Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Sosyal Sorumluluk

Yaşam sorumluluk gerektirir. İçinde yaşadığımız toplumda, ülkemizde ve Dünya’da yaşam kalitesinin arzuladığımız düzeye gelmesi için kişisel ve kurumsal olarak sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.

Şirketlerin yerine getirmesi gereken dört temel sorumluluk var: (i) Ekonomik – verimli ve karlı olmak, (ii) Hukuki – kanunlara uymak, (iii) Etik – kanunların ötesinde toplumsal norm ve beklentilere uyumlu davranmak, ve (iv) Sosyal – toplumsal sorunların çözümü için gönüllü katkıda bulunmak.

Kurumsal sosyal sorumluluk şirketlerin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevre için gönüllü olarak katkıda bulunmasıdır.

NTV ve çeşitli şirketlerin Eğitim Gönülüleri Vakfı ile işbirlikleri, Rahmetli Vehbi Koç’un Türkiye Aile Planlaması Vakfı’na yaptığı katkılar, Garanti Bankası’nın Doğal Hayatı Koruma Derneği ile gerçekleştirdikleri projeler, Borusan’ın Türkiye’nin tanıtımına yaptığı katkılar ülkemizde geleceğe umutla bakmamızı sağlayan sosyal sorumluluk örnekleri olutturuyorlar.

Başta BM olmak üzere AB, OECD, Dünya Bankası gibi uluslarüstü kuruluşlar “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” kavramına önem veriyorlar. Çünkü, sürdürülebilir ekonomik gelişme için şirketlerin içinde yaşadıkları ve etkin oldukları topluma ilişkin bilgi ve ilgilerini geliştirmeleri gerekiyor.

Başarılı şirketler de sadece ürün ve hizmetleriyle değil aynı zamanda topluma yaptıkları katkılarla da farklılık yaratıyorlar. Çünkü başarılı şirketler, toplumsal saygınlık kazanmanın kurumun değerini artırdığını biliyorlar. Ancak unutmamak gerekir ki, bu konudaki faaliyetlerdeki en ufak bir samimiyetsizlik, toplumsal katkıyı kendi çıkarı yönünde kullanma eğilimi yarardan çok zarar getirir.

Samimi çabaların ise çok yönlü faydalar sağlaması söz konusu. Toplumsal sorunların çözümüne katkıda bulunmak şirketlerin toplumsal zihin payını, dolayısıyla da marka değerini artırıyor.

İnsanların bilgi bombardımına tutulduğu çağımızda, toplumsal konulara yapılan katkılar müşterilerle kurulan ilişkinin derinliğini, yoğunluğunu ve yakınlığını artırıyor.

Toplumsal katkı aynı zamanda çok yönlü nitelikli personelin kuruma cezbedilmesine ve kuruma olan bağlılığının artmasına da yardımcı oluyor. İnsanlar kendilerini, sadece bir çalışan değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumun sorumluluk alan ve değer yaratan bir parçası olarak gören kuruluşlara, daha yakın hissediyorlar. Toplumsal katkıya önem veren şirketlerde çalışanların iş performansına yönelik motivasyonları da artıyor.

Dünyada birçok fon, bir şirkete yatırım yapmadan önce, o şirketin toplumsal sorumluluk konusundaki performansını değerlendirmeye başladı. Bu konuda duyarlı şirketlere yatırım yapanlara yardımcı olmak için Londra’da FT4GOOD isimli ayrı bir endeks oluşturuldu. Dolayısı ile toplumsal katkı daha genit finansman kaynaklarına ulaşmaya da yardımcı olabiliyor.

Toplumsal konulara yaptıkları katkılarla ön plana çıkan kuruluşlar aynı zamanda kamu yönetimi gözünde de değer kazanıyorlar. Bu değer, kişisel çıkar sağlayarak değil, toplumsal katkı sağlayarak kazanmak saygın bir yaklaşım olarak kabul ediliyor.

Şirketlerin seçtikleri alanda saygın gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapmaları toplumsal katkının etkinliğini artırıyor. Şirketlerin yönetim becerisi ve kaynakları seçilen konu hakkında uzmanlaşma kazanmış gönüllü kuruluş deneyimleri ile birleştirildiğinde topluma sunulan çözümlerin etkinliği artıyor.

Gönüllü kuruluşlarla yapılan işbirliklerinin başarılı olabilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı konular var: Öncelikle işbirliğinin hangi toplumsal soruna, nasıl bir katkı için gerçekleştirildiği konusunda kurumlar arasında fikir birliğinin sağlanması gerekli. İkinci olarak, hedefler ve bu hedefe ulaşma yolunda nasıl bir ölçümleme yapılacağı konusu da planlanmalı. Üçüncü konu işbirliği ile ilgili iletişim planlaması yapılması ve hedef kitlenin her iki kurumun ilgilileri ve işbirliği içinde olduğu tüm kesimler olduğunun unutulmamasıdır. Son olarak, işbirliğinin topluma katkıdaki etkinliğinin takip edilmesi ve sürekli iyilettirme çalışmalarına açık olması sağlanmalıdır.

İş hayatında olduğu gibi, toplumsal katkı konusunda da odaklı bir yaklaşım ve etkili işbirlikleri hızlı sonuç elde edilmesinde önem kazanıyor. Etkin sonuçlar ise sadece topluma değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk gösteren şirketlere de değer katıyor.