benimsenmesi ve sözleşmenin sektörde faaliyet gösteren kuruluşlar tarafından imzalanarak uygulamalarına yansıtılmasını sağlamaktır.

Odaklanma çalışmalarının sektörel bazda yapılması planındaki amaç,
* 10 ilkenin sektör genelinde gündeme getirilmesi, sorun ve çözümlerin tartışılması ve uygulamaya geçilmesi.
* Sektör öncülerinin KİS’i imzalayarak örnek olması,
* Sektör genelinde KİS doğrultusunda hareketin tetiklenmesi,
* İyi örneklerden cesaretle sektörde KİS yönünde gelişim sağlanması,
* Ortak sorun ve çözümlerin ortaya konması ile sektör dernek/sendika gibi kuruluşların çözüm ve gelişime destek vererek sinerji yaratılması,
* Sektör bazında alınması gereken karar, kural ve standartların tetiklenmesinde katalizör olunmasıdır.

2010 yılı için sektörel odaklanmanın hedeflendiği üç sektör belirlenmiştir: İlaç, tekstil ve otomotiv. Bu sektörlerin seçilmesindeki ana nedenler:

  • Sektör genelinde çalışan sayısının büyüklüğü,
  • Türkiye için kritik önemde ekonomik gücü olması,
  • Türkiye’de coğrafi yayılımının geniş olması,
  • Uluslararası etkileşimi yüksek olduğundan standart ve kurallardaki uygulama sonuçlarının uluslararası etkileşimde güçlü katkı potansiyelinin olması
  • İhracat potansiyelinin yüksek olmasıdır.

Ülkemizden çok daha fazla kurum ve liderin küresel konularda öncü ve örnek uygulamalar geliştirmesi ve bunu uluslararası platformlarda etkin bir şekilde tanıtması ülke imajını geliştirmek açısından önemli katkı bir olacaktır.  Çünkü, Türkiye’deki başarılı uygulamaları dünyanın gündemine taşımak ülke itibarımız açısından çok önemli. KİS Türkiye Yürütme Kurulunun yenilikçi sektörel odaklanma girişimi de diğer ülkelere örnek oluşturuyor. Birleşmiş Milletler’deki merkez de bu gelişmeyi yakından takip etmekte kalmayıp, diğer ülkelere de örnek olmasını sağlamayı hedefliyor.