Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Tarımsal Destekler

Serbest piyasa ekonomisini savunan gelişmiş ülkeler, en büyük devlet müdahalesini tarım sektörüne sağladıkları desteklerle yapıyorlar. Dünya Bankası tarafından hazırlanan kapsamlı bir çalışma, gelişmiş ülkelerin tarım sektörüne yaptıları müdahalelerin hem kendi ülkelerinde, hem de dünya da fakirliği artırdığını açıkça ortaya koyuyor.

Küresel büyümenin sürdürülebilmesi ve fakirliğin azaltılması için gelişmiş ülkelerde politikacıların, dolayısıyla devletlerin, yapmaları gerekenlerin başlarında tarımsal politikalarda ciddi bir reform gerçekleştirmek geliyor. Küresel gelişmeye önemli bir katkıda bulunacak olan tarımsal reformu başlatanlar geniş kitlelere zenginlik getiren bir küresel liderlik göstermiş olacaklar.

Dünya Bankası raporuna göre 1990’larda gelişmiş ülkeler ortalama %2 büyürken, gelişmekte olan ülkeler %5 büyüme göstermişler. Aynı dönemde gelişmemiş ülkeler ancak %2 büyüme kaydetmiş ve en fakir ülkeler ise ekonomik olarak küçülmüşler!

Yüzde beş büyüme gösteren ve 3 milyar insanın yaşadığı 24 ülkede aynı zamanda ortalama yaşam süreleri ve okullaşma oranlarında da önemli iyileşmeler kaydedilmiş. Bu ülkelerin ortak özellikleri, küreselleşme sürecine aktif katılım sağlayacak politikaları uygulamış olmaları.

Diğer taraftan 2 milyar insanın yaşadığı Afrika, Orta Doğu ve bazı Asya ülkelerinde gözlenen eksi büyüme oranlarının nedenini ise hem kendi devlet politikalarının yetersizliğinde, hem de gelişmiş ülkelerin uyguladıkları korumacı politikalarda aramak gerekiyor.

Fakir ülkelerin küreselleşme sürecine aktif katılımını sağlayacak rekabet avantajları, sadece tarım ve emek yoğun sektörlerinde bulunuyor. Ancak, gelişmiş ülkelerdeki korumacılığın yüksek olduğu alanlar da tarım ve tekstil gibi emek yoğun sektörler!!

Günde iki dolardan az kazananların ürettikleri ürünlerdeki korumacılık, daha zengin kesimlerin üretiklerine göre en az iki misli daha yüksek !! Tarife dışı engeller de yine bu sektörlerde yoğunlaşıyor.

Örneğin, gelişmiş ülkelerin çiftçilerine verdikleri destekler günde 1 milyar dolara yaklaşıyor. Bu miktar her sene yükselmekte ve gelişmiş ülkelerin fakir ülkelere sağladıkları yardım miktarının altı katından fazla! Gelişmiş ülkelerin tarım sektörü destekleri 2000 yılında $327 milyar ve bu ülkelerin GSMH’larının %1.3’üne ulaşmış durumda.

Diğer taraftan, fakir ülkelere sağlanan yardımlar da 1980’lerden beri düşüşte ve bugün gelişmiş ülklerin GSMH’larının %0.2’sini oluşturuyor. Gelişmekte olan ülkelerin tarımsal ürün ihracatının $170 milyar olduğu göz önüne alındığında bu desteklerin ne kadar ciddi bir soruna yol açtığı daha iyi anlaşılabilir.

Gelişmiş ülkelerdeki çiftçiler ürünleri için dünya fiyatlarının %40-60 fazlasını alıyorlar. Üstelik sanılanın aksine bu destekler gerek ABD’de, gerekse AB’de kendi ülkelerindeki fakir çifçilerden daha çok zengin çiftçilere gidiyor.

Örneğin, ABD Tarım Bakanlığının bir çalışmasına göre ABD’de verilen tarımsal desteklerin yaklaşık yarısının ABD’deki tarım sektöründe çalışan nüfusun en zengin %8’i tarafından alındığı belirlenmiş. Bu destekler, sadece dünya ticaretini ve başka ülkelerdeki fakirleri değil, aynı zamanda ABD’deki fakir çiftçileri de olumsuz etkiliyor. Tarım alanları büyük çiftlik sahipleri elinde toplanıyor, kimyasal gübre tüketimi artıyor, tabii üretim metodları yerini genetik olarak değişime uğramış ürünlere bırakıyor.

Bu desteklerin yanısıra, gelişmiş ülkelerin genellikle sağlık gerekçesiyle koydukları tarımsal ürünler için uygulanan kontroller, dünyadaki tarımsal ürürn ticaretini önemli ölçüde engelliyor.

Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde tarımsal ürünlerin fiyatları yükseliyor, tüketimiş azalıyor, ve vergi gelirleriyle desteklenen ürünlerin ihracatı artıyor. Aynı zamanda, gelişmiş ülke tarım üreticilerinin dünya arz talep dengesine duyarsız hale getirilmiş oluyor. Böylelikle, gelişmiş ülkelerdeki yüksek fiyatlar, dünya piyasalarında düşük ve değişkenliği yüksek fiyatlara sebep oluyor. Bu durum fakir ülkeleri ve bu ülkelerin çiftçilerini olumsuz olarak etkiliyor.

Kısacası, zengin ülkelerin korumacılığı, fakir ülkelerin gelişmesini engelliyor. Bu olumsuzlukları gidermenin yolu tarım ürünleri piyasalarındaki devlet desteklerini ve müdahalelerini en aza indirmektir. Dünya Bankası’nın tahminlerine göre tarım sektöründe ticaret serbestisinin getirilmesi gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarını kalıcı olarak %0.5 artıracak. Bu 2015 yılına kadar 300 milyon insanın fakirlik sınırının üstüne çıkmasını sağlayacak. Böyle bir serbestleşmenin gelişmekte olan ülkelere ilk on yıl içinde $1.5 trilyon artı gelir sağlayabileceği hesaplanıyor. Benzer şekilde, gelişen dünya ticareti ve zenginleşen dünya vatandaşları sayesinde gelişmiş ülkelerin de $1.3 trilyon kazanacakları tahmin ediliyor. Bu kadar ciddi bir kazan-kazan potansiyelinin olduğu bir konumda liderlik göstererek tarımsal reformu başlatanlar geniş kitleler tarafından takdir ile anılacaktır.