Türkiye’nin dünyada en iyi tanınan yönetim danışmanlık şirketiYaşam kalitesi, yönetim kalitesi ile artar Globaly recognized Turkish management consulting firmImproving quality of management improves quality of life

Veri Merkezleri

Her geçen gün şirketler ve kurumların bilgi sistemlerine bağımlılıkları artıyor. Bırakın kurumsal bilgi sistemlerini, on yıl önce çoğumuzda bulunmayan cep telefonumuzun bir günlüğüne bozulması bile hayatımızı olumsuz etkiliyor. Birçok şirket finansal işlemlerini, satın almalarını, kaynak planlamalarını, tedarikçi ve müşteri ilişkilerini artık bilgi sistemleri üzerinden gerçekleştiriyor.

Peki, bu sistemlerin maliyetleri ve riskleri yeterince değerlendiriliyor mu? Örneğin, şirketlerin nakit ve çekleri için kullandıkları kasaların güvenliği patronların ve üst düzey yöneticilerin gözetimindeyken, bilgi sistemlerinin güvenilirliği sadece teknoloji uzmanlarında mı olmalı? Günümüzde şirketlerin belki de en önemli varlığı bilgileri olduğuna göre, bu bilgilerin güvenliği, acil durumlarda kullanılabilirliği, arşivlenebilirliği, yeni sistemlere geçişte kullanılabilirliği ve bunları sağlamanın maliyeti sadece teknoloji uzmanlarının değil, aynı zamanda üst yönetimin de gündeminde ön sıralarda olmalı.

Günümüzde kurumlar bilgilerini gerek maliyet, gerekse yönetimsel olarak kontrol edebilmek için veri merkezlerinden (data centers”) faydalanıyorlar. Bu veri merkezleri çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılıyor. Birinci basamak veri merkezleri kurumların verilerini ofis ortamından daha güvenli bir merkezden yönetme talebini karşılayan, özellikle bilgi sistemlerini enerji hatlarındaki güç değişkenliğinden, kesintilerden koruyan, iş saatleri dışında da soğutma sistemlerinin çalışır durumda olduğu ve uzun süreli elektrik kesintilerinden etkilenmemek için jeneratör bulunduran merkezlere deniyor. İkinci basamak olarak nitelendirilen veri merkezlerinde ise yedek güç ve soğutma üniteleri bulundurma zorunluluğu oluyor. Genellikle birinci veya ikinci basamak veri merkezleri yatırım maliyeti ve hızlı bir şekilde veri merkezine geçişi, uzun vadeli kullanım maliyeti ve 7/24 kullanılabilirliğe tercih edenler tarafından kullanılıyor.

Üçüncü basamak veri merkezlerinin en önemli özelliği sistemler çalışır haldeyken herhangi bir parçasının planlı bakımının ve yenilenmesinin yapılabilmesini sağlayacak yedeklemeye sahip olmasıdır. Dördüncü basamak veri merkezleri ise sadece planlı bakımı sağlayacak düzeyde değil, aynı zamanda sistemlerin herhangi bir parçasının bozulması durumunda dahi sistemlerin otomatik olarak alternatif çalışma yollarına sahip olabilecek düzeyde yedekleme ve altyapıya sahip olmasıdır. Genellikle KOBİ, her an hizmet verme zorunluluğu olmayan kurumlar veya alternatif veri merkezlerinden hizmeti sürdürebilme kapasitesi yaratmış olanlar I veya II basamak veri merkezleri ile yetinebilirken; bankalar farklı zaman dilimlerinde iş yapan uluslararası şirketler, 7/24 işlem yapabilme kapasitesine gereksinim duyan kurumlar III veya IV basamak veri merkezlerini tercih ediyorlar.

Veri merkezlerini maliyetlerini değerlendirirken sadece bilgi sistemlerinin maliyeti değil, aynı zamanda bu özelliklere sahip bir merkezin gerektirdiği yatırım ve işletme masrafları ile enerji maliyetleri de değerlendirilmelidir. Özellikle maximum güç ve enerji maliyetleri sadece gider olarak değil, aynı zamanda yatırımların boyutunu etkileyen unsurlar olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada gücün genellikle gerekli en üst düzey KW olarak değerlendirildiğini, enerjinin ise belli bir dönemdeki kullanımı ifade eden Kwh olarak ölçüldüğünü; maximum güç kavramının daha çok yaıtırım maliyetlerini, enerjinin ise masrafları etkilediğini belirtmek faydalı olur.

Veri merkezlerinin sadece yatırım gereksinimlerini ortaya koyan basamaklarla değerlendirilmemeli. Aynı zamanda veri merkezi işleticilerinin güvenlik, personel politikaları, çevre duyarlılığı, düzenli denetim görmesi, acil durum yedeklemesi ve bunu düzenli test ediyor olması gibi operasyonel boyutları da içerecek şekilde değerlendirilmelidir. Kullanıcıların istedikleri düzeyde bilgi güvenilirliği sağlamaları ancak hem yatırım, hem de operasyonel açıdan gerçekleştirilecek bir değerlendirme sonucunda gerçekleştirilebilinir.