Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Stratejik Riskleri Yönetebilmek

Şirketler genellikle dört farklı kategorideki riskleri yönetmek durumunda kalıyorlar: (i) Tabii riskler – yangın, sel, deprem gibi, (ii) Finansal riskler – kredi, alacak, kur, faiz, vade gibi, (iii) Operasyonel riskler – tedarik zincirindeki aksamalar, bilişim altyapısındaki aksaklıklar, yolsuzluk gibi, ve (iv) Stratejik riskler – projelerin gerçekleşememesi, müşteri kaybı, rakiplerin davranışları, itibar, iş modelinin veya endüstrinin güncelliğini yitirmesi, ve ekonominin yavaşlaması gibi.

Bu riskleri iyi yönetebilmek için onları iyi anlamak, gerçekleşme olasılığını veya gerçekleştiğinde oluşacak zararları azaltacak tedbirler almak, sigortalayarak başkasına transfer etmek gibi yöntemler kullanılıyor. Ancak, özellikle stratejik riskleri bir başkasının yüklenmesi güç olduğundan şirketlerin başarısı için bunları iyi yönetmek gerekiyor.

Örneğin şirketin geleceği için kritik öneme sahip bir projenin getireceği riskleri yönetebilmek için öncelikle gerçekçi bir başarı olasılığı belirlemek gerekiyor. Bu aşamada genellikle yeni projelerin getirdiği heyecan nedeniyle başlangıçta proje risklerinin olduğundan düşük görülmesi, bu risklerin yönetimini de güçleştiren bir durumdur. Aşırı iyimserlik, tedbir alma dürtüsünü azaltabilir. Bu nedenle, stratejik riskleri yönetebilmenin ilk adımı riskleri doğru belirleyebilmek için verilere dayalı bir değerlendirme yapabilmektir.

Örneğin birçok birbirinden bağımsız beş ayrı adımdan oluşan bir projenin her adımındaki başarı olasılığı %90 olsa, projenin bütününde başarılı olma olasılığı %60’ın altında olur. Bu nedenle, her adım ile ilgili olasılığı artırabilecek adımları atmak projenin istenilen düzeyde gerçekleşebilmesi için önemlidir.

Proje yöneticisinin şirketi, şirketin kaynaklarını ve bu kaynakları nasıl harekete geçirebileceğini bilmesi projenin başarı şansını artırır. Projelerin başarısı sadece beklenen sonucun elde edilmesine değil, aynı zamanda rakiplerden de önce elde edilmesine bağlıdır. Bu nedenle, hızlı hareket kabileyeti olan bir takım tarafından yönetilmesi gerekir. Hızlı hareket edebilmenin en temel gereksinimlerinden birisi de takımın tüm elemanları arasında güvenin tesis edilmesi ve iletişimin de hızlı olmasıdır.

Proje risklerini azaltmanın bir yöntemi belirsizliğin özellikle yüksek olduğu adımlarda alternatiflerin eş zamanlı olarak oluşturulmasıdır. Elbette aynı anda bir kaç alternatife birden yatırım yapmak maliyetlei artırır. Ancak, stratejik projelerde alternatiflerin paralel olarak test edilmesinden vazgeçmek, projenin gecikmesine ve rakiplerin gerisinde kalmaya neden olabileceğinden daha büyük bir risk oluşturur.

Proje risklerini azaltmanın bir başka yöntemi de bazı adımlar için taşeron kullanmaktır. Bu yöntem bir taraftan odaklanmayı sağlarken, aynı zamanda finansal risklerin de paylaşılmasına neden olur. Nitekim, özellikle riskli büyük yatırımların söz konusu olduğu projelerde işbirliklerine gitmek en sık kullanılan risk yönetim araçlarından birisidir.

Proje risklerini kontrol altına alabilmek için uygulanan bir yaklaşım da tasarımda mükemmeli yakalamayı beklemeksizin prototiplerin sorgulayıcı ve zor beğenen müşteriler ile test edilmesidir. Onlardan elde edilecek geri bidirimler genellikle projeye daha çok kaynak yatırmadan önce yanlışlardan dönülmesini ve sonuca daha hızlı erişilmesini sağlar.

Özetle, stratejik öneme sahip projelerdeki riskleri yönetebilmek için doğru yöneticileri görevlendirmek, sağlıklı bir iletişim ortamı kurmak, işbirlikleri ve paylaşma kültürü oluşturmak ve her adımda alternatifler üretip bunları test edebilme yaklaşımı sergilemek gerekiyor.