Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Seçimleriniz Kaderinizdir

Sadece bireyler için değil, kurumlar için de geçerli olan yapılan seçimlerin geleceği şekillendirdiğidir.

Başarı sürekli olarak “değer yaratabilmektir.” Değer yaratmada sürekliliği sağlayabilmek ise hem “doğru işin yapılması” (Strateji), hem “işin doğru yapılması” (Yönetim Kalitesi), hem de “sürekliliği sağlayacak yapılanma” (Kurumsallaşma) ile sağlanabiliyor.

Strateji, kelime anlamı itibarıyla latince yol, çizgi kavramından ve yönetimin başı anlamına gelen “strategos” kökeninden gelmektedir. Sonuç alıcı harekatların planlaması ve yönetimi olarak tanımlanmaktadır. Şirketler açısından strateji, kimin, hangi ihtiyacının, nasıl karşılanacağı konusunda tutarlı seçimler yaparak odaklanmaktır. Bu nedenle, daha iyi yapmak, daha hızlı koşmak gibi seçim içermeyen hedefler bir strateji değildir. Çünkü, daha kötü yapmak tercih edilen bir seçim olamaz.

İyi bir stratejinin bazı ilkelere uyması ise başarı şansını artırır:

(i) Amaç-araç uyumunun gözetilmesi: kurumun ulaşmak istediği hedeflerin, kurumun harekete geçirebileceği kaynaklarla tutarlı olması;

(ii) Odaklanmanın netliği; bir stratejiyi belirleyen en önemli unsurlar nelerin yapılacağı kadar, nelerin yapılmayacağının da netleştirilmesinden geçer;

(iii) Dinamiklik: Stratejiden etkilenecek farklı tarafların tepkilerinin ve güçlerinin değerlendirilmesi ve bu tepkiler karşısında alınabilecek tedbirler için hazırlıklı olunması;

(iv) Bütünsellik: strateji kurumun tüm kaynaklarının ve enerjisinin yönlendirilmesini içerir.

Yönetim kalitesinin sürekli olarak geliştirilmesi ise seçilen stratejinin etkin uygulanması ve ortaya çıkabilecek tehdit ve fırsatların hızlı bir şekilde değerlendirilmesine yardımcı olur.

Örneğin, hangi müşteri kesitine ürün ve/veya hizmet sunulacağı, hangilerine de sunulmayacağı bir seçim içeren karardır. Ancak, biz ürünü üretelim, isteyen alsın anlayışı odaklanmayı engelleyen bir anlayıştır.

Üretime dayalı bir şirkette şu şeçimler kurumun rekabet gücünü ve şeklini belirleyici rol oynar:

(a) Değer zincirinin hangi halkalarının kurum içinde, hangilerinin ise kurum dışında tedarikçiler aracılığı ile gerçekleştirileceği,

(b) Üretimin hangi coğrafyada ve yerde gerçekleşirileceği (örneğin pazara mı yakın, yoksa hammadde kaynaklarına mı yakın?),

(c) Üretim kapasitesinin hangi ölçekte planlandığı (örneğin, piyasanın üstünde başka girişleri caydıracak boyutta mı, yoksa piyasa ile birlikte gelişecek şekilde mi?) veya

(d) Ne kadar ve hangi teknolojilerin kullanılacağı (örneğin, emek yoğun mu, sermaye yoğun mu?)

Şirketin geliştirdiği operasyonel yetkinliklerin de seçilen stratejik odak ile tutarlı olması uygulama etkinliği açısından önemlidir. Örneğin, yenilikçilik ve ürün geliştirmede öncü olmak ile hızlı bir takipçi olmanın gerektirdiği organizasyon yapısı, kaynak gereksinimi farklıdır.

Benzer şekilde Fedex’in paketleri 24 saatte ulaştırma garantisi verebilmesi ancak üstün bir operasyonel planlama ve kontrol sisteminin kurulmasıyla sağlanabilmektedir.

McDonalds’ın insan kaynakları sistemlerindeki öncelikler ile, bir ilaç şirketinin ar-ge departmanında veya bir moda şirketinin tasarım ofisindeki insan kaynakları sistemlerinin kurgulanması ve öncelikleri arasında da önemli farklar olması bu şirketlerin stratejilerini etkin olarak uygulayabilmeleri için önem taşır.

Özetle strateji, düşünce kalitesi ve uygulama disiplini gerektiren bir yönetim yaklaşımıdır ve kurumların başarısının temelini oluşturur. Doğru işi, doğru yöntemlerle yapan ve bu yaklaşımı kurumsallaştırarak sürdürülebilir hale getirebilen şirketler, başarıda da sürekliliği yakalayabilen şirketlerdir. Bu nedenle, stratejik seçimler kurumların kaderini belirler.