Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Sosyal Değişimi Desteklemek

Yaşam kalitemizi artırabilmek için sadece bireysel gelişime, ve çalıştığımız kuruma yatırım yapmak yetmiyor. Aynı zamanda, çevremizi ve sosyal ortamımızı geliştirme çalışmalarını da desteklemek gerekiyor. Doğrudan kontrol etme imkanımızın ve üzerinde yaptırım gücümüzün olmadığı bir ortamda değişimi sağlamak ise planlı bir yaklaşımı gerektiriyor.

Yaşamın herhangi bir alanında değişimi gerçekleştirmek isteyenler, öncelikle vizyonlarını açıkca ortaya koymalılar. Bir başka ifade ile, neyi değiştirmek istediklerini, nasıl bir dünya hedeflediklerini, değişimi hangi etki alaınında geçekleştirmek istediklerini belirlemeleri gerekiyor.

Örneğin, bir mahallede oturan on ilkokul öğrencisinin eğitim kalitesini artırmak ile bir ildeki okulların eğitim kalitesini artırmak, hatta bir ülkedeki eğitim sisteminin kalitesini artırmak hedefleri arasında büyük fark var. Herbirisi için örgütlenme modeli, kaynak ihtiyacı ve değişim için etkilenmesi gereken çevrenin genişliği çok farklı.

İkinci adım olarak vizyonla uyumlu bir kaynak geliştirme stratejisinin ortaya konması gerekiyor. Kaynak demek, sadece finansal kaynak manasına gelmiyor. Aynı zamanda insan kaynağı ve bilgi kaynağı da değişimi gerçekleştirmek için vazgeçilmez unsurlar arasında yer alıyor.

Organizasyon oluşturulurken, hedeflenen değişim konusunda uygulama deneyimine sahip, bu değişimnin yaygınlaştırılması için kaynakları harekete geçirebilecek, toplumun değişik kesimlerine ulaşabilme ve iletişim kurma konum ve yetkinliğine sahip kişilerin organizasyonun yönlendirilmesinde görev almalarının sağlanması önem taşıyor.

Üçüncü adım olarak kurumsal iletişime öncelik vermek gerekiyor. İnsanların ve kurumların davranışlarını değiştirmek için öncelikle değişimin gerekliliği ve faydasına inandırmak gerekiyor. Dolayısıyla, sınırlı kaynaklarının kullanımında gerek kurumsal kimlik oluşturma, gerekse kamuoyu ile iletişim kurma konularına öncelik vermek bu kaynakların artırılması için vazgeçilmez bir adım olarak karşımıza çıkıyor.

Başarı için en önemli unsurlardan biri de liderlik. Sosyal değişim için liderlik gösterilmesi, toplumsal sorumluluk adına hedeflerin, ilkelerin ve değerlerin net bir şekilde kurum içi ve dışında iletişiminin yapılması ve sahiplenildiğinin eylemlerle gösterilmesi olarak tanımlanıyor.

Sosyal değişim ciddi bir planlama ve uygulama ile gerçekleştirilmeli. “Ölçülmeyen performans iyileştirilemez” ilkesi doğrultusunda, sosyal değişim ile ilgili performans kriterleri de tespit edilmeli ve düzenli olarak izlenmeli. “Bir elin nesi var, iki elin seesi var” anlayışıyla, sosyal değişimi gerçekleştirirken başka kuruluşlarla işbirlikleri geliştirilmeli. Hedeflenen sonuçlara ulaşabilmek için yaratıcı çözümlere fırsat tanınmalı ve bu konuda öncü faaliyetlerde bulunan geleceğin liderlerinin yetiştirilmesi ve teşvik edilmesi sağlanmalı.

Sosyal girişimci olarak toplumsal sorunlara çözüm arayanların dikkat etmeleri gereken bazı ortak özellikler var: (1) Projelerin gerçek bir ihtiyaca cevap vermesi; (2) Bu amaçla kurulan kurumun güvenilir ve etkin bir yönetim kadrosu tarafından yönetilmesi; (3) İyi bir model oluşturulduğunda ekonomik olarak çoğaltılma fırsatının olması; (4) Projenin dönemsel masraflarını karşılayacak gelir kaynaklarına sahip olması; (5) Proje sonuçlarının ve faydalarının düzenli olarak ölçülerek şeffaflıkla paylaşılması.

Faaliyetler hakkında şeffaflıkla hesap verme alışkanlığını kazanmak kaynakların sürekli olarak artırılabilmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Bunun için öncelikle, hangi faaliyetlerin nasıl ölçümleneceği konusunda karar verme gereği var. Daha sonra düzenli olarak bu ölçümlerin yapılması ve performansın açıkça paylaşılması şirketlerin toplumsal saygınlığını artırıyor. Bu nedenle, özellikle dış iletişimde kullanılacak kriterler ve hedefler konusunda başta mütavazi ve gerçekçi bir yaklaşım sergilenmesi, ancak zaman içinde daha zorlayıcı hedeflere yönelinmesi toplumsal güvenin artmasına yardımcı oluyor. Dikkat edilmesi gerek bir konu da, duyurulan hedeflere ulaşmada güçlükler yaşandığı durumlarda bile şeffaflıktan ödün verilmemesidir.

Özetle, sosyal değişimi desteklemek sadece parasal yardım yapmakla değil, daha da önemlisi “iyi yönetişim” kavramının yaygınlaşmasını sağlamak demektir. Başarı için bu anlayış doğrultusunda, açıklık, şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik, verimlilik ve etkinlik konularında her zaman kendini sorgulamak ve sürekli geliştirmeye çalışmak, hem kendi içinde, hem de değişimi destekleyenlere karşı kaynakların nasıl kullanıldığı konusunda aktif bir açıklık sergilemek gerekir.