Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Küresel Krizden Küresel Dersler

ABD’de başlayan finans krizi, küresel ekonomik krize dönüştükçe etkilediği ülke ve insan sayısı da artıyor. Krizin temel nedeni çok büyük kaldıraçlarla çalışan finans sektörünü yönetenlerin sistemik riskleri yeterince yönetememeleri oldu. Mortgage kredilerinin paketlenerek farklı risklerinin farklı kurumlara satılması sırasındaki risk değerlendirmeleri için güvenilen derecelendirme kuruluşları kredi alanların geri ödeyememe risklerini değerlendirirken bireysel faktörleri gözönüne almalarına rağmen, fiyatların düşmesi durumundaki dolaylı sistemik riskleri yeterince değerlendiremedikleri anlaşıldı. Finans kurumlarının yöneticilerinin ve yönetim kurullarının da düşük olasılıklı, ancak bütük etki yaratabilecek bu riskleri yeterince sorgulamamış olmaları büyük bir krizin doğmasına neden oldu.

Bir müsibet bir nasihatten iyidir. Bu nedenle, mortgage krizinden öğrenilecek bir çok ders var. Birinci ders, kârın özel, zararın kamusal olmasını önlemektir. Kâr ve zarar ikiz kardeştir. Kâr motivasyonu yenilikçiliği ve gelişmeyi tetikler. Ancak, yüksek riskleri üstlenenlerin batmasına göz yumulamayacak kadar büyük olmalarının önüne geçilmesi gerekiyor. Bu nedenle, batması tüm sistem için risk oluşturabilecek kadar büyük olan kuruluşların dikkatli ve sürekli olarak denetime tabi olmaları gerekiyor. Ülkemizde 2001 krizi sonrası oluşturulan bağımsız BDDK bu açıdan çok olumlu bir yapısal adımdır.

Kapitalizm başarıyı ödüllendirerek özendirir. Ancak sistemin dengesi için başarısızlığın da cezalandırılması gerekli. Büyük finans kurumlarının yöneticileri için tasarlanan başarı primi sistemleri, başarıyı kısa dönemler bazında değerlendirdiği için olasılığı düşük ancak etkisi büyük risklerin üstlenilmesini de teşvik ediyor. Bu durum ise uzun vadede toplumu büyük risk altında bırakıyor. Bu nedenle, başarı primlerinin ödeme sürelerini uzun vadeye yaymak risk-getiri dengesinin daha iyi kurulmasına yardımcı olur.
Küresel ekonomide karşılıklı bağımlılığın artması riskleri taşıyanların bu riskleri karşılayıp, karşılayamayacakları değerlendirmelerinin yapılamamasına neden oldu. Riskleri onları taşıyabilecek kapasitesi olmayanların sırtına yüklemek, riskin ortadan kalkmasına neden olmaz. Bu nedenle, karşılıklı bağımlılığı artan kurumların ilişikleri kolay anlaşılır, basit ürünlerle sınırlanmalı.

Kompleks finans ürünlerinin onları anlayamayacak olanlara pazarlanması riskin kamulaşmasına neden oldu. Bu nedenle, yeterli teminat gösteremeyenlere kompleks ürünlerin satışını güçleştirecek denetim mekanizmaları kurulması toplumsal risk düzeyinin kontrol edilebilmesi için gereklidir.

Küresel krizin gösterdiği bir başka zaafiyet de küreselleşen finans piyasalarında, düzenleme ve denetleme görevini yapabilmede en zayıf ülkenin diğerlerini etkilemesi oldu. Örneğin, İzlanda’da bankacılık sisteminin çöküşü sadece o ülkeyi değil, birçok Avrupa ülkesini de etkiledi. Bu nedenle, uluslarası boyutu büyük kuruluşların denetlenmesinde minimum ortak ilkelerin oluşturulması önem taşıyor.

Risk yönetimi sadece riskleri ölçmeye çalışmak ve riskleri sigorta etmek değildir. Sağlam bir risk yönetimi üst yönetimin her zaman şirketin aldığı riskleri iyi bilmesini ve varsayımlardaki değişimleri belirleyecek öncü göstergeleri takip etmesini gerektirir. Bu nedenle, yönetim kurulları sadece gelir tablosu, bilanço, nakit akım tablosu gibi finansal göstergelere değil, aynı zamanda bu sonuçların elde edilmesi için üstlenilen riskleri de değerlendirmeye dikkat etmeli.

Piyasanın kârları veya batmaları haber olmayacak büyüklükteki oyunculardan oluşması rekabetin yaratıcılık gücünü ortaya çıkarır. Kârın özel, zararın kamusal olmasını engeller.