Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kurumsal Dayanıklılık

Risklerin arttığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde şirketler sadece kârlarını artırmayı değil, aynı zamanda beklenmedik gelişmeler karşısında korunmayı da öncelik haline getiriyorlar. Bu nedenle, şirketlerin sadece dönemsel başarısından değil, aynı zamanda sürdürülebilirliğinden sorumlu olan yönetim kurullarının kurumsal dayanıklılık konusunu gündemde tutmaları gerekiyor.

Kurumsal dayanıklılık hem stratejik seçimlerle, hem de uygulamaları yönlendiren kurumsal kültür ile yakından ilişkilidir. Dayanıklılık çoğu kez şirketlerin kâr maximizasyonu hedefi ile çelişen yaklaşımlar gerektirir. Bu nedenle, özellikle belirsizliğin arttığı dönemlerde kârlılık-dayanıklılık dengesine özen göstermeyenler bir anda değişen şartlar karşısında üstesinden gelemeyecekleri büyük risklerle karşı karşıya kalabilirler. Örneğin, 2008 finansal krizinde bir önceki sene mortgage kredilerindeki pozisyonları nedeniyle en kârlı bankalar arasında sayılan bazı dünya devlerinin çok kısa zaman içinde battıklarını gözlemledik.

Kurumsal dayanıklılığı artırabilmek için uygulanan temel yaklaşımları şu şekilde özetleyebiliriz: (i) çeşitleme, (ii) esneklik, (iii) yedekleme, (iv) hızlı hareket edebilme, (v) adem-i merkeziyetçilik, (vi) şeffaflık, (vii) hataları öğrenme fırsatı olarak değerlendirme.

Gerek faaliyet alanlarını, gerekse faaliyet coğrafyalarını çeşitlendirmek kurumsal dayanıklılığı artırır. Bu nedenle, özellikle aralarındaki korelasyonların düşük olduğu alan ve coğrafyalardan bir portföy oluşturmak risk düzeyini düşürür. Türkiye gibi değişimlerin hızlı, risklerin yüksek olduğu ülkelerde birçok şirketin holding yapısı içerisinde farklı alanlarda faaliyet göstermeyi seçmesinin bir nedeni de kurumsal dayanıklılığı artırabilmektir.

Kurumsal dayanıklılığı artırmanın önemli araçlarından birisi de gerek organizasyon, gerekse yatırımlar açısından esnek yaklaşımları tercih etmektir. Örneğin, taşeronlarla çalışma anlayışı hem büyümeyi hızlandıran, hem de küçülmenin daha kolay gerçekleştirilmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Yatırımların daha küçük ölçeklerde ancak farklı yerlerde yapılması da esnekliği artıran bir yaklaşımdır.

Yedekleme pahalı bir çözüm olmakla birlikte özellikle kritik girdiler için vazgeçilmez bir yaklaşımdır. Örneğin, birçok fabrikada jeneratör bulunması, bilgi sistemlerinin sürdürülebilirliği için farklı coğrafyalarda kurulan acil durum yedekleme merkezleri gibi yatırımlar yedekleme anlayışı ile yapılır.

Fikri hazırlığı yüksek olanların farklı durumlarla karşılaştıklarında hareket kabiliyetleri de yüksek olur. Bu nedenle, beklenmedik durum planlarını yapmaya zaman ve kaynak ayıran, hızlı hareket edebilen kurumların dayanıklılıkları da yüksek olur.

Merkezi sistemler güçlü gözükmekle beraber adaptasyon yeteneği düşük olur. Bu nedenle, karar yetkilerini mümkün olduğunca uç noktalara taşımak, piyasayı daha hızlı okuyup, alternatif çözümler üretilmesini kolaylaştırır. Elbette, kararların etki alanı büyüdükçe merkezileşme eğilimi de artar. Ancak, özellikle farklılaşma ve yerel şartlara uyum gerektiren kararların adem-i merkeziyetçi bir yaklaşımla verilmesini sağlayan organizasyonların dayanıklılığı da artar.

Kurum içerisinde bilginin akışkanlığını artıran, piyasadan edinilen öncü göstergeleri karar mekanizmalarına daha hızlı aktarabilen, şeffaflığın ödüllendirildiği şirketlerin de dayanıklılığı yükselir. Bilgi güçtür. Ancak, kararlara yansıtılamayan bilgi bu özelliğini kaybeder.

Gerçekle yüzleşmenin teşvik edildiği, hataları bir cezalandırma fırsatı olarak değil bir öğrenme fırsatı olarak gören bir kurum kültürüne sahip şirketler beklenmedik durumlarla karşılaştıklarında darbeleri daha az zararla atlatabilirler. Bu nedenle, sadece geçmişin hesabını sormaya değil, aynı zamanda geleceği hazırlamaya odaklanan kurum kültürüne sahip şirketler riskleri en az zararla atlatabilme yeteneğini geliştirmiş olurlar.

Özetle, kurumsal dayanıklılık risklerle başedebilme yetkinliğidir. Bu yetkinliği geliştirmek ise sadece bugünkü kârlılığı maksimize etmeye değil, aynı zamanda farklı durum planlarının ve hazırlık yatırımlarının zamanında yapılmasına odaklanarak sağlanır.