Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Sosyal Girişimcilik

Girişimcilik fikir üretmek, yenilik veya geliştirme yapmaktır. Girişimciliğin tanımında yenilikçilik vardır, risk alma, fırsatları kovalama ve hayata geçirme vardır. Vehbi Koç, Steve Jobs gibi başarılı girişimciler birçok insanın yaşam kalitesinin gelişmesine, binlerce insanın çalışabileceği kurumların oluşmasına ve ortaklarının kâr elde etmelerine neden olmuşlardır. Girişimcilik işsizlik sorunun aşılmasında, ekonomik gelişmenin sağlanmasında, kaynakların daha etkin kullanılmasında ve yeni endüstrilerin oluşmasında önemli bir rol oynar.

Sosyal girişimcilik ise piyasa odaklı bir yaklaşımla temel hedefi sosyal bir sorunun çözümüne katkı sağlamak olan girişimciliktir. Sosyal girişimcilik temel hedefi kârlılık olan şirketlerin ek olarak toplumsal sorunların çözümü için katkı sağlamaları değildir, gönüllülük, bağış yapmak veya kurumsal sosyal sorumluluk da değildir.

Sosyal girişimciliğin başarısı, bağışçıların iyi niyetine veya bütçelerine bağlı değildir. Çünkü sosyal girişimcilik, girişimci dürtüsüyle sürekli yenilikçilik peşinde koşulmasını, paydaşlarına sağladığı fayda ile ölçeğin büyütülebilmesini, ve farklı ortamlarda tekrarlanabilen kârlı bir iş modeli oluşturabilmesini içerir. Sosyal girişimciler paydaşlarına hissedar, çalışan ve müşteri olarak söz hakkı verirler. Tüm paydaşları için kazan-kazan ilişkileri kurarak girişimin gelişimini teminat altına alırlar. Böylelikle çözümün daha etkin ve yaygın olmasını sağlarlar.

Sosyal girişimciliğin en güzel örneklerinden birisi, sonradan Nobel Ödülü de kazanan Muhammed Yunus’un mikro kredi vermek üzere oluşturduğu Grameen Bankası’dır. Grameen Bankası finans piyasalarına ulaşamayan fakir insanların kendi işlerini kurarak fakirlikten kurtulmak ve çalışmalarını desteklemek üzere onlara mikro kredi verecek bir sistem kurmuştur. Başında bağışlarla kurulan sistem kendi içinde elde ettiği kârlardan da faydalanarak daha hızlı bir şekilde gelişmiştir. Ayrıca, mikro kredi kullanananları hem hissedar, hem müşteri, hem de bu sosyal girişimin yayılması için pazarlamacı olarak konumlandırarak başarıya ulaşmıştır. Bu yaklaşım, gelişimin temeli olan güven unsurunun da daha hızlı gelişmesine fayda sağlamıştır.

Sosyal girişimciler sistematik bir yaklaşımla sürdürülebilir bir sosyal değişimin gerçekleşmesini sağlarlar. Öncelikli olarak sosyal veya çevresel bir sorunun çözümüne odaklanmakla birlikte finansal olarak da değer yaratılmasını sağlarlar. Sosyal girişimlerin ortak paydası; yenilikçilik, paydaşlarından ve piyasadan edinilen geri bildirimlerle sürekli öğrenme ve iş modelinin düzenli iyileştirilmesidir.

Sosyal girişimci olarak toplumsal sorunlara çözüm arayanların dikkat etmeleri gereken bazı ortak özellikler var: (1) Projelerin gerçek bir ihtiyaca cevap vermesi; (2) Bu amaçla kurulan kurumun güvenilir ve etkin bir yönetim kadrosu tarafından yönetilmesi; (3) İyi bir model oluşturulduğunda ekonomik olarak çoğaltılma fırsatının olması; (4) Projenin dönemsel masraflarını karşılayacak gelir kaynaklarına sahip olması; (5) Proje sonuçlarının ve faydalarının düzenli olarak ölçülerek şeffaflıkla paylaşılması.

Sosyal girişimcilerin dikkat etmeleri gereken bir başka kavram da “verimlilik”. Yakın geçmişe kadar bizim için verimlilik bir “iş” kavramıydı, “ticari” bir kavramdı. Toplum yararına bir iş yapmak söz konusu olduğunda “iyi niyet”, “özveri” gibi subjektif güdüler yeterli görülürdü.  Bir parçası olduğumuz doğu kültürü de, “yüksek değerler” arasında saymadığı “ticari” kavramlarla düşünmeye de elvermiyordu. Verimlilik ve verim almak, “kâr”la ilintili bir olgu olarak görülüyordu. Oysa artık biliyoruz ki; verimlilik, yalnızca ticari kuruluşlar için değil, bir işlev yerine getirmesi söz konusu olan her türlü kuruluş için geçerlidir. Verimli ve kârlı olan sosyal girişimlerin, sürdürülebilirliği sağlama olasılığının da arttığı unutulmamalıdır.

Son olarak, iş hayatında olduğu gibi sosyal girişimlerde de yeni fikirlerin test edilmesinde riskten korkmak, yaratıcılığı sınırlandırır. Bu konudaki anlayışımızı değiştirmek, denenmemişi denemek sosyal konularda önemli atılımların başlangıcı olabilir. Özetle, sosyal ve çevresel sorunların çözümü yenilikçilik ve iyi yönetişimle sağlanır. Ülkemizde sosyal sorunların çözümü için bu anlayışa sahip sosyal girişimcilere ihtiyaç var.