Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Takım Tutmak

Sizce bir önerinin kimin tarafından yapıldığı mı? Yoksa, içeriği mi önemlidir? Soru bu şekilde sorulduğunda çoğunluk, önerinin içeriğine bakarım diyor. Ancak, gerek ülkemizde, gerekse dünyada insanlar karşılaştıkları birçok karar ortamında, özellikle de daha sık karmaşık kararlar vermek durumunda olduklarında teklifin kimden geldiği kararlara temel oluşturuyor. Bu durum özellikle siyasette bilimsel ve rasyonel yaklaşımın önünü tıkayan, toplumsal olarak kaynakların etkin kullanımını engelleyen bir ortam yaratıyor.

Özellikle ülkemizde politika üretmek (“policy analysis”, “policy development”) kavramı, politika yapmak (“politics”) kavramı ile karıştırılıyor. Politika üretmek herhangi bir kararın toplumun farklı kesimlerini nasıl etkileyeceğini belirleyip, politika kararının en azından herkes için sub-optimal düzeyde kalmasını önleyecek alternatifler üretilmesini sağlar. Politika kararları da genellikle o kararlardan ne gibi etkilenmeler olabileceğini irdeleyen bilimsel çalışmalara dayandırılmadığında, farklı kesimlerin tercihleri arasında uzlaşma yaratmak yerine, herkes için daha iyi olabilecek politika sonuçlarına ulaşmaktan uzaklaşılabiliyor. Bu nedenle, ya bazı sonuçların hangi politika kararları neticesinde ortaya çıktığının farkına bile varılmıyor, ya da yanlışlıkları düzeltmek üzere sık sık karar değiştirerek toplumsal güven zedeleniyor.

Özetle, politika üretmek ‘istenilen sonuçların en düşük maliyetle nasıl elde edileceği’, politika yapmak ise ‘maliyetler, farklı kesimlerin etkilenmeleri gibi bilgiler ışığında alternatifler arasında seçim yapmak’ olmalı. Ancak, özellikle politika sürecine ‘takım tutarcasına’ yaklaşmak alternatiflerin üretilmesi ve değerlendirilmesini engelleyerek toplumsal açıdan sub-optimal sonuçlar üreten kararlara neden oluyor.

Politikada önerinin kimden geldiğine göre görüş oluşturmak toplumsal açıdan önemli bir zaafiyet oluşturuyor. Örneğin Millet Meclisi’nde herkesin tüm kararları parti çizgisinde vermesi, kararların ve alternatiflerin yeterince irdelenmediğinin bir göstergesidir. Herkesin aynı düşündüğü bir ortamda, birden fazla kişinin düşünmediği ortaya çıkar! Bu durum milletin vekillerinin, milletin değil, parti liderinin vekili olduğuna ilişkin de bir göstergedir.

Yanlış anlaşılan bir başka kavram da ‘disiplin’. Disiplin karar alındıktan sonra uygulamada etkinliği artıran önemli bir kavramdır. Ancak, karar alma sürecinde alternatiflerin değerlendirilmesini engellemek üzere ‘parti disiplini’ adına farklı görüşlerin dile getirilmesinin önüne psikolojik engeller konulması da parti için demokrasiyi ve yeterince yenilikçi alternatif üretilmesini engeller.

Bu durum sadece siyasette değil, herhangi bir karar ortamında, örneğin şirket yönetim kurullarında da önemli zaafiyetlere neden olur. Bu nedenle, farklılığın ve çeşitliliğin özendirilmesi karar kalitesini olumlu etkileyecek alternatiflerin üretilmesini sağlar. Kararları takım tutarcasına vermek açık fikirliliğin ve alternatiflerin değerlendirilmesinin önünde bir engel oluşturur.

Oysa, hayatın her alanında olduğu gibi, fikir alanında da rekabetin olmadığı yerde en iyi sonuçları elde etmek güçleşir. Bu nedenle, sadece karar alıcı pozisyonlarda olanlar değil, aynı zamanda onları seçenler de politika önerileri hakkında görüş oluşturmadan önce alternatifler ve bu alternatiflerin farklı kesimler için maliyetleri hakkında bilgi edinmeye çalışmalı ve farklı görüş ve önerilere açık bir yaklaşım izlemeli. Sadece oy verdiği partinin başkanının söylevlerini dinleyen, sadece taraftar gazeteleri okuyan bireylerden oluşan toplumun da takım tutarcasına ayrışması kaçınılmazdır.

Bu şekilde ayrışan toplumlar ise enerjilerini kendi içerilerinde yitirerek, kaynakları etkin kullanmayarak yaşam kalitelerinden ödün vermiş olurlar.

Bu nedenle, önerinin kim tarafından yapıldığından bağımsız olarak, önerilerin içeriği hakkında fikir üretilmesine, bunlar hakkında bilginin yaygın paylaşımına ve kendimizden başlayarak ‘takım tutarcasına’ değil, bağımsız karar almaya öncelik vermek yaşam kalitemizi artırır.