Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globally recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Mekan Bağımsızlığı

Dünya her geçen gün daha da küçülüyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler işlerin sadece belli merkezlerde değil, müşteriye yakın her noktada yapılabilmesini sağlıyor. Aynı zamanda işlerin dünyanın dört bir köşesindekilerle işbirliği içerisinde gerçekleştirilebilmesini de sağlıyor.

Üstelik, teknolojik gelişmeler dünyanın herhangi bir köşesindeki bireyi de çok güçlü kılabiliyor. Bir bilgisayar ve telefona sahip olan herkes, Avrupa’daki reform ve rönesansı başlatan matbaaya da sahip olmuş oluyor!! Bunun da ötesine geçerek bir radyo istasyonuna, hatta televizyon kanalına sahip oluyor. Bugün bir blog başlatan bir genç, bir basın baronu kadar etkili bir güce ulaşabiliyor!!!

Dünyanın herhangi bir köşesinden farklı ülkelerdeki üretim hatlarını yönetebilmek ve dünyanın her hangi bir noktasındaki müşterilerle iş yapabilmek mümkün oluyor. Artık bir pazar yeri kurmak için ürünleri belli bir noktaya taşımak gerekmiyor. Üreticiler talebin nerede ve hangi fiyat seviyesinde oluştuğu bilgisine daha kolay ulaşıyor, sadece bu bilginin ticaretini yapan aracılar ortadan kalkıyor.

İnsanlar farklı alanlardaki ilgilerini paylaşanları kolayca bulabiliyor, onlarla bu konularda yoğun bir ilişki kurabiliyorlar. Üstelik, ilgi paylaşımı mekan bağımlılığı olmayanlar arasında da gerçekleşebiliyor. Internet üzerinden dünyanın başka köşelerinde yaşayan eş adayları bulunması belki bu durumun ne kadar ileri gittiğinin bir göstergesi sayılabilir!!

Her birey aynı zamanda farklı birçok ağın parçası olabiliyor. Hem ilgi alanlarında, hem de profesyonel hayatında bilgi düzeyini geliştirebiliyor ve güncelliğini koruyabiliyor. Dünyada çeşitli gruplar bu ağlar üzerinden çeşitli projelerin hayata geçmesini, hatta devletler üzerinde etkili olabilecek protesto organizasyonların gerçekleştirilmesini sağlayabiliyorlar.

Bilgi teknolojileri de elektrik gibi hayatımızın her alanına giriyor ve onu şekillendiriyor. Bu yeni çağda katma değer yaratmak bilgiyi anlamaktan, onu işleme kültürüne kavuşmaktan geçiyor. Dolayısıyla, her alanda faaliyet gösterenler kendilerini kendi konularının dışında bu konuda da geliştirmeye ve işbirlikleri oluşturarak takım halinde gelişmeye önem vermelidir.

Toplum olarak bu çağın nimetlerinden faydalanabilmek için öncelikle eğitim sistemimizi değiştirmeliyiz. Bu çağda başarılı olacak bireyler yetiştirmek için tasarlanacak eğitim sistemi bilgi depolamak üzerine değil, düşünmeyi öğrenmek ve bilgiye ulaşabilmek üzerine kurgulanmalı. Bu yeni dünyada başarılı olacak bireyler, sorgulayıcı, araştırmacı, katılımcı, paylaşımcı, iletişim becerisi olan, insiyatif alan ve sorumluluk sahibi insandır.

Toplumsal değer yargılarımızda da önemli değişimleri sağlamalıyız. Örneğin, sadece yakın çevremize güvenen bireyler değil, dünyanın herhangi bir köşesinde birlikte değer yaratabileceklerimizle beraber çalışabilen bireyler olmalıyız; bilgiyi saklayan değil, onu paylaşan bireyler olmalıyız; çözümler için başkalarından beklenti içinde olan değil, kendi geleceğini şekillendiren bireyler olmalıyız; hayatın getirdiklerini kadercilikle karşılayan değil, geleceği planlayan ve onu istenilen yönde değiştirmek için çaba gösteren bireyler olmalıyız; kullandığımız her türlü kaynak için, kaynakların mülkiyeti bizim olsun veya olmasın, hesap verme bilincine ulaşan bireyler olmalıyız.

Özetle, bilişim teknolojilerindeki gelişimler sonucu kazandığımız mekan bağımsızlığından yeterince faydalanmak istiyorsak, toplum olarak geleceğe hazırlanmak istiyorsak, gerek eğitim sistemimizi, gerekse davranış biçimlerimizi bu özellikleri geliştirecek şekilde değiştirmeliyiz.