Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Sürdürülebilir Kalkınma İçin Sektörler Arası İşbirliği

Sürdürülebilir kalkınma için kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları (üçüncü sektör) arasındaki işbirlikleri büyük önem taşıyor. Ancak, bu farklı sektörlerde çalışan kurum ve kişilerin birlikte çalışabilmeleri de pek kolay olmuyor. Bu nedenle, farklı sektörler arasındaki işbirliklerinin daha etkin çalışabilmesini sağlayacak yaklaşımlar, aslında toplumsal sorunların çözümü ve sürdürülebilir kalkınma için önemli bir reçete oluyor.

Farklı bakış açıları ve beklentileri olan kurumların ortak bir hedef için bir araya gelebilmeleri için öncelikle ortak bir vizyon oluşturmak üzere ciddi bir çalışmaya girmeleri gerekiyor. Bu nedenle, toplumsal ihtiyacın ortaya konması ve çözüm önerilerinin çalışılması için sürecin başında kullanılmak üzere kaynak ayırmak, işbirliğinin sağlıklı gelişebilmesi için ilk önemli adımdır.
İkinci adım olarak ortaya konan vizyonu gerçekleştirebilmek için gerekli kaynakların ve işbirliği ortaklarının belirlenmesi geliyor. Vizyon geliştirirken birlikte çalışılan tüm paydaşların bu aşamada bir rol üstlenmesi gerekmeyebileceği bilincinin de oluşması gerekiyor. Çünkü vizyona gerçek bir katkıda bulunabilecek konumda ve/veya kaynakları olmayan kurumlarla işbirliğine gidilmesi çalışmaların aksamasına ve motivasyonun yitirilmesine neden olabiliyor.

Daha sonra, işbirliği yapacak kurumların ortak vizyona sahip çıkmaları, ve her birisinin rolünün ve herbirisinden işbirliğinin beklentilerinin açıklığa kavuşturulduğu bir iletişim sürecine ihtiyaç duyuluyor. Bu aşama, işbirliğine giren kurumların aynı hedefe odaklanabilmeleri için büyük önem taşıyor. Bu noktada, işbirliği ortaklarının detaylı bir proje planı çerçevesinde yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi uygulama etkinliğini de artıran bir unsur oluyor.

Dördüncü adım olarak, üzerinde anlaşılan ve paylaşılan hedefler ve planlar doğrultusunda proje yönetimi ve kurumsal yönetişim konusunun nasıl yürütüleceği konusundaki ilkelerin belirlenmesi geliyor. Bu konudaki şeffaflık ve anlaşma sağlanması projenin uygulanması sürecinde uyum sağlanmasına yardımcı oluyor.

Uygulama aşamasının sağlıklı olarak takip edilebilmesi için gerekli bilgi akışının ve uygulama disiplinin sağlanabilmesi için anahtar göstergelerin belirlenmesi önem taşıyor. Bu göstergelerin projenin uygulama süresince takip edilmesi ve işbirliği ortaklarınca paylaşılması karşılıklı güvenin artmasına ve gerektiğinde yapılacak müdahalelerin zamanında yapılmasına yardımcı oluyor.

Altıncı aşama ise, projenin uygulanması süresince gerek performans değerlendirmesinin yapılması, gerekse işbirliği ortaklarının rollerinin yeniden tanımlanması gerekebileceğini baştan planlamak ve bu konuda gerekli adımların gecikmeden atılmasını sağlayacak bir süreç üzerinde anlaşma sağlanmasıdır.

Yedinci aşama ise başarıyla uygulanan bir projenin kalıcılığını sağlayacak kurumsallaşma çalışmalarının yapılmasıdır. Bu aşamada projeyi başarıya taşıyan işbirliği ortaklarının projeden ayrılma süreçlerinin belirlenmesi ve projeye kalıcı bir ev bulunması önem taşıyor. Esas hedefin işbirliğinin devamı değil, başta ortaya konan vizyonun gerçekleştirilmesi olduğu unutulmamalıdır.

İşbirliği süresince dikkat edilmesi gereken ilkelerin başında adil olmak, şeffaflık ve ortak hedef ve çıkarlara odaklanmak geliyor. Çünkü adil olmak karşılıklı saygıyı, karşılıklı saygı ve şeffaflık kaynakların çekinmeden harekete geçirilmesini ve ortak hedefe odaklanmak da kalıcı başarıyı getiriyor.