Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Ölçek Ekonomisinden Kapsam Ekonomisine

Stratejik olarak güçlü olmanın temelerinden birisi ölçek ekonomilerinden faydalanmaktır. Kısaca, ölçek ekonomisi herhangi bir ürünün üretilmesinde yeterince büyük kapasitelerin oluşturulması ve bu kapasitenin etkin kullanımı ile birim başına sabit maliyetlerin en aza indirilmesi ve maliyet açısından bir rekabet avantajı elde edilmesi kavramına deniyor. Özellikle bu şekilde oluşturulan yüksek kapasitenin pazar talebinin önemli bir kısmını karşıladığı durumlarda pazara yeni girişlerin önündeki engel de arttığı için ölçek ekonomisinden faydalanmak üzere ilk büyük yatırımı yapma riskine girenler uzun vadeli bir avantaj elde etmiş oluyorlar.

Ancak, teknolojik değişimler bu şekilde oluşturulmuş büyük kapasitelerin güncelliğini yitirmesine ve/veya daha küçük kapasitelerle düşük maliyetlere ulaşılabilmesine yardımcı oluyor. Bu nedenle esas karlılığı ölçek ekonomisi avantajına dayanan şirketler güç duruma düşebiliyor. Ayrıca, ölçek ekonomilerinden faydalanan şirketler genellikle değişik pazar kesitlerine aynı (veya benzer) ürünleri sunuyor, farklılaşma stratejisi izlemekte daha zorlanıyor. Bu stratejik avantajı etkin kullanmaya klasikleşmiş örnek olarak Ford’un T-modeli ile otomotiv endüsrtisine yeni bir çehre kazandırmış olması gösterilebilinir.

Kapsam ekonomisi ise belli yetkinliklere yapılan yüksek yatırımlar ile farklı sektörlerde başarıyı yakalayabilme becerisine deniyor. Ölçek ekonomisi avantajını elde etmenin temelinde sermaye gücü var. Kapsam ekonomisi elde edebilmek de sermaye gerektirmekle birlikte, daha üst düzeyde yönetim becerisi ve sinerji yönetimi gerektiriyor. Örneğin, Honda motor teknolojisi konusundaki uzmanlığını geliştirerek sadece motorsiklet pazarında değil, aynı zamanda jeneratör, deniz motorları ve otomobil pazarında da önemli oyuncu olabildi. Bu konudaki uzmanlığını geliştirmek için yeni bir pazara girerken mevcut rakipler açısından en az rahatsızlık yaratacak pazar kesitlerini hedefledi. Belli bir boyuta gelince ölçek ekonomisi konusundaki dezavantajlarını da giderebildiği için diğer pazar kesitlerinde ve farklı piyasalarda başarılı olabilecek temelleri oluşturdu. Önce küçük motorsikletlerle girdiği ABD’de daha sonra büyük otomobil şirketlerinin önemsemediği küçük otomobil piyasasını hedefledi zaman içinde de farklı pazar kesitlerinde de en başarılı şirketler arasına girmeyi başardı.

Türkiye’de “tüketiciye en yakın” şirketler grubu hedefiyle hareket eden Koç Topluluğu tüketiciyi iyi tanıma ve ona hızlı servis sunma yetkinliklerini geliştirdiğinde beyaz eşyadan, yiyecek ihtiyacına kadar geniş bir yelpazede başarılı olabiliyor. Bu nedenle başarısının kaynağı olan bu yetkinliğe yüksek yatırım yapmak zorunda. “Kurumların altyapılarına ilişkin hizmetler” sunma anlayışıyla çalışan Borusan Grubu ise çelik merkezinden, telekom ve lojistik hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede müşteri kitlesi olarak seçtiği şirketlerle uzun vadeli güvene dayalı ilişkiler kurabilme becerisini sürekli olarak geliştiriyor.

Türk şirketlerinin küreselleşme baskısı altına girdiği bu dönemde iki kavrama çok dikkat etmeleri gerekiyor. (1) Yeni girilecek pazarlarda giriş engellerinin düşük olduğu kesitlerden giriş yapmak ve/veya farklı yaklaşımlarla giriş yapmak ve (2) farklı pazarlar olarak görünen ancak birbirini tamamlayıcı özellikler içeren pazarlarda başarıyı getirecek yetkinliklere yatırım yapmak ve bu farklı pazarlara hızla girebilecek işbirliklerine açık olmak.

Örneğin, Samsung firması tasarım ve yenilikçilik konusuna yaptığı yatırımlar ile son senelerde sadece en çok tasarım ödülü alıp marka değerine yatırım yapmakla kalmadı, aynı zamanda elektroniğin bir çok farklı alanında önde gelen marka konumuna da ulaştı. Bu konuda yaptığı yatırımları çok geniş bir kapsamda kullanabilecek altyapıyı da kurarak en yenilikçi şirketler arasına girerken maliyet avantajı da kazanıyor.

Küresel rekabette başarılı olabilmek için önce neden ve nasıl başarılı olacağını iyi anlamalı, sonra da başarıyı getirecek yetkinliklere avantaj getirecek şekilde yaıtım yapmaktan çekinmemeliyiz.