Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Şirket Alımında Başarı

Türkiye’de ekonomik ve siyasi istikrar artıkça yabancı sermayenin Türk şirketlerine olan ilgisi de artıyor. Bunun sonucunda da birçok Türk şirketinin küresel oyuncular tarafından satın alınmaya başladığını görüyoruz. Küresel ekonomide şirket birleşmeleri neredeyse kaçınılmaz bir olgu. Ancak, ülkenin rekabet gücünün artması bu süreçte pasif olarak yer alıp şirketlerini satarak yarattığı değeri nakde çeviren oyuncular kadar, aktif olarak yer alıp diğer Türk ve uluslararası şirketleri satın alan oyuncularla gelişecektir. Oysa, birçok başarılı Türk şirketinin şirket alımları konusundaki deneyimi sınırlı. Şirket satın alımlarında başarılı olabilmek için dikkat edilmesi gereken belli hususlar var.

Öncelikle, niçin şirket satın alımı yapıldığının net bir stratejik gerekçesi olmalı. Örneğin, çok oyunculu bir piyasada satın alımlarla en büyük oyuncu olmak ve bu konum nedeniyle piyasada küçük oyuncular karşısında güç kazanmak; rekabette avantaj sağlayacak bir teknolojiye veya markaya hakim olmak, piyasadaki aşırı kapasitenin konsolide olmasını sağlamak gibi. Stratejik gerekçenin sağlam olabilmesi için endüstri liderliği için hangi unsurların kritik olduğunun belirlenmesi gerekiyor.

İkinci adım olarak, belirlenen stratejik hedefe ulaşabilmek için satın alım için hangi şirketlerin hedeflenebileceği konusunda bir araştırma yapmak ve bir kısa liste oluşturmak gerekiyor. Bu kısa listedeki potansiyellerin her biri için ayrı bir fizibilite ve yaklaşım oluşturmak da sürecin iyi yönetilmesine katkı sağlıyor. Satın alımı düşünülen şirketin üst yönetimi ve hissedarları ile iyi ilişkiler kurmak hem bilgi edinebilmek, hem de satın almada diğer rakiplere göre evantaj elde edebilmek için fayda sağlıyor. Teorik olarak, açık artırmayla satılan bir şirketin fiyatı, satın alan için artı değer bırakmayacak seviyeye kadar yükselir. Ancak, şirketlerin satışı piyasası yüksek işlem maliyetleri nedeniyle genellikle bu şekilde çalışmıyor ve satın alan şirket için bir değer ifade edebiliyor.

Satın alınacak şirketleri incelerken, piyasadaki rekabet durumunu, fiyat oluşturma gücünü, maliyet konumlandırmasını, müşteri ve ürün portföyünü ve karlılıklarını, insan kaynaklarının yetkinliklerini ve sistemlerini, bilgi altyapısını ve iş süreçlerini iyi anlamak gerekiyor. Bu nedenle, ciddi bir bilgi toplama ve analiz yapma kapasitesi geliştirmek gerekiyor. Satın alımları sürekli hale getirerek büyüyen şirketler bile bu konuda oluşturdukları iç takımların yanısıra, çeşitli danışmanlık firmalarından dış destek almayı ihmal etmiyorlar.

Bir şirket alımında baştan belirlenmesi gereken en önemli konulardan birisi de ödenecek maximum fiyatın ve hangi şartlarda satın alımdan vazgeçileceğinin belirlenmesidir. Bu konuda disiplinli bir süreç oluşturulmadığında yüksek maliyetli hatalı kararlar verilebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle satın alınacak şirketin kurum stratejisiyle uyumu, aşırı riskleri beraberinde getirmemesi, satın alan şirketin finansal durumunu aşırı hassas bir konuma getirecek yükümlülüklere mal olmaması ve sınırlı bir zaman dilimi içerisinde artı nakit akışı getirmesine özel önem vermek gerekiyor.

Şirket satın alımlarında sadece analitik yaklaşımlar değil, aynı zamanda insan ilişkilerini içeren kurumsal entegrasyon konuları da başarı için büyük bir önem taşımaktadır. Bu nedenle, şirket satın almayı hedefleyenler hızlı karar süreçleri oluşturmalı ve karar yetkilerinin hangi sorumlulular tarafından kullanılacağını önceden belirlemeliler. Başarılı bir birleşmeinin temel adımlarından birisi de satın alımdan sonra sorumlulukları üstleneceklerin mümkün olduğunca erken işin içine dahil edilmesi ve insan kaynakları ile ilgili kararların hızlı ve net olarak verilmesidir. Bu kararlar, insanların yetkinliklerine ve stratejiye uyumlu olarak seçimi kadar, hangi performans göstergeleri ve hedefleriyle yönetilecekleri konusunu da içermektedir.

Son olarak, şirket satın alımlarında iyi yönetilmesi gereken süreçlerden birisi de hem içi, hem de dış iletişim konusudur. Değişimden etkilenecek çalışanlar, tedarikçiler ve müşteriler doğru bir şekilde mümkün olduğunca dedikodulara fırsat vermeden hızlı bir şekilde bilgilendirilmelidir.

Özetle, şirketler başarıya sadece operasyonel olarak işlerini iyi yaparak değil, aynı zamanda doğru stratejik seçimler yaparak ve satın alımlarla büyüme sürecini de iyi yöneterek ulaşıyorlar. Küresel pazarlarda başarı için bu konudaki bilgi ve deneyimini artıran Türk şirketlerine ihtiyaç var.