Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Şirket Birleşmeleri

AB ile üyelik müzakereleri başladığında ülkemizde şirket satın alımlarının ve şirket birleşmelerinin artması bekleniyor. Şirket birleşmeleri sürecini iyi yönetmek, hem daha iyi değer yaratılmasını, hem de birleşen şirketlerin, çalışanları, tedarikçileri ve satış kanalları açısından faydalar sağlayabilir.

Şirket birleşmeleri birkaç nedenle gerçekleşiyor: (1) Sektörde konsolidasyon, (2) Mevcut işi tamamlayıcı özelliklere sahip başka bir şirketle birleşerek güçlenme, (3) Dikey bütünleşme, (4) Yatay genişleme ile pazarlama etkinliğini artırma, (5) Yeni bir alana girişi yapma, (6) Riskleri dengeleme.

Sektörde konsolidasyon nedeniyle gerçekleşen şirket birleşmelerine örnek olarak bankacılık sektöründeki şirket alımlarını gösterbiliriz. Bu birleşmelerin başarılı olabilmesi için öncelikli olarak birleşen şirketler kendi aralarındaki “en iyi uygulamaları” yaygınlaştırmaya, bir takım ortak altyapı sistemlerinden faydalanarak verimliliği artırma yolunu seçiyorlar. Konsolidasyon nedeniyle birleşen şirketlerin tedarikçi ve/veya dağıtım kanalları üzerindeki pazarlık güçlerinin artması da ayrı bir verimlilik konusu olarak ortaya çıkıyor.

İkinci konuda bir örnek olarak da reel fazilerin yüksek olduğu ve nakitin değeli olduğu Türkiye’de bazı bankaların Gima, Tansaş gibi şirketlere ilgi göstermesi sayılabilir. Altınyıldız’ın Beymen, Boyner gibi mağaza zincirleriyle gelişmesi ise dikey bütünleşmeye bir örnektir. Böylelikle değer zincirinde elde edilen değerin daha büyük bir kısmını elde edilmesi hedeflenmektedir.

Ülker’in bakkallar ve dağıtım kanalları satışı içindeki payını artıran farklı alanlara girmesi, (bisküvi, yağ, süt, cola gibi) yatay genişlemeye ve kapsam ekonomisi açısından ölçek büyütmeye örnek sayılabilir. Ancak, böyle bir genişlemeden fayda sağlayabilmek için pazarlama, bilgi sistemleri yönetimi gibi önemli konularda yeni yetkinliklerin de geliştirilmesi faydalı oluyor.

Şirket birleşmelerinin yeni alanlara giriş stratejisi olarak kullanılmasına ise, ilaç şirketlerinin genetik konusunda gelişmelere imza atan yenilikçi şirketleri almaları, IBM’in Price Waterhouse firmasının danışmanlık bölümünü alarak işin hizmet boyutuna girmesi örnek olarak gösterilebilir.

Savunma sanayi şirketlerinin ticari alanlara girmesi, sigara şirketlerinin yiyecek sektörüne yatırım yapmaları, Pepsi şirketinin restoran zincirlerine girmesi gibi örnekler ise riskleri dengeleme stratejilerine örnektir. Ancak, özellikle rsk dengelemesi yönündeki girişimlerin finansal piyasalar tarfından pek de cazip olarak görülmediğini belirtmekte fayda var. Çünkü, finansal piyasaların inancı, kendilerinin risk dngelemesini daha iyi yapacakları ve ortak sinerjilerin ortaya çıkarılamazsa risk dengeleme maksadıyla yapılan girişimlerin değer yaratamayacağı yönünde.

Hangi nedenle birleşirlerse birleşsinle, şirketler birleşmenin hemen sonrasında başarıyı yakalamak için atmaları gereken adımlarda ortak yönler var. Birinci ve en önemli konu bu birleşmenin şirketin vizyonuna nasıl hizmet ettiğinin net bir şekilde açıklanması. Bu nedenle, birleşen şirketlerdeki tüm çalışanların ve paydaşların bu konu hakkında bilgilenmeleri ve sahiplenme sağlanması önem taşıyor. Bir sonraki adım ise bu vizyona ulaşmak için takımın her oyuncusunun hangi adımları atacağını belirlemesi ve bu adımların bir bütünlük içinde gerekli ve yeterli olmasının sağlanmasıdır.

İkinci önemli konu ise birleşen şirketin organizasyonunun ve alt yapı sistemlerinin nasıl şekilleneceği konusunun çözülmesidir. Bu konudaki belirsizlikler, şirketlerin güç kaybına neden oluyor. Bu nedenle, ulaşılmak istenen konum açısından yetkinlik boşluklarının tespiti, bu boşlukları dolduracak bir planlamanın gerçekleştirilmesi, birleşen şirketler içinde bu boşlukları en iyi şekilde doldurabilecek kişilerin tespiti ve gerekiyorsa kurum dışından da olsa bu boşlukların süratle doldurulması önem taşıyor.

Üçüncü önemli konu ise birleşmenin gerektirdiği liderliğin gösterilmesidir. Bu nedenle, şirketi birleşme sonrasında yönetecek ekibin belirlenmesine öncelik vermek gerekiyor. Bu belirleme sırasında politik davranmak yerine, yetkinliklere dayalı adil bir seçim yapılması kurumda güven ortamı oluşturmaya yardımcı oluyor. Birleşme sürecinde insan kaynakları yönetimi ve iletişim konusunda öncü ve önleyici yaklaşımların sergilenmesi, bu büyük değişim sürecinin etkin olarak işlemisini sağlamada kritik öneme sahip.

Özetle, şirket birleşmeleri geleceğe hazırlanmak için önemli bir fırsat olmakla beraber, bu sürecin iyi yönetilmesi de istenilen sonuçların elde edilebilmesi açısından kritik önemdedir. Neyi neden yaptığımızıiyi bilmek, bunu iyi anlatabilmek ve alınacak bütün kararlarda vizyonu esas almak bu sürecin sağlıklı yürümesini sağlayacaktır.