Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Risk Yönetimi

Risk, tehditleri ve fırsatları içeren belirsizliktir. Risk almadan kazanç sağlamak ise imkansızdır. Dolayısıyla, her iş risk içerir. Önemli olan riskleri iyi yönetebilmektir. Yönetim kurullarının en önemli görevlerinden biri de kurumun karşılaşabileceği riskleri iyi yönetebilmektir. Risk yönetimi başta yönetim kurulları olmak üzere, CEO’nun, üst yönetimin, iç ve dış denetçilerin odaklanmaları gereken bir konudur.

Risklerin iyi yönetilmediği kurumların ne kadar ciddi sonuçlara katlanmak zorunda kaldıklarını, dünya devlerinden Enron, Arthur Anderson gibi şirketlerin çok kısa bir sürede yok olmaları açıkça ortaya koyuyor. Ülkemizde de risk yönetiminde uzman olması gereken bankacılık sektörünün 2001 krizine hazırlıksız yakalanmalarının sonuçlarını hep beraber izledik.

Riskleri yönetebilmek için (i) risklerin tanınması, (ii) değerlendirilmesi, (iii) karşılaşıldığında alınacak tedbirlere ilişkin planlamanın yapılması ve uygulama deneyiminin kazanılması, (iv) risk takip sisteminin kurulması, (v) uyarı noktalarının belirlenmesi, (vi) riskleri önleyici ve/veya azaltıcı yatırımların yapılması ve (vii) alınacak riskler hakkında bilinçli olarak kararların verilmesi gerekiyor.

Şirketler çok farklı boyutlarda risklerle karşılaşıyorlar. Bu riskler, (1) Stratejik boyutta, (2) operasyon boyutunda, (3) devletin düzenleme ve denetleme fonksiyonları boyutunda, (4) bilgi akışı boyutunda, (5) finansal alanda, (6) dış ilişkiler boyutunda ve (7) tabii afetler boyutunda olmak üzere yedi grupta toplanabilir. Her boyut için risk yönetiminin gerektirdiği sistemlerin kurulması ve uygulanması risklerin kontrol altında tutulmasını sağlıyor.

İyi bir risk yönetimine sahip şirketlerin aşağıdaki sorulara olumlu cevap verebilmeleri gerekiyor: (a) Riski yönetebilecek bilgi ve karar seçenekleri düzenli olarak kurumun en üst organına kadar ulaşıyor mu? (b) Şirket yöneticileri risk yönetimi hakkında standartları ve ortak bir dili paylaşıyorlar mı? (c) Risk yönetimi strateji oluşturma sürecinin doğal bir parçası mı? (d) Riskler gerçekleşme olasılıkları ve sonuçları açısından rakamsal olarak değerlendiriliyor mu? (e) Risk yönetimi anlayışı iş süreçlerine yansıtılıyor mu? (f) Kurum içerisindeki herkes kendi sorumlulukları ve yetkileri hakkında yeterli bilgiye sahip mi? (g) Riskleri azaltma ve/veya önlemek için üstlenilen maliyetler hakkında düzenli olarak bilgi üretiliyor mu?

Risk yönetiminin etkin olarak uygulanmasının önündeki en önemli etmenler şu şekilde sıralanabilir: Çalışanların düzeyi ve bakış açısı; bilgi akışının zamanında gerçekleşebilmesi; hükümetin, düzenleyici ve denetleyici kurulların aşırı baskısı; rekabetin aşırı risk alan uygulamaları; organizasyon yapısının fonksiyonel bloklar halinde olması; teknolojik altyapının yetersizliği: ve denetim fonksiyonunun dar bir bakış açısına sahip olması.

Risk yönetiminde başarılı olan şirketlerin önemli kazançları oluyor: (i) sağlıklı bir kurumsal yönetim yapısına sahip olmak, (ii) şirketin girişimcilik özelliğini kaybetmeden bilinçli risk alabilmesi, (iii) ilgili merciilere sunulan bilginin tutarlılığı, (iv) Paydaşlarla iletişimde güven yaratabilmek, (v) Kurumsal itibarın yüksek olması, (vi) stratejik hedeflere ulaşmak üzere odaklanmanın ortaya çıkan riskler nedeniyle kaybedilmemesi, ve (vii) uzun vadeli değer yaratma potansiyeli.

Özetle, risk yönetimi sürdürülebilir değer yaratmayı hedefleyen her şirket için en üst düzeyde ve sistematik olarak ele alınması gereken bir konudur. Riskleri iyi yönetebilenler, işlerinde de başarılı olurlar.