Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Küresel Liderlerin Öncelikleri

Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos toplantısında düzenlenen bir çalıştayda küresel öncelikler belirlendi. Toplantıya Bill Gates, Carly Fiorina gibi iş dünyasının, Tony Blair, Lula da Silva, Recep Tayyip Erdoğan gibi siyaset dünyasının, Bono, Richard Gere, Sharon Stone gibi sanat dünyasının, Michael Porter ve C.K. Prahalad gibi akademik dünyanın liderleri katıldı. En önemli altı öncelik (i) yoksulluğun ortadan kaldırılması, (ii) küreselleşmenin adil olarak gelişmesinin sağlanması, (iii) İklim değişikliği getiren uygulamaların kontrol altına alınması, (iv) eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, (v) Orta Doğu’da barış ve huzurun sağlanması, ve (vi) Küresel yönetişim sisteminin oluşturulması olarak belirlendi.

Yoksulluğun giderilmesi en önemli öncelik olarak belirlendi. Yoksulluğun giderilmesinin terörizmin ve istikrarsızlığın önlenmesine katkıda bulunacağı, sürdürülebilir küresel gelişme için büyük önem taşıdığı ve yoksulluğun olduğu bir dünyada ahlaki sorunların aşılamayacağı üzerinde duruldu. Bu konuda süratle insiyiatif alınması gerektiği üzerinde fikir birliği oluştu. Bu hafta gerçekleşen G-7 toplantılarının en önemli gündem maddesi olarak bu konunu ön plana çıkmış olması, Davos toplantılarına katılanların ne kadar ciddiye alındığının bir göstrergesi olarak kabul edilebilir.

Yoksulluğun giderilebilmesi için öncelikle gelişmiş ülkelerin liderlerinin kendi ülke sınırlarını aşan bir vizyona sahip olmaları, ve yoksulluğun hüküm sürdüğü yerlerdeki altyapı yatırımlarına destek olmanın ve kendi pazarlarının bu ülkelere tamamen açmaları gerekiyor. Yoksulluğun yoğun olarak görüldüğü ülkeler ise özellikle eğitim, sağlık, kadın-erkek eşitliği ve iyi yönetişim ilkelerine uyum konusunda atılım yapmalılar.

Adil bir kürselleşme sürecinin hem gelir dağılımı konusunda iyileşmeler, hem de barış ortamı oluşturmak için en etkili araç olduğu belirlendi. Adil kürselleşmenin aynı zamanda demokratik katılım açısından da gelişme sağlyacağı ve dünyayı daha iyi yaşanır bir gezegen haline getirmek için gerekli olduğu üzerinde duruldu. Bu nedenle, dünya ticaret örgütü gibi küresel kurumlara önemli görevler düşüyor. Bu kurumların kararlarında dünyadaki güç dengelerinden ziyade küresel adalet duygularına ağırlık vermeleri, örneğin gelişmiş ülkelerin tarım sübvansiyonları karşısında net bir şekilde yer almaları önem taşıyor.

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önüne geçilecek adımlar bir an önce atılmazsa çok geç olabilir. Üstelik içinde yaşadığımız bu gezegenin geleceğini tehlikeye atmak, diğer bütün konularda ki gelişmeleri de önemsiz kılabilecektir. Bu nedenle, bu konuda kürsel bir girişime ve dünyanın her yöresindeki tüketicilerin duyarlılıklarının artırılmasına gerek var. Bu konuda ilerleme kaydetmenin yolu, teknolojik gelişeleri teşvik etmekten, devletin düzenleyici rölünün etkin olarak kullanılması ve mümkün olduğunca Pazar mekanizmalarına daynan çözümler üretilmesine ihtiyaç var.

Eğitim konusunda yapılacak atılımlar, hem ekonomik gelişme açısından, hem de diğer sorunların çözümü açısından hayati önem taşıyor. Özellikle, kadınların eğitimine önem verilmesi ve insanların teknoloji kullanma yetkinliklerinin geliştirilmesi öncelikler arasında yer alıyor. Eğitimde en önemli iki konu, fırsat eşitliği ve eğitim programlarının içeriğinin güncel gelişmelere ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulması olarak ortaya çıkıyor.

Orta Doğu’da barışın tesis edilmesi sadece bu bölge için değil, aynı zamanda dünyanın güvenliği içinde önemli. Bu konuda Batılı devletlerin İsrail yanlısı olarak algılanması, önemli bir sorun olarak görülüyor. Özellikle adil bir hakemlik mekanizmasının oluşturulmasının önündeki en önemli engellerden birisi de bu algılama.

Dünyadaki sorunların boyutları kürsel bir nitelik kazandıkça, bunların çözümü için gerekli küresel yapıların da önemi artıyor. Ancak, kürsel kurumların hem karar mekanizmalarının yavaşlığı, hem de çözümden daha çok bu kurumların kuruluş dönemindeki güç dengelerinin ağırlık taşıyor olmaları bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle aşılması gereken en önemli sorunlar, ulusla çıkarların uluslararası kurumların çözüm üretme kapasitesini engellemesi ve bu kurumların bürokratik yapılarının hızlı karar mekanizmalarına dönüştürülmesi ve şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi ilkelerin ön plana çıkmasının sağlanması olarak belirleniyor.

Özetle, Davos’a katılan küresel liderler dünaynın en öncelikli sorunlarını ve bu sorunları aşmada dikkat edilmesi gereken unsurları bu şekilde görüyorlar. Önümüzdeki dönemde bu konuların çeşitli platformlarda daha detaylı olarak ele alınması ve çözümler üretilmesi hiç de şaşırtıcı olmamalı.