Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Stratejik Kararlarda Tedbirli Olmak

Stratejinin özü seçim yapmaktır. Yapılan her seçim ise risk içerir. Stratejik seçimler konusunda yapılan çalışmalar karar alıcıların bakış açılarının, daha önceki deneyimlerinin ve kişisel çıkarlarının yapılacak stratejik seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılmasını önleyebildiğini gösteriyor.

Bu nedenle stratejik kararlar yönetim kurullarının en önemli görevleri arasında yer alır. Yönetim kurullarının stratejik kararlarda dikkat etmeleri gereken hususlar arasında kararları hazırlayan yöneticilerle şirketin çıkarlarının uyumlu olup olmadığını gözetmek; yöneticilerin daha önceki deneyimlerinin karar verilecek konuda onları nasıl etkiliyebileceğini değerlendirmek; ve yönetim kadrosunun yetkinlikleri arasında eksik olabilecek konularda farklı bilgi kaynaklarına da başvurmak gibi konular da yer almalıdır.

Örneğin bir şirkette yöneticiler çok sık pozisyon değiştiriyorsa, yönetimin genel eğilimi kısa vadede getiri getirecek yatırımlara odaklanmak olabilir. Bu nedenle uzun vadede önemli getiriler sağlayabilecek yatırımlar ihmal edilebilir. Bazı şirketler bu tip riskleri azaltmak için yöneticilerin primlerini sadece mevcut işlerinin başarısında değil, bir kısmını da daha önce sorumluluk üstlenmiş oldukları işlerin de başarısına bağlamayı tercih ediyorlar. Dengeli şirket karnelerinin (Balanced Scorecards) performans yönetiminde kullanılması da şirketin çıkarlarıyla, yöneticilerin çıkarlarının uyumlu hale getirilmesine yardımcı oluyor. Özetle, yöneticilerle şirketin hayata bakış vadelerinin tutarlı olmasına dikkat etmek önemli oluyor.

Dikkat edilmesi gereken bir başka konu da yönetim ile şirket çıkarlarının risk profillerinin uyumlu olmasıdır. Emekliliği yaklaşan bazı yöneticilerin hata yapmamayı tercih etmeleri, şirketin riski düşük ama getirisi yüksek yatırımları gündeme alamamasına da neden olabiliyor. Bazı yöneticiler ise büyük başarı peşinde koşarken sermayedarların kaynaklarıyla aşırı yüksek riskler almayı tercih edebiliyorlar. Bu nedenle, yönetim kurullarının şirket için en sağlıklı risk profili ile yatırımların tutarlı olması konusuna özen göstermesi gerekiyor.

Yönetim kadrosunun birbirlerine aşırı güvenmesi, daha önceki başarıları getiren yaklaşımlardan farklı alanlara girerken özellikle ekstra bir risk oluşturuyor. Aşırı özgüven proje risklerinin yeterince değerlendirilememesine neden olabiliyor. Özellikle yeni bir coğrafyaya girerken, yeni bir iş alanına yatırım yaparken eski başarıları getiren yetkinliklerden farklı yetkinliklere gereksinim duyulabileceği göz ardı edilmemeli.

Bu nedenle sonuçları hızlı bir şekilde belli olacak nispeten küçük yatırımlarda (örneğin, bayilikle büyüyen bir şirketin yeni bayilik yerlerinin tespitinde) kararlar daha çok yöneticilere bırakılırken, şirketi önemli ölçüde etkileyecek büyük kararların (şirket alımı gibi) yönetim kurullarında daha detaylı olarak irdelenmesi gerekiyor.

Detaylı irdelemede önerilen karar uygun bulunmazsa yönetimin alternatif olarak neler yapacağı sorusunu sormak, yönetimin önerisi ile duygusal bağ kurması olasılığını azaltır, alternatiflerin daha sağlıklı olarak değerlendirilmesini sağlar. Özellikle yeni teknolojiler gerektiren konularda kurum dışından experlerden de görüş almak; benzer durumlarla karşılaşmış farklı kurumlarla kıyaslamalar yapmak stratejik seçimlerin daha iyi değerlendirilmesine yardımcı olur.

Hepsinden önemlisi stratejik kararların detaylı bir şekilde iredelenmesinin bir güvensizlik değil, başarı için gereklilik olduğu kültürünün kurumda hakim olmasıdır. Bağımsız üyelerin de katkısıyla yönetim kurullarında detaylı irdeleme kültürünü oluşturmak, stratejik kararlarda hataları en aza indirmenin temel yöntemlerindendir. Bu kültürün oluşturulması ve sürdürülmesinde en önemli oyuncu ise yönetim kurulu başkanlarıdır.