Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Kurumsal Güven

“Bir kuruluşta güven yaratmanın en iyi yolu bütün kapıları yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya ve bütün yönlere doğru- açmaktan geçer.”
Robert H. Rosen

Güven insan ilişkilerinin olduğu kadar, kurumlar arası ilişkilerin de sağlıklı gelişmesinin temelidir. Dünya küçüldükçe, kurumlararası ilişkiler ve karşılıklı bağımlılık artıyor. Başarının önemli kaynaklarından biri ise paylaşımdan ve bu ilişkileri geliştirmekten geçiyor. İşte bu nedenle, güvenilir olmak hayati bir önem taşıyor.

Örneğin, şirketler gerek sermaye yapıları, gerekse kredi kullanımları açısından dünya ile rekabet edebilmek için uluslararası finansal piyasalara bağımlı hale geliyor. Aynı şekilde, şirketlerin dünya ekonomisinin gelişmesindeki rolleri geliştikçe sorumluluk alanları da genişleyerek, sadece hissedarları değil, aynı zamanda tüm sosyal paydaşları kapsıyor. Kurumsal yapıların finansal piyasalara ve şirketin ilişkide bulunduğu tüm kesimlere güven verici nitelikte olması başarı için vazgeçilmez oluyor. Çünkü, yönetimin kalitesi yöneticilerin kalitesi kadar kurumsal yapının da kalitesine bağlı.

Kurumsal güven (“corporate governance”) küçük ve büyük hissedarlar, yönetim kurulu, üst yönetim ve çalışanlar arasındaki ilişkilerin ilkelerini, yetki ve sorumluluk alanlarının dağılımını ve organizasyonunu belirleyen kurumsal yapıların kalitesini, güvenilirliğini ve şeffaflığını ifade ediyor. Kurumsal güven bu kesimler için olduğu kadar kredi verenler, tedarikçiler, müşteriler ve toplum için de önem taşıyor. Nitekim, yönetim kalitesini geliştirmeyi hedefleyen Avrupa Kalite Vakfı İş Mükemmelliği Modeli de bu anlayışı benimsiyor.

Kurumsal güvenin sağlanmasında tek bir reçete olmamakla birlikte bazı uygulamaların ağırlık kazandığı gözlenmekte. Örneğin, demokrasilerin temel ilkelerinden olan güçler ayrılığı prensibinin, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürün ayrı kişilerden olmasıyla ve finansal denetimin bağımsız üçüncü bir kurum tarafından yapılmasıyla hayata geçirilmesi gibi. Yine, bilginin dünyanın dört bir tarafındaki yatırımcılarca kolayca anlaşılabilir olması ve küçük büyük, yönetimde bulunan bulunmayan tüm hissedarlara eşzamanlı sunulması da gün geçtikçe aranılır hale gelmekte. Geçen hafta alman VW firmasının finansal bilgilerini bundan sonra dünyadaki en gelişmiş standart olan US GAAP standartlarına uygun olarak hazırlayacağını duyurması bu gelişmeyi teyit ediyor.

Dünyanın kaynaklarını kullanarak gelişen kurumlar, bu kaynaklarda söz sahibi olan herkese hesap verme olgunluğu ve bilincine doğru ilerliyor. Dinimizdeki, kimse görsün veya görmesin yaptığımız her hareketten ve verdiğimiz her karardan sorumlu olduğumuz bilinci, büyük hesap verme gününün sorumluluğu kurumsal kararlarımızdaki şeffaflık gereksinimi ile her geçen gün daha da somut bir şekilde yaklaşıyor…

Günümüzde başarıya götüren stratejiler güç sahiplerinin katılımcı karar verme, şeffaflık ve hesap verme kültürünü benimsemelerini ve “kurumsal güven” veren yönetim yapılarını gerektiriyor.