Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Sürprizlere Hazırlıklı Olmak

Her sene bütçeler ve stratejik planlar için temel oluşturan öngörüler yapılıyor ve oyun kurguları bu öngörüler üzerine kuruluyor. Çoğu kez bu öngörüler doğru çıkmadığında izlenecek yaklaşım konusunda yeterli fikri hazırlığın olmadığı gözleniyor. Oysa planların en önemli faydası değişen şartlara uyum sağlama becerilerinin gelişmesi ve fikri hazırlığı yapılan kararlara ulaşma hızını artıran stratejik dil birliğinin sağlanmasıdır.

Bu nedenle, farklı gelecekler hakkında fikri hazırlık yapmayı kolaylaştıran senaryo çalışmaları gün geçtikçe daha çok ilgi çekiyor. Senaryo çalışmaları yaratıcılığı teşvik eder. Kurumlarda stratejik planlamayı gerçekleştiren ekipler genellikle işle ilgili benzer bir zihinsel modele sahiptir. Genellikle strateji üretme sürecine katılacak kadar önemli! bir pozisyona gelmek için kurumda uzun zaman çalışmış olmak beklenir. Ancak, uzun zaman aynı ortamda bulunanların benzer deneyim birikimine sahip olmaları aralarındaki düşünsel farklılıkları da azaltır. Bu nedenle bazı kurumlar strateji geliştirme sürecine dışarıdan ve/veya kuruma yeni katılan farklı deneyimlere sahip kişileri de dahil ederler. Senaryo analizi gerek kişisel düşünce farklılıklarının, gerekse gelecek ile ilgili belirsizliklerin modellenmesine fırsat tanıması nedeniyle yaratıcılığı teşvik eder.

Senaryo analizi aynı zamanda benimsenen stratejilerin değişik gelecek senaryoları karşısındaki esneklikleri ve dayanıklıklarının da test edilmesini sağlar. Böylelikle stratejilerin kırılma noktaları ile ilgili göstergelerin belirlenmesi ve takip edilmeleri kolaylaşır. Ayrıca belirlenen stratejilerle ilgili risklerin azaltılması için kaynak planlamasına da olanak tanınır.

Senaryo analizi alternatif planların da esas plana yakın düzeyde hazırlanmasına yardımcı olur. Böylelikle, kurumun değişen şartlar karşısında adaptasyon hızı artar. Geleceğin belirsizliğine karşı hazırlık için değişen şartlar karşısında atılacak adımların belirlenmesi, stratejik düşüncenin zenginliğini artırır.

Senaryo analizi kurumsal öğrenme sürecini de hızlandırır. Farklı gelecek senaryolarında kurumun kuvvetli ve zayıf yönlerinin ve kurumun karşılaşacağı fırsat ve tehditlerin belirlenmesi, bazı deneyimlerin yaşayarak öğrenme maliyetine katlanmadan kazanılmasına yarar.

Bu nedenlerle senaryo kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Çünkü, fikri hazırlığı olanlar olayları takip etmek ve onlara tepki vermek yerine, onları yönlendirme fırsatını kazanıyorlar. Gelecekte başarılı olmanın yolu geleceği hazırlamaktan geçiyor.

Örneğin, bu yıl planlar yapılırken genellikle dünyanın ekonomik büyümesinin devam edeceği, faizlerin genelde düşük seviyede olmasına karşın yıl içinde yükselme eğilimine gireceği ve doların zayıflamaya devam edeceği öngörülüyordu. Elbette, bu öngörüler dünyada sürpriz gelişmelerin olmaması varsayımına dayanıyordu. Acaba kaç kurum Martin Hüfner’in sürpriz olarak nitelendirdiği aşağıdaki senaryolar gerçekleştiğinde ne yapacağını planladı?!

1. Irak savaşının tamamen bitmesi ve Irak pazarının hızlı bir yatırım girişimiyle büyüme sürecine girmesi ve Orta Doğu’ya barışın gelmesi. 2. Çin’de sosyal olayların gelişmesi ve ekonomik büyüme hızının %2 seviyesine inmesiyle dünyadaki birçok girdinin fiyatlarında önemli düşüşlerin yaşanması. 3. Rusya’da Putin’in hastalanması ve Mikhail Khodorkovsky’nin serbest bırakılması sonucunda Yukos’taki kontrolünü tekrar ele geçirmesi ve Başkanlık için aday olması. 4. ABD ve AB’nin NATO’yu artık gerekli görmeyerek kendi silahlı kuvvetlerini kurmaya karar vermeleri. 5. AB Anayasasının kabul edilmesi ve başlıca Avrupa ülkelerindeki hükümetlerin Lisbon stratejisi doğrultusunda önemli reformlara girişmeleri. 6. Petrol fiyatlarının $25 altına inmesi. 7. ABD Kongresi’nin bütçe açığı vermeyi yasaklayan bir karar alması. 8. Önemli bir Amerikan Bankasının iflas etmesi. 9. Euro’nun dolar karşısında %30’lara varan değer kaybetmesi.

Bu senaryolardan herhangi birisinin gerçekleşmesi durumunda Türkiye’de finans piyasalarının, ihracatın, yatırımın, istihdamın ve rekabet gücünün nasıl değişeceğini düşünmeden yeterince fikri hazırlık yapmış sayılabilirmiyiz?!